01 Aralık 2012 Cumartesi 12:41
3 Temmuz'dan Bu Tarafa Kim Ne Dedi? Kim Ne Yaptı?

 

 

 

Şike sürecinde ne demeçler verilmiş ve ne şekilde oyalanmış insanlar,okurken yorulduk,sizde yorulacaksınız belki de yarıda bırakacaksınız. Ancak futbola gönül vermiş insanların kağıda döküp ömür boyu saklamsı gereken bir döküman olduğuna inandığımız için sizinle paylaşmak istedim.Araştırmayı biz yapmadık Galatasaray taraftar sitesi olan Alisamiyensokak.com dan alıntı yaptık,Tek cümlesine dokunmadan yanlışıyla doğrusuyla şike döneminde kim ne yapmış? Kim ne söylemiş ? Gerisini sizin takdirinize bırakıyoruz...Okan ÇITLAK

 

3 Temmuz 2011. Futbolda şike iddialarına yönelik İstanbul’da düzenlenen operasyonlar çerçevesinde, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu futbolcu, menajer, yönetici ve teknik direktörler gözaltına alındı. (1)

6 Temmuz 2011. Şike soruşturması kapsamında gözaltına alınan 61 kişiden 22’si, emniyetteki sorgularının tamamlanmasının ardından dün adliyeye sevk edildi. Bu kişilerden 4′ü serbest bırakılırken, 18′i ise tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk edildi. Yaklaşık 6 saat süren mahkeme sorgularının ardından, 7 kişi hakkında tutuklama kararı çıkarken 11 kişi ise serbest bırakıldı. (2)

Medya gözaltına alınanların aleyhine ve lehine “yalan haber” üretme işine hızlı girdi. “Emenike’nin para sayma görüntüsü var” en meşhur yalandı. Emenike’nin para sayma görüntüsü olmadığını 70 milyon öğrendi lakin halen “FB 19 maçta şike yaptı dediler hani nerede” yalanını söyleyenler var. İleride kimler olduğunu göreceksiniz. Bank Asya ve Süper Ligde 19 maçta şike yapıldı açıklama linkini ekleyelim. (3)

6 Temmuz 2011. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan: “Fenerbahçe’nin kongre üyesiyim. Sorun sadece Fenerbahçe ile ilgili değil. Nerede bir suistimal varsa onun üzerine gidilmesi lazım. Yargı belgelerle bilgilerle çalışmalar yaptığını söylüyor. Süratle bir neticeye varmak suretiyle uluslararası camiada lekelenmeyelim. Biz de duygusal olarak değil olması gereken şeklinde bakmalıyız.” (4)

Uluslararası camiada lekelenmeyelim diyen Başbakana ve kamuoyuna 30 Nisan 2012 tarihinde TFF’nin yaptığı 58. Madde değişikliği ve şike kararları ile ilgili Avrupa basınının attığı başlıkları hatırlatacağız.

6 Temmuz 2011. Mehmet Ali Aydınlar, “Savcılık F.Bahçe’nin takibe aldığımız son 5 maçının sonuçlarını önceden biliyorduk. Uzun süredir bu işin peşindeyiz. Delillerimiz oldukça sağlam. Gözaltına aldığımız kişilerin önüne belgeleri koyuyoruz, kimse inkar edemiyor. Şu an belge veremeyeceklerini de belirtti. “Durum çok vahim gözüküyor. Bu kadarını beklemiyordum” dediği öğrenildi. (5)

MAA “durum vahim” dediği iddiasını 25 Ağustos 2011 günü kendisi onaylayacak.

