Bu memlekette;

Enflasyonun,

Petrol fiyatlarının,

Ve futbol takımlarının düştüğünü gördüm ama Trabzon Gazeteciler Cemiyeti (TGC) seçimlerinin böylesine ayaklar altına düştüğünü hiç görmedim.

Kimileri koltuğun genlerine ahkâm kesiyor,

Kimileri mikro milliyetçilikten dem vurup, ayak kaydırıyor.

Doğrusu çok komik!

Seçimdir.

Galip geleni olur.

Hüsrana uğrayanı olur.

Hayalleri suya düşeni olur.

Üstü çizileni olur.

Ama seçim günü özellikle oylar sayıldıktan sonra şak diye istifa edeni olmaz, olamaz!

Atay’ın listesinde yer alan Nedim Mollaveisoğlu işte tam da böyle yaptı.

Sandıktan en yüksek oyu alarak çıkan Atay’ın listesinden bir anda istifa etmesiyle(!) tüm dengeleri değiştirdi.

Doğrusu Mollaveisoğlu’na yakıştıramadım.

Saygınlığını büyük ölçüde zedeleyecek bir U dönüşüne imza attı.

Bir adamı arkadan hançerlemek tam da böyle olsa gerek.

Bu bir strateji değildir.

Bu düpedüz bir operasyondur.

Atay’ın ak saçlı olmaması,

Uyuyan hücreyi uyandırma arzusunda olması,

Ve Trabzonlu olmaması bu operasyona zemin hazırladı.

Nitekim Mollaveisoğlu’nu istifa ettiren irade de, şimdilik amacına ulaştı!

Atay, sandıkta kazandığı başkanlık koltuğunu, masada bırakmak zorunda kaldı.

Şimdi sorulması gereken soru şu;

Köşe yazılarında sandığa gömülen politikacılara, bir sonraki seçimlere hazırlanmaları konusunda yol haritaları döşeyen kişiler, neden TGC seçimlerinde kaybetmelerine rağmen, aynı yol haritasına kendileri uymadı?

Neden TGC’nin itibarına gölge düşmesine müsaade ettiler?

Şehir dışındaki delegelere uçak bileti almak için acentelerde kuyruğa girenler, sandık türbülansına girdiklerinde, neden ‘Kaybettik, etiklik açısından çekilmemiz gerek’ demediler, diyemediler?

Bu karmaşık ve nahoş manzaranın ortaya çıkmasına neden müsaade ettiler?

Sandıkta deviremedikleri Atay’ı, neden masada devirmek istediler?

İsterler tabi…

Her daim de isteyecekler…

Çünkü koltuk hırsı ve gücü, elinde tutma arzusu var.

Kaldı ki sandığa gömülmelerine rağmen, 2 ay başkanlık yapma gibi, ilginç hevesleri dahi var!

Mamafih muhterem;

Sonuç olarak gördük ki, Trabzon’a yön vermesi gereken kişiler, daha kendi yönlerinde yürüyemiyor.

Uzmanlaştıkları tek şey ayak oyunları…

Ee hal böyle olunca da, bana bu dönem Atay dışındaki TGC yönetimini tanımamak düşüyor.

Çünkü benim için sandıktan çıkamayan bir kişinin başkanlığı, yok hükmündendir.

Bilmem anlatabildim mi?

Eyvallah!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com