Trabzon…

Hem jeopolitik konumundan doğan stratejik pozisyonundan hem de tarihi zenginliğinden ve çok eskiye dayanan köklerinden ötürü Türkiye’nin küçük ama çok önemli bir şehridir.
 

Trabzon’un demografik ve ekonomik boyutu göz önüne alındığında, şehir Türkiye sıralamasında çok önlerde olmamasına rağmen, popüler bir deyimle “Trabzon bu ülkenin dinamiği, çimentosudur.”


Türkiye’nin üçlü sacayağından biridir. İstanbul’u ayrı tutalım, o bir dünya mozaiğidir. Ankara’ysa başkentimizdir, yönetildiğimiz yerdir. Ağırdır! Geriye Trabzon kalıyor! Bakmayın siz öyle küçük görünmesine, Trabzon’da minicik bir dalga oluşsa, Türkiye’nin güneyinde tsunamiler yaşanır, batısı ısınır, doğusu üşür. Anlayacağınız Trabzon’da olan işler, Türkiye’de tam bir kelebek etkisi yaratır.


 

Trabzon’u yönetmek öyle her babayiğidin

harcı değildir. Bilgi ister, birikim ister, donanım ister, tecrübe ister, derinlik ister, stratejik bilgelik ister… Öyle “Biz yaptık, olur!” mantığı Trabzon’da işlemez, Trabzon’u idare etmek yürek ister.


Trabzon zor bir şehirdir. Kimi zaman planlı, projeli olaylar devreye girer. Haliyle “Emniyet”e bu durumda büyük iş düşer. Her an tetikte beklenmesi gerekir. Emniyet bazen bir türlü sonuca ulaşamaz. Çözülemeyen, içinden çıkılamayan bütün meseleler de en üst birime, Vali’ye fatura edilir. Vali Abdil Celil Öz, Trabzon’da göreve ilk başladığında Trabzon ve Türkiye gündemini oldukça meşgul eden talihsiz bir hadise yaşanmıştı.
 

Fenerbahçe maçı öncesi alınan güvenlik tedbirlerine ek olarak sniperların çevre evlerin çatılarına yerleştirilmesi kamuoyunun tepkisine neden olmuştu. Bugünlerde de yine sahnede Fenerbahçe otobüsüne Sürmene’de gerçekleştirilen alçakça saldırı ve Vali Öz’ün olayın ardından yaptığı açıklamalar var.


Vali Öz, ilk olarak olayda silah değil taş kullanıldığını belirtmişti. Daha sonra ise, şüpheli olarak gözaltına alınan iki şahsın büyük ölçüde saldırının failleri olduğunu beyan etmişti. İlerleyen günler, Vali Öz’ün her iki durumda da yanlış bilgilendirildiğini ortaya koydu. Taşla, kurşunu ayırt edemeyen Emniyet, criminal incelemenin ardından ancak doğru sonuca varabilmişti.


Demek ki Trabzon Emniyet’i olayları doğru bir şekilde analiz edemiyor, bulguları işleyemiyor, yetersiz kalıyor ve Vali’ye eksik veri sunuyor. Ortaya da yanlış bir enformasyon çıkıyor. Sonuç olarak ihale sözün ağzından çıktığı Vali Öz’e kalıyor. Dolayısıyla kamuoyu olayla ilgili haklı tepkisini yanlış kişiye veriyor.

Sosyal medyadan Vali’ye insafsızca, vicdansızca bir karalama kampanyası yürütülüyor.


Şimdi sorarım size:

Acaba asıl eleştirilmesi gereken doğru bilgilendirme yapmayan Emniyet mi? Yoksa Emniyet’e güvenerek kendisine sunulan raporu halkla paylaşan Vali Öz mü?


Aylar öncesinde Trabzonspor Kulübünün Genel Sekreteri Cerrah Köksal Güney şehrin göbeğinde hunharca bir saldırıya maruz kalmıştı. Aynı Emniyet, hala bu olayı çözememişse, derinliği göz önünde bulundurulduğunda Fenerbahçe mevzusunu nasıl aydınlatacak? Öyle bir kabiliyetlerinin olmadığını kendileri de kavramış olacak ki, bu komplike olayı çözmek için Ankara’dan görevli bir ekip Trabzon’a gönderildi.


İnanın bu olayda Vali Öz’ü suçlamak, yermek, yıpratmak, işin en kolay tarafı! Olayda zanlı ilan edilen iki genci de toplumun önüne atarak, masumiyet karinesinin göz ardı edilmesi, tamamen Trabzon Emniyeti’nin aymazlığıdır. Acaba onların ve ailelerinin kırılan onurlarının ve alınan günahlarının hesabını ve faturasını kim ödeyecek?

Bakıp göreceğiz!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.