7 Temmuz 2011. Şike soruşturması kapsamında mahkemeye sevk edilen 20 kişiden 15’i tutuklandı, 5 kişi serbest bırakıldı. Tutuklanan 15 kişi arasında Fenerbahçe Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu, Fenerbahçeli Yönetici İlhan Ekşioğlu, Sivasspor Başkanı Mecnun Odyakmaz, Eskişehirspor Teknik Direktörü Bülent Uygun ve eski futbolcu Cemil Turan da bulunuyor. (6)

10 Temmuz 2011. Savcılık sorgusunun ardından tutuklanması istemiyle 2 gün önce mahkemeye sevk edilen ancak rahatsızlığı nedeniyle iki kez hastaneye sevk edilen Aziz Yıldırım, yaklaşık 4 saatlik ifadesinin ardından nöbetçi 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tutuklandı. (7)

Gözaltına alınan ve tutuklanan insanların temel haklarını yoksayan, rencide edici haberler sunuldu. Aziz Yıldırım’ın tutuklanma sonrası çekilen fotoğraflarının gazetelerde gösterilmesi gibi… Soruşturmanın gizliliği devam ederken bir çok “tape”nin etrafa saçılması gibi. Karşı hamle olarak inanılmaz sayıda “komplo teorileri” ve düşman” tarifleri başladı. Ekmeğe ve suya ihtiyaç duyar gibi komplo teorilerine, düşmanlara ihtiyaç duyulan memleketimde, “FB Barcelona’nın seviyesine geldiği için oluyor bunlar” diyenler bile oldu.

11 Temmuz 2011. Kulüpler Birliği Vakfı adına Gençlerbirliği Kulübü Başkanı İlhan Cavcav, bütün kulüplerin temsilcilerinin de hazır bulunduğu sırada yaptığı açıklamada, bugün TFF’nin davetiyle toplantı yaptıklarını kaydederek, ”Kulüplerin başkanları olarak tek ses, tek yürek durumundayız. Birlik ve beraberlik içinde en ufak çatlak ses bulunmamakta, herkes ortak mutabakat ve yüzde yüz beraberlik içindedir” dedi. (8)

11 Temmuz 2011. Aydınlar, “Kulüp başkanları ile biraraya geldik. Bu konuda tüm kamuoyunun soğukkanlılıkla ve sağduyuyla hareket etmesini bekliyoruz. TFF’nin elinde her hangi bir delil ve belge bulunmamaktadır. Bu nedenle herhangi bir işlem başlatılamamaktadır” dedi. Bu konudaki Cumhuriyet Başsavcılığının disiplin soruşturmasının sonucunu bekleyeceklerini dile getiren Mehmet Ali Aydınlar, “Cumhuriyet savcılığının iddianamesi mahkemece kabul edilmesinden sonra değerlendirmeye başlanacaktır ifadelerini kullandı. Ligin planlandığı gibi 5 Ağustos’ta başlayacağını vurgulayan Aydınlar, “Süper Kupa finali de daha önce takvimde olduğu gibi 31 Temmuz’da Beşiktaş ile Fenerbahçe arasında oynanacaktır” dedi. (9)

Süper Kupa finali 31 Temmuz’da oynanacaktır. Oynanacaktır. Oynanacak. Oyna. Oyuncak.

12 Temmuz 2011. Futbol Federasyonu başkanı Mehmet Ali Aydınlar dün gece Kanaltürk’te yayınlanan Telegol programına telefonla katıldı. Bu işlere karışanları ömür boyu futboldan men etme hakkımız var. Biz de en ağır cezaları vereceğiz. Ama kişisel görüşüm kurumlarla kişileri karıştırmamak gerektiği yönünde. Bir kişi çıkıp rakip takımın oyuncusu ile anlaşma yaparsa bundan tüm kulübü sorumlu tutmak sizce ne kadar doğru? Kişisel görüşüm, kurumları kişilerden ayırt etmek lazım. Ama tabii ki statülerin ve yasaların dışına çıkmamız mümkün değil. Bir şekilde yasalara uygun karar almamız lazım. (10)

Şike cezalarına istinaden “kişi ve kurum ayırmak fikri” ilk defa telaffuz edildi. Daha kimler kimler önerecek kişi ve kurum ayırmayı! Hepsini okuyacaksınız.

