Efendim geçen şöyle yine gerekli gereksiz bir gün. Oturmuşum düşünüyorum. Daha doğrusu o kadar sıkılmışım ki düşünür gibi yaparak kendimi oyalamaya çalışıyormuşum. Neyse hal durum böyle olunca, canına yandığım durur mu hiç yaz dedi. Bizde yazdık. 

Malumunuzdur bizim memleketin ‘otobüste bile giderken kitap okuyorlar’ diye övdüğü bir aydınlanmış ülke özlemi vardır, batılıları kastederek. Bunun nedeni ile ilgili bir çok ipucusu kendinden hazır fikre sahibim ama nedendir hala bilinmez bu özlem, hiçbir zaman bunun için yapılması gerekeni yapma yoluna itmemiştir yurdum insanını. (Bu imgelemeye de ayrıca hayranımdır. Yurdum insanı. Yani diyor ki eh işte biz bu kadarız işte.) Bir insanı otobüste parkta bahçede kitap okumaya iten sebeplere şöyle bir çalım göz attığımda ve kendimden bildiğim kadarıyla okumak –azla yetinemeyen insanların savaşıdır.- Kendi akıl melekelerine güvenen bir insan her zaman azla yetinen insandır işte. Mesela geçenlerde çok çok dur bir daha söyleyeceğim çok kendini bilen bir şahsı muhteremle ayak üzeri ama eminim kendisinin başı aşağıdayken yaptığım bir sohbet sırasında, dudakları arasından şöyle talihsiz bir cümle virüs gibi çıkarak zaten kirli olan atmosfere karıştı;

’Kitaplarda anlatılan aşklar, kahramanlıklar olaylar gerçek değil ki hem gerçek hayatta ne işime yarayacak. Zaman değerli boşa harcamamak gerek.’ 

Sadece yüzüne baktım ve cehaleti karşısında boynumu bükmek zorunda kaldım. Konuşmak istedim ama okumanın önemini anlatmaya çalışan biri olarak şimdi burada içimden geçirdiğim soysuz cümlelerden bahsedemeyeceğim. Bunun yerine şöyle yapalım;

Dövme haram deriz. Kendi ismimizin vücudumuzun hangi uzvunda daha güzel duracağı konusunda kafa patlatmaktan asla kendimizi alamayız. Dövmeyi dayanamaz yaptırırız. Sonra tövbe eder rahata kavuşuruz. 
Kitaplara bakarız. Zaman kaybı der ellerimizi üzerlerinden çekeriz. Sonra, hiç olmayacak bir yerde bile kitap okuyan birini görünce hayranlıkla bakar çok geçmeden bizim ülke neden geri kalmış bu konularda diye iç çeker veryansın ederiz. 
Yani kıssadan hisse, tövbeli dövmelerimiz çok bizim… Kitap okuyanımız az bizim… 
Eh bizden de ancak bu kadarı çıkardı ama sonuçta biz kimiz? Yurdum insanı…

Algı yönetiminin canı cehenneme!

Saygılar …

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.