“Bir fındığın içini yâr sensiz yemem” diyen insanlar/kişiler olarak  “fındıklı günler” yaşıyoruz. Daldan toplanıp harmana serilen fındık ürünü yavaş-yavaş piyasaya sunuluyor. Kolay mı, bir yıl beklemek, sonra kavuşmak?

Ülkemizin Ege Bölgesi efeleri bir yıl boyu incirle, üzümle, zeytinle yatar-kalkar. Trakya’lının  ayçiçeği, Orta Anadolu’lunun  buğdayla, hububatla,  Akdeniz’linin  pamuk, narenciye, Doğu’lunun hayvancılıkla yüzü güler.  Hepsi de işler yolunda gitsin ister. Ürün para etsin, cepler para görsün, yüzlere gülücükler gelsin umuduyla hasat sezonu beklenir.

Fındık da, incir, üzüm de, pamuk da, hububat da, narenciye de;  diğer ürünler de üreticisinin umududur. Düğünüdür, eğlencesidir…  Yaşam bağıdır. Kısacası ürün,  yaşamın kendisidir üretici için…

Fındık bir başka önemli üründür ülkemiz ekonomisi ve insanımız için… Bu gerçeği herkes biliyor. Bilindiği için de fındık üretimini artırma konusunda Trabzon Ticaret Borsası’nca son yıllarda çalışmalar yapılıyor. Üretici;  üretim, bakım, harmanlama ve diğer konularda bilgilendiriliyor. En önemlisi de yaşlanmış fındık bahçelerinin sökülüp yenilenmesi için çok yararlı bir projeyi de birkaç yıldır başarılı şekilde uyguluyor. Kısacası,  fındık bahçeleri yenilenirken kalitenin de artması amaçlanıyor. Tabii ki gelişmeler/çalışmalar sonunda fındıkta kalite/randıman artarken üretici de beklentilerine yanıt bulacak…

Gelecek yıllarda fındıkta beklenen rekoltenin, ürün kalitesini/randımanın artmasıyla elbette güzel gelişmeler olur.  Ulusal ekonomi bundan payını alır, üreticiler de…

Ama acaba bu beklenti/umut gerçekleşecek mi?

                                                             X    x   x

Ülkemiz nüfusunda 1960 yılından bu yana yaşanmakta olan “iç göçmenlik olayı”nın  giderek hız  kazandığını görüyor/yaşıyoruz.  Bir de kırsal kesimdeki üretici TOKİ’nin kent merkezlerine yaptığı apartman dairelerine çağrılıyor.

                Böylece köyler boşalıyor.

Bir başka olumsuzluk da fındık üreticine yapılan teşvik ödemeleri… Ürün miktarı üzerinden değil,  fındık alanı yüzölçümü üzerinden yapılan “teşvik ödemeleri”nin ne denli isabetli bir uygulama olduğu tartışılmalı. Bu uygulamada fındık üretici olup hiç üretmeyen de teşvik aldığını yaşadık.

Gelecekte Karadeniz köylerinde nüfus kalmayacak…  Bunu bir kenara yazınız. İnsan,  refahı/mutluluğu arar yaşamı boyunca…  Bölgenin yıllar üzerinden köy-kent nüfusu karşılaştırmalarını yapınız gerçeği göreceksiniz. Köyler boşaldı, boşalmaya devam ediyor. O nedenle tarımsal alanda yapılan teşvikler belli bir zaman için sonuç verecek ama;  “gelecek bir büyük soru”  önümüzde…

Trabzon Ticaret Borsası’nın yeni-yeni fındık bahçeleri kurulması/tesis esilmesi konusundaki  teşvik çalışmaları somut bir şekilde görülür oldu. Bu alkışlanacak bir gelişmedir hem ürün, hem de nüfusu  -biraz olsun-  köyde tutma açısından. Ancak bu tek kanatlı uçmaya benzer. TTB’nin  uygulamasının,  - üretici nüfusun köyde tutulması- açısından özendirici sosyal politikalarla  hükümetçe desteklenmesi gerekir. Eğitimde yapılan “taşıma suyla değirmen döndürme” olayı gibi değil; nüfusun üretkenliğini artıracak, hareketliliğini durduracak sosyal politikaları geliştirmek gerekir. Özellikle de dağınık yaşam biçimini tercih eden Doğu Karadeniz Bölgesi köylüleri/üreticileri için…

                                                     X     x     x

Trabzon Ticaret Borsası yönetimini yayımladığı “BORSA HABER” Dergisi için kutluyorum. Kaliteli, içerikli, 88 yaşındaki Borsamıza yakışır bir dergi… Ancak, her güzelin olduğu gibi tasarım hataları var. Bir de aynı dergiyi Trabzon’daki matbaalarımız da basabilirdi.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.