12 Temmuz 2011. Ünal Aysal, “Türk futbolunun içine düştüğü bu karanlıktan bir an önce çıkarılması için tüm mercilerin, gerekirse liglerin bir süre ertelenmesi kararı dahil, üzerlerine düşen tüm görevleri zaman kaybetmeden yerine getireceklerine ve kararın verilmesi için gerekli bilgi ve delillerin Federasyon’umuza ivedilikle iletilerek sürecin hızlandırılacağına inanıyoruz.”(11)

12 Temmuz 2011. TFF: “Galatasaray Kulübü’nün, başkan Ünal Aysal imzası ile yaptığı açıklama, açık söylemek gerekirse bizi şaşırttı ve üzdü. Çok değil, sadece 24 saat önce yapılan TFF-Kulüpler Birliği toplantısına katılan Galatasaray 2. Başkanı Ali Dürüst, o toplantıdaki görüşleri benimsemiş ve TFF’nin alacağı her kararı destekleyeceğini belirtmiştir. Galatasaray Kulübü’nü ve açıklamada imzası olan Sayın Başkan’ı, bu konuda sağduyulu davranmaya davet ediyor, benzeri açıklamaların devam etmesi halinde ise Futbol Disiplin Talimatı’nın ilgili hükümlerinin işletileceğini hatırlatıyoruz.” (12)

Ali Dürüst ve Ünal Aysal’ın birbirinden farklı söylemleri çelişkiydi. İşin ilginç yanı, 11 Temmuz’da Kulüpler Birliğinin yaptığı açıklamanın altında yatan niyeti 2 gün sonra okuyun İlhan Cavcav anlatacak. Aydınlar’ın Telegol programına çıkıp, “bence kişi ve kurum karıştırılmamalı” açıklaması da cabası.

12 Temmuz 2011. Fenerbahçe Kulubü Türkiye Futbol Federasyonu’na aldığı karar için teşekkür etti. (13)

13 Temmuz 2011. Suat Kılıç CNN Türk televizyonuna konuk olan Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, savcılığın elinde önemli deliller olduğunu söyledi. Şike soruşturmasının yargıya intikal ettiğini bu nedenle konuşmanın doğru olmadığını söyleyen Kılıç, “Konu çok kritik. Bu hukuk problemi. Benim bu konuda konuşmam doğru değil. Federasyon’un, dünyadaki uygulamalarına bakarak ve yetkilerinide kullanarak en uygun şekilde değerlendirme yapmasını arzu ediyoruz “Talimatlar verme yetkimiz yok. Fakat Federasyon’la ortak çözüm bulma olabilir” diye konuştu. (14)

Hiç konuşmayacak ilerleyen günlerde, aylarda! Ve o meşhur söz “özerk futbol” kaç kere dillendirilecek say say bitmeyecek.

13 Temmuz 2011. Fenerbahçe Spor Kulübü Ünal Aysal imzasıyla yayınlanan açıklama için: “Her anlamda derin bir hayal kırıklığına ve ‘güven bunalımına’ neden olmuştur. 2.Başkanını ve temsil ettiği değerleri görmezden gelecek bir fikir karmaşasına düşen Galatasaray’ın, bu ve bundan sonraki görüşlerinin ciddiyeti Türk Spor Kamuoyu nezdinde daima büyük bir soru işareti olacaktır.” Açıklaması yaptı. (15)

Ama sizde şunu şunu yapmıştınız yaaaa… demeyeceğiz elbette.

13 Temmuz 2011. Spor ve Hukuk Enstitüsü TFF’nin açıklamasına dair yazılı bir bildiri yayınladı. TFF; “Elimize ulaşmış bir delil yoktur. Biz kararımızı iddianame hazırlanıp mahkemece kabule edildikten sonra karar vereceğiz” diyerek bir teslimiyet içerisine girmiştir. Ancak bu teslimiyet ifade edilirken, evrensel şekilde benimsenmiş olan, “Dünyada iki hukuk düzeni vardır, biri Devletlerin hukuk düzeni, diğeri sporun hukuk düzenidir” tanımlaması göz ardı edilmiştir. TFF’nin delillere ulaşma talebi, bir lütuf değil, Anayasa’nın 59. maddesi ile sahip olduğu yargılama yetkisinin engellenmemesi, geciktirilememesidir. Bu bakımdan TFF’yi, hakkını elde etmek için gerekli resmi girişimlerde bulunmaya davet ediyoruz.(16)

Spor hukuku ile devletlerin hukuk düzeninin ayrı olduğu doğrudur. İlerleyen zamanlarda üçe ayrılacak ve yanlarına kardeş olarak “ ben yaptım oldu hukuku” gelecek.

