Trabzon kamuoyunda günlerdir tartışma konusu olan Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı seçiminin, sonucu itibariyle tarihe geçeceği kesin.

Zira 4 aday yarıştık ve sandıktan listesi 89, kendisi 93 oy alarak en fazla oyla çıkan isim ben olmama rağmen başkan seçilemedim!

Nedeni ise, 9 kişilik yönetim kuruluna 4 isim benim listemden, 5 ismin de rakip listeden girmesi oldu.

Normal koşullarda böyle bir tablo oluşsa, elbette tartışılacak bir yönü yoktu.

Yönetim kurulundaki çoğunluk kendi arasında başkanı seçecek ve görev dağılımını yaparak yoluna devam edecekti.

Fakat bu tablo böyle oluşmadı.

Sandık sonucuna göre 9 kişilik yönetim kuruluna benim listemden 5 kişi, rakip listeden de 4 kişi seçildi.

Ancak benim listemden seçilen Nedim Mollaveisoğlu, sandık açılır açılmaz Divan Başkanlığı’na istifa dilekçesi sundu, daha doğrusu baskıyla istifa ettirildi!

Bu baskı meselesine daha sonra bir parantez açarız, şimdilik işin özünü anlatmaya devam edelim.

Mollaveisoğlu dilekçesinde; “Seçilmiş olduğumu öğrendiğim yönetim kurulu üyeliğinden istifa ediyorum” diyor.

Divan Başkanı İhsan Öksüz ağabeyimiz, bu istifayı ‘Seçimin henüz bitmediği’ gerekçesiyle kabul etti ve Mollaveisoğlu’nun yerine, benim yönetim kurulu asil üyelerimden daha fazla oy aldığı gerekçesiyle rakip listeden bir asil üyenin getirilmesine karar verdi.

Böylece yönetim kurulundaki çoğunluk rakibe geçmiş oldu!

Oysa görüştüğüm hukukçuların da ifadesiyle, seçildikten sonra istifa ettiği için, Mollaveisoğlu’nun yerine benim listemden en fazla oyu alan yedek üyenin getirilmesi gerekirdi.

Meslek büyüğümüz Öksüz’ün iyi niyetinden şüphem yok ve bunun bir usul hatası olduğuna inandığımı başından beri söyledim.

Netice olarak, yapılan uygulamanın doğru olup olmadığının tespiti için İl Dernekler Müdürlüğü’ne başvurdum.

Önümüzdeki günlerde hazırlanan raporu göreceğiz.

Koltuk sevdalısı olmadığımı ve meslektaşlarımın bana verdikleri oyun hakkını savunma mücadelesi verdiğimi, arkamızdan atıp tutanlar da görecek umarım.

Tabi gerçeği görmemek için gözlerini ısrarla kapamazlarsa…

Onları isim isim sayıp, vereceğim cevaplar var ancak sağduyulu davranmakta sonuna kadar direnip, gerilen camiamıza yeni tartışma başlıkları açmak istemiyorum.

Herkesin de aynı sorumluluk bilinciyle hareket etmesini temenni ediyorum.

***

Yukarıda anlattığım tablo ortadayken, tüzükten aldığı yetkiyi kullanıp 5’e 4 üstünlük avantajıyla kendisini TGC Başkanı seçtiren Yusuf Turgut’un, ‘Tüzüğe uygun olsa da vicdanların kabul etmeyeceği’ bir konumda bulunacağını kendisine ve arkadaşlarına söyledim.

Bugün basın camiasındaki tartışmanın özü budur.

Bu sonuç üzerinden kutuplaşmaya gidilmesini ve kişisel hesaplaşmalar yapılmasını doğru bulmadığımın bilinmesini isterim.

Camiamızdaki kaygı verici gerilimin de, aklın ve vicdanın egemen kılınarak çözüme kavuşturulacağına inanıyorum.

Bu konuda kimin ne kadar samimi olduğunu önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Kalın sağlıcakla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.