Türkiye siyasi dizayn açısından yeni bir döneme girmiştir. Ülkemizin geleceği için bu süreci olması gerektiği şekilde idare etmek çok önemlidir. Olayları doğru tahlil etmek, politikacıları iyi belirlemek Türkiye’mizin bekası için şarttır.

***

Dünya üzerinde siyaset fikrinin temelleri atıldığı ilk günden bu yana, politikada şaibeli, menfaate ve çıkara dayalı işler, gaydırı gubbak düzenler yaşanmıştır. İnsanlar yüzlerini hep onları ısıtacağını düşündüğü kaynaklara

çevirmişlerdir.
 

Sırtlarını doğru olana yaslamak yerine, güçlü ve iktidarda olana dayamayı yeğ saymışlardır.Onları desteklemek adına çirkin ve dipsiz kuyularda çok bedeller ödemişlerdir.

***

Ama siyasetin bu kirli alışkanlıkları istisnasız her politikacıda bulunacak diye bir kaide de yok tabi ki!
 

Tıpkı Muhammet Balta’da olduğu gibi… Balta Trabzon siyasetinin temiz, dürüst, ismi hiçbir şaibeye karışmamış, aidiyet duygusunu sonuna kadar yaşayan, kadirşinaslıktan şaşmayan yüzüdür.
 

Muhammet Bey uzun yıllardır siyaset hengâmesinin içerisinde yoğrulmuş, bu süreç içerisinde İl Encümenliği, İl Genel Meclisi Başkanlığı, İl Başkanlığı yapmıştır. İl başkanıyken yaptığı başarılı çalışmalarla Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu’nu getirerek partisinin belediyeyi almasını sağlamıştır.
 

Şimdi de Bakan Yardımcılığı görevini ifa eden Balta, kesenin başında olmasına rağmen akçeli işlerin içerisinde olmamayı tercih etmiştir. Trabzon’da siyasetin ak yüzü olmuştur. Ama biz şehir olarak Muhammet Balta gibi temiz siyasetçilerin yeterince arkasında durmuyor, onları gerektiği gibi destekleyemiyoruz.
 

Tuhaf tuhaf, ipe sapa gelmez yakıştırmalarla onları yıpratmaya çalışıyoruz.

***
İnsanlar kendi beklentilerini değil, toplumun ihtiyaçlarını karşılayan ve çıkarlarını gözeten Muhammet Balta gibi kişilikleri siyasetin içerisinde çekim merkezi haline dönüştürmeli ve desteklemelidir. Çünkü ülkemizin şeffaflığı ilke edinen zihniyetlere ihtiyacı vardır.

***

Haftanın Nabzı Fenerbahçe!

Fenerbahçe Rize’den dönerken, Sürmene’de şoförün yaralanmasıyla sonuçlanan yakışıksız bir saldırıya uğradı. Geçmiş olsun!

Bu, belki Türkiye gündemini değiştirmek için, belki Trabzonspor’u yıpratmak ve küçük düşürmek için yapılmıştır. Belki provokatörlüktür. Belki de sadece fanatizmdir. Ama ne olursa olsun…
 

İster taşla, ister kurşunla, ister lafla hunharca insan canına kast edenler bunu “takım aşkı” kılıfına uydurmaya kalkarsa, bunun adı kalleşliktir! Bir insanın canını ve ona emanet edilen canları gözünü kırpmadan yok etmeye teşebbüs edenlerin, insanlıkla yakından uzaktan alakası yoktur.
 

Bu olay şehir adına da, spor adına da, insanlık adına da utanç verici bir durumdur... İki kulüp arasındaki geçmişe dönük olumsuzlukları mukayese ederek, “rövanş alma zihniyetsizliğine” kapılmaksa ayrı bir sapkınlıktır.

***

Yalova’nın Valisi!

Eskiden “Yalova Kaymakamı’nı kim öper?” diye bir tabir vardı. Yalova il olunca bu söz de haliyle kaymakamlardan valilere terfi etti!
 

TÜBİTAK ödüllü bir Matematik öğretmeninin sınıfına dalıp, öğrencilerinin önünde kendisini saçından, kıyafetinden ötürü olmadık hakaretlere maruz bırakırsanız, sonuç ortada: Adam olanı kahrından öldürürsünüz! Vali Bey (!), hızını alamamış, sınıftan bir hışımla çıkıp okul müdürüne “Siz burada eşekbaşı mısınız?” diye fırça kaymış. Şimdi sorarım size!


Bir öğretmenin ölümüyle anılan ve vilayetin mülkü amiri pozisyonuna atanmış bu zat, müdürü eşekbaşı ilan ettiği noktada, acaba kendisi ne olmuş oluyor?

***

Haftanın Notu: “Paşam vekil maaşlarını düzenleyeceğiz, ne kadar verelim?” diye sorulan Mustafa Kemal Atatürk “Öğretmen maaşlarını geçmesin” şeklinde cevap veriyor. Nereden nereyeeee?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.