14 Temmuz 2011. Radyopsor’da Aydın Cingöz ile Haber Aktif Programına katılan Cavcav, Şike Soruşturması kapsamında TFF ile kulüplerin yaptığı toplantıda “Kulüpler düşürülmesin diye TFF’ye önerimiz sunduk” dedi. Büyük kulüpler olmasa biz olmayız ama büyük takımlarda büyüklüğünü göstermeli. Ünal Aysal’ı şiddetle kınıyorum. Türkiye Futbol Federasyonu’na ne öneri götürdünüz sorusuna, “Biz kulüpler olarak TFF’ye dedik ki kurumlar ayrı kulüpler ayrı. Şahsi işler kulüpleri bağlamaz, soruşturmada adı geçen kulüplerin düşürülmesine şiddetle karşı durduk. Eğer küme düşürme olursa Türk futbolu uçuruma gider” şeklinde yanıt verdi. (17)

Aydınlar’ın, “bence kişi ve kurum karıştırılmamalı lafından sonra Cavcav ve Kulüpler Birliği eliyle “Kişi ve kurum ayrılsın” önerisi ısınmaya başladı. Kişilerin yaptığı kulübü bağlamaz dile geldi. Küme düşme olursa Türk futbolu batar, düşme olmasın yavaştan fısıldandı. Suçluların telaşına düşmek böyle olsa gerek. Neymiş? Tekrar okuyalım “Kulüpler düşürülmesin diye TFF’ye önerimiz sunduk.” Ahlaka ne oldu? Suç varsa cezalandırılsın, para herşey demek değildir diyemediler. Aksine aman düşme olmasın futbol batar dediler.

14 Temmuz 2011. Şike soruşturması kapsamında gözaltına alınan Beşiktaş yöneticisi Serdal Adalı ile teknik direktör Tayfur Havutçu dün gece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Adalı ve Havutçu’nun yanısıra kulübün güvenlik yetkililerinden Ahmet Ateş ile İBB Spor futbolcularından İbrahim Akın ve İskender Alın da tutuklandı. (18)

14 Temuz 2011. CAS’ın Türk avukatlarından Kısmet Erkiner, tarihi bir uyarı yaptı. Erkiner “Eğer Fenerbahçe’nin şike yaptığı, Şampiyonlar Ligi sürecinde ortaya çıkarsa, men edilir. Ancak bu süreçte, oynadığı bütün Avrupa takımları Fenerbahçe’den tazminat isteyebilir. Birçok dava açılabilir. Yayın hakları, tribün geliri ve sponsorluk geliri gibi birçok kalemde Fenerbahçe’nin elediği takım tarihi tazminatlar isteyebilir” dedi. Erkiner şöyle devam etti: “Federasyonun elinde bir kanıt olmasına rağmen ceza uygulamıyorsa, bu durum da UEFA’nın yaptırımları ağır olur. Milli takım üzerinden de cezalar verme hakkı vardır. Ancak UEFA’nın önceliği, ülke federasyonlarına güvenmek ve onların verdiği cezalar üzerinden hareket etmektir. (19)

“Şikenin sahaya yansıyıp yansımadığını belirleyen “şikeölçer” aletinin henüz icat edilmediği zamanlar! Şike belirlenirse ve Avrupa’da maçlar yapılırsa neler olacağını anlatıyor. Son 5 yılda herhangi bir şikeye bulaşmadım, temizim kağıdı veriliyor UEFA’ya Avrupa maçları başlamadan önce, bunu da not edelim, hatırlatacağız.

29 Temmuz 2011. Recep Tayyip Erdoğan: “Bu süreci, arınma temizlenme süreci olarak görüyorum. Yasal düzenlemeyle önleri çok açık. Artık kimsenin takımı yok. Bu federasyon yönetiminde herkes takımsız. Bir Fenerbahçeli Başbakan olarak Fenerbahçelilik yapamam.” (20)

Herkes takımsız! Siyasetçiler en tarafsız ve herkesi kucaklayan! Yorumsuz bırakalım. Zaman herşeyin ilacı demişler.

15 Ağustos 2011. TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar Yönetim Kurulu kararını açıklayarak, ”Federasyonumuzca yapılacak disiplin yargılamasının hukuka uygun ve adil bir biçimde gerçekleştirilebilmesi için, gizlilik kararının kaldırılması şarttır” dedi. TFF Yönetim Kurulu, ”yaptığı toplantıda gizlilik kararı nedeniyle soruşturmanın adil olarak gerçekleşmeyeceği düşüncesiyle nihai karar almak için oluşacak savcılık iddianamesinin beklenmesini” kararlaştırdı. TFF Yönetim Kurulu, şike iddialarına yönelik soruşturmayla ilgili olarak tutuklu bulunan 17, tutuklu olmayan 35 kişiyi Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na sevk etti. Mehmet Ali Aydınlar, Futbol Disiplin Talimatı’nın 55′inci maddesinin değiştirilmesinin düşünülüp düşünülmediği konusunda ise ”Şu anda talimatta değişiklik planlamıyoruz. Yapılacak değişiklik zaten yanlış algılanmaya neden olacaktır. Amacından saptırılması gibi sonuç doğuracaktır. Şu an çalışma söz konusu değil” ifadelerini kullandı. Alınan kararlar sonrasında kulüplerin Avrupa kupalarına katılma durumlarına yönelik soruya da Aydınlar, ”Kendilerini şüpheli olarak gören kulüpler katılmayabilir” karşılığını verdi. (21)

Gizlilik kaldırılmadan, soruşturma belgelerine ulaşmadan ve sonrasında savunmalar alınmadan yargılama yapılması zor elbette. Özerk bir kurum olarak anayasal haklarınızı kullanmayı görmezden gelmek nasıl bir şey peki? 55. Madde’nin adı daha sonra 58. Madde olacak. Aydınlar’a; 55. Madde de değişiklik yok ama bence kişilerle kurum ayrı tutulmalı nasıl bir çelişkidir diye sormak lazım. Ve ilerleyen günlerde Aydınlar’ın, “ UEFA’ya gidip, takımları düşürmek istemiyoruz dedik” açıklamasını okuyacaksınız.

17 Ağustos 2011. UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik, TFF’yi hem eleştirdi hem de önümüzdeki sürecin kritik olacağına dikkat çekti. “Ortada bir karar görmedim” diyen Erzik, “Çünkü ortada bir karar yok. Yapılan açıklama bir karar değil, erteleme. Daha kararı göreceğiz. Ama bu noktada içeriyi ve dışarıyı da görmeliyiz” dedi. Erzik, UEFA’nın dosyayı yakından takip ettiğine dikkat çekerek, “Sonuçta UEFA kararını verir, düşüncesini söyler. Burada benim için önemli olan kritik tarih Monaco’da Şampiyonlar Ligi kura çekiminin yapılacağı 25 Ağustos’tur” ifadelerini kullandı. CAS Hakimi Kısmet Erkiner, Avrupa kupası maçları oynanırken şikenin belirlenmesi halinde “anında kupadan ihraç ederler. Tabi bu durumda elemiş olduğu takımlara da bir hak talebi doğar. Maddi kayıplarının tazmini söz konusu olur. Bir takım şike yapmışsa o ana kadar elediği takımlara tazminat hakkı doğar. Bu yüzden de Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar kulüplere kendilerine güveniyorlarsa bu sorumluluğu kendilerinin alması gerektiğini söyleyip riskin büyüklüğünü gösterdi” dedi. (22)

Avrupa maçları oynanırken şike tespit edilirse ne sonuçlar ortaya çıkar sorusunun cevabını veren Kısmet Erkiner’e ileride soracaklarımız olacak.

20 Ağustos 2011. TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar’ın, Fenerbahçe’yi küme düşüren başkan olarak tarihe geçmek istemediği belirtiliyor. Soruşturmanın seyrine göre istifa kararı alacağı iddiası, futbolun ‘etkili kulislerinde’ yankılanıyor. Bugün gazetesinin haberine göre, Aydınlar’ın Fenerbahçe için küme düşme cezası vermektense TFF Başkanlığı’ndan istifa etmesinin gündemde olduğu da yine iddialar arasında. (23)

Belirtilen şeyin zamanla gerçeğe dönüşmesi paha biçilemez. Şubat 2012’de 32. Gün programında, “FB’yi düşüren başkan olmak istemedim” diyecek, bekleyelim.

25 Ağustos 2011. “Teke Tek” programında Fatih Altaylı’nın sorularını yanıtlayan başkan Aydınlar, UEFA’nın kendilerine bir yazı gönderdiğini ifade ederek, Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’nden men etmemeleri halinde 8 yıl ceza verileceğinin vurgulandığını söyledi. Aydınlar, UEFA’nın kendilerine, “En ufak şüphede bile Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’ne alamayacaklarını” bildirdiğini söyledi. Aydınlar, UEFA’nın Fenerbahçe’nin aklanması halinde tazminat ödemeyi göze aldığını da kaydederek, “Bize, eğer Fenerbahçe aklanırsa, biz tazminat öderiz’ dediler” ifadesini kullandı. Kendilerine söylenilen cezanın 8 yıl olması nedeniyle bu kararı almak zorunda kaldıklarını anlatan Aydınlar, “Biz burada Türkiye’yi riske edemezdik” dedi. Aydınlar, soruşturma savcısıyla ilk görüşmelerinin ardından “Durum vahim” dediğinin ve bunun eleştirildiğinin hatırlatılması üzerine, “Durum hala vahim değil mi? Bu kadar kişinin tutuklu yargılanması durumun vahim olduğunu açıkça gösteriyor” diye konuştu. Aydınlar, yayıncı kuruluşu da düşünmek zorunda olduklarını anlatarak, “Ligin en büyük sponsoru, iş ortağımız. Onlar da 143 milyon dolar zararlarının olacağından bahsediyorlar. Biz bu sene play-off’u deneyeceğiz.” dedi. (24)

25 Ağustos 2011 günü bizzat Aydınlar, “FB’yi Şampiyonlar Ligine TFF’nin göndermediğini” söyledi. Bunun niçin altını çizdiğimizi 31 Ocak – 4 Şubat 2012′ye geldiğimizde göreceksiniz. Yayıncı kuruluş için play-off eklendiğini okuyunca aklımıza dekoder ile poz verip, “dekoder alın” diyen yöneticiler geldi. Birde, “bizim paramız çok, biz olmasak futbol batar” diyen taraftar kitlesi ile Cavcav!

Kaynaklar:

(1) http://www.ntvspor.net/haber/spor-toto-super-lig/43518/futbolda-deprem-ulke-capinda-sike-operasyonu
(2) http://www.ntvmsnbc.com/id/25229400/
(3) http://www.ntvmsnbc.com/id/25229968/
(4) http://www.sabah.com.tr/Spor/Futbol/2011/07/06/basbakandan-sike-sorusturmasi-aciklamasi
(5) http://www.aksam.com.tr/son-5-macin-sonucunu-oynanmadan-biliyorduk–52722h.html
(6) http://haber.gazetevatan.com/sikede-15-tutuklama/387357/1/Haber#.UI559Ya3r3U
(7) http://spor.milliyet.com.tr/aziz-yildirim-tutuklandi/spor/spordetay/10.07.2011/1412626/default.htm
(8) http://spor.bugun.com.tr/spor-haber/162159-kulupler-birligi-nden-aciklama-haberi.aspx
(9) http://spor.mynet.com/haber/tff-kararini-verdi/38067
(10) http://haber.gazetevatan.com/isin-icinde-iki-buyuk-kulup-de-var/388144/5/Haber#.UI25PYa3r3U
(11) http://www.galatasaray.org/kulup/haber/10590.php
(12) http://www.dha.com.tr/aysala-tffden-kinama_184684.html
(13) http://spor.milliyet.com.tr/fenerbahce-den-tff-ye-tesekkur-aciklamasi/spor/spordetay/12.07.2011/1413277/default.htm
(14) http://www.internethaber.com/sike-sorusturmasinda-ciddi-deliller-var-359275h.htm#ixzz2B5szUBoW
(15) http://spor.mynet.com/haber/fenerbahceden-aysala/38103
(16) http://www.sporhukuku.org.tr/dosyalar/basin-aciklamasi.pdf
(17) http://spor.milliyet.com.tr/cavcav-kimse-kume-dusurulmesin-dedik-/spor/spordetay/13.07.2011/1413843/default.htm
(18) http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2011/07/110714_turkey_matchfixingarrests.shtml
(19) http://spor.bugun.com.tr/federasyon-fenerbahce-yi-yakti-162462-haberi.aspx
(20) http://www.sonsayfa.com/Haberler/Siyaset/Fenerli-Erdoganin-sike-yorumu-199064.html
(21) http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=269400
(22) http://www.sabah.com.tr/Spor/Futbol/2011/08/17/25-agustosa-dikkat
(23) http://haber.gazetevatan.com/mehmet-ali-aydinlarla-ilgili-sok-iddia/395333/1/Haber#.UI22Eoa3r3U
(24) http://www.cnnturk.com/2011/spor/futbol/08/25/uefa.8.yil.cezayla.tehdit.etti/627215.0/index.html

 

7 Eylül 2011. Kulüpler Birliği üyeleri önce CHP, sonra MHP ve en son da AK Parti’li yetkililerle görüşüp, Şiddet Yasası’nın değişmesi için siyasilerden destek istedi. Cezalarda yönetici ve kulüplerin ayrılması yönünde hem fikir olan kulüp temsilcileri, yasanın çıkması konusunda acele ettikletiklerini de itiraf ettiler. Kulüpler Birliği Onursal Başkanı İlhan Cavcav, yasanın özellikle kulüp başkanlarını zor durumda bıraktığını söylerken, şu ifadeleri kullandı: “Ankara’da CHP, AK Parti ve MHP Genel başkanları ve başkan yardımcılarına ziyaretlerde bulunarak şiddet yasası ile ilgili öneri ve taleplerde bulunduk. YASA ile ilgili bütün kulüp başkanları ile aramızda müzakereler yaptık. Yasa çıkarken bütün kulüplerin haberi yoktu. Kabahat mecliste değil, kulüplerimizde. Bu arada Disiplin talimatındaki 55. maddenin değiştirilmesi konusunda 18 kulüp de hemfikiriz. Konuyla ilgili olarak TFF ile bir araya gelip bu maddenin yumuşatılmasını talep edeceğiz. (25)

Sırayla gidelim. A) Mehmet Ali Aydınlar, “ Bence kişi ve kurum karıştırılmamalı. B) Cavcav, “Küme düşme olursa futbol biter, büyükler bizim için herşey.” C) TFF’ye dedik ki, “kişi ve kurum ayrılsın.” D) Kulüpler Birliği olarak TFF’ye kulüpler küme düşürlmesin önerisini sunduk. E) 6222 no’lu yasada şike cezalarının değiştirilmesi için partilerin kapısı çalınmaya başladı. Bütün bunları yaptıran şey 3 Temmuz şike soruşturması. Yasaları değiştirip, hukuk düzenini kişi ve kurum ayırarak altüst eden bir zihniyetin telaşı bizzat Cavcav’ın dile getirdiği gibi “para”. Ve futbol düzeninin değişmemesi. 7 Eylül 2011’den bugüne kadar, “şike suçtur, futbolumuzu mahvediyor, bunları temizlemeliyiz” diyen kaç kişi var? Adnan Öztürk, İbrahim Yazıcı, Şenol Güneş, Altayspor kulübü başkanı dışında kim var?

7 Eylül 2011. CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak, ”CHP olarak, Türk gençliğinin önünü açacak spor yasalarıyla ilgili, parti farkı gözetmeksizin, eğer bize düşen bir görev varsa, katkı vermeye hazırız. Spor yasası ile ilgili eğer Parlamentoda böyle bir çalışma olacaksa CHP olarak bu çalışmaya katkı vermek istiyoruz.” dedi. (26)

Türk gençliğinin önünü 31 Mart 2011’de kabul ettiği “Şiddet Yasası”ndaki şike cezalarını şike soruşturması başlayınca (ortada daha yargılama yok, karar yok ) azaltmaya çalışarak açmayı ve bir siyasetçi – parti olarak buna katkı sağlamayı düşünenler için diyecek hiçbir şeyimiz yoktur!!! Sadece şike cezalarını apar topar indirdiniz. Türk gençliği ile alakası ne düzenlemenin? Şu olabilir, “1 meşale yakmanın kağıt üzerindeki cezası 1 maçta şike yapmak ile neredeyse eşdeğer.” Bunu becerebilmek her meclisin harcı değil, tebrik etmek gerekir!

7 Eylül 2011. Kulüpler Birliği Vakfı Başkan Vekili Yıldırım Demirören ve Spor Toto Süper Lig’de mücadele eden kulüplerin başkanları, AKP Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Aksu’yu ziyaret etti. Aksu, ”Bu yasa bildiğiniz gibi geçmişte yine Kulüpler Birliği Vakfı ve Türkiye Futbol Federasyonunun isteği üzerine çıkarılmıştı. Meseleyi kulüplerimiz de siyasi bir mesele olarak görmüyorlar. Bir toplumsal mesele olarak görüyorlar. Yöneticilerimiz bu ziyaretlerini de bir toplumsal mutabakat olarak planlamışlar. Mesele bu açıdan incelenecek.” dedi. Demirören, basında yer alan ve yanlış anlamalara neden olabilecek bazı haberler gördüklerini vurgulayarak, ”Bu haberlerde (sanki biz talimatnamenin 55′inci maddesinin değişmesi için partilerle görüşüyormuşuz) gibi bir algı oluşmuş. Türkiye Futbol Federasyonu özerktir, siyasetten ayrıdır. Biz kesinlikle üç partimizle talimatla ilgili bir görüşme, konuşma yapmadık. Bunu konuşmanın yeri buralar değil Türkiye Futbol Federasyonudur. TFF’ye 18 kulüp olarak talimat değişikliği istediğimizi bildireceğiz. Ama bu isteğimizin AK P, CHP ve MHP ile uzaktan yakından alakası yoktur” dedi. Demirören, Devlet Bahçeli’nin kanunun TBMM’ye gelmesi halinde partisi ve grubu adına destek vereceklerini açıkladığı bilgisini de aktardı. (27)

CHP’ye MHP ve AKP’de iştirak etti 6222 no’lu yasadaki şike cezalarının indirilmesi konusunda. Toplumsal mutabakatmış. Kim bu toplum? Kulüpler Birliği mi? Milyonlarca taraftara ne oldu? Demirören 6222 no’lu yasa için siyasi partilerin kapısını çalarken 55. Maddeyi değiştirme yetkisi olan kurumun TFF olduğunu biliyor, lakin orada dile getirme sebebi; TFF sana söylüyorum, ey siyasetçiler – siyasi partiler sizde duyun. Bir soruşturma esnasında tüm ceza yasalarını değiştirmeye çalışmak – istemek, paