Trabzonspor olarak bir Fenerbahçe maçını daha geride bıraktık. Hafta içerisinde aklımda hep, “Fenerbahçe dağınık oynuyor. Arka blokta Durica ve Kucka gibi adamlarımız var zaten. Biraz ofansif kadro ile çıkarsak, maçı kazanırız” görüşü vardı. Ama ilk 11’ler açıklanınca ve Bero’yu Bongonda’’nın yerine sahada görünce biraz moralim bozulsa da “Burak Yılmaz var” diyerek maçı izlemeye başladım.

Trabzonspor pozisyon bulamadan taçtan gelen topta Kral’ın ince ayar ayak dokunuşu ile 1-0 öne geçti. Bundan sonra ileriye gitmek de zorlanmaya başladık. Buna bir de Burak’ın sakatlığı eklenince, “Eyvah dedik”

Herkes gibi benim görüşüm de “Burak’ın yerine Rodallega girer, ikinci yarının başında da Bongonda oyuna girer. Fenerbahçe üzerimize gelince hızlıca çıkar gol buluruz” düşüncesi varken, birden N’Doye oyuna girdi. Zaten ileriye top taşımakta güçlük çekiyorsun, Bero gidemiyor, Olcay gidemiyor N’Doye desen yürüyemiyor hangi akılla savunmaya döndü Ersun hoca anlamakta güçlük çektim. Burak’ın oyundan çıkmasıyla da Fenerbahçe savunması ileri daha rahat çıktı ve resmen oyunu kendi sahamızda oynamaya başladık. “Gol yemeden ilk yarıyı bitirmeliyiz” derken, Bizim savunmanın adeta “Ne güzel çalım atıyor” diye seyrettiği Alper ile beraberlik golünü yedik.

İkinci yarıda “Ersun hoca oyunu okumuştur. Bongonda girer, Bero çıkar” derken maçın ilerleyen dakikalarında oda ne Yusuf çıkıyor, Onazi giriyor. Bu dakikalardan sonra adeta beraberliğe oynarcasına Fenerbahçe’yi kalemizde savunmaya başladık. Olcay’ın bireysel şutu ve Volkan’ın da hatası ile yeniden öne geçerken, “Şimdi Fener saldıracak. İleride top tutmamız lazım. Hoca al şu Bongonda’yı oyunaaaa” diyerek çıldırmaya başladım.

Ve maç bu dakikalardan sonra bizim kalemizde oynanmaya devam etti. Golü de penaltıdan kalemizde gördük. Ersun hoca Bongonda hamlesini yaptı ama iş işten geçmişti. N’Doye mi? O’da o aralar aldığı topları olumsuz kullanmaya devam ediyordu. Maç da 2-2 beraberlikle biterken, 20 yıldır Kadıköy’de yenemediğimiz Fener’e yine beraberliği hediye ettik.

Ya Ersun hocam. Allah aşkına ne olurdu maça Bongonda ile başlasan, hadi onu geçtim Burak Yılmaz çıktıktan sonra ayağında top tutma ve topla oynama kabiliyeti daha yüksek olan Rodallega'yı alsan. Oyuna müdahalelerini daha erken ve doğru yapsaydın. Ne olurdu, Trabzonspor taraftarını bu hafta mutlu etseydin.

Bak hocam Trabzon’lu horonu da, futbolu da DİK OYNAmayı sever. Ama sen dün akşam sahada korkak davrandın. Ayakların titremese, galibiyete inansan, biraz saldırsan ve takımı DİKine OYNAtsaydın şimdi galibiyetimizi konuşuyor ve mutluluktan uyuyamıyorduk. Gerçi şimdi de üzüntüden uyuyamıyoruz….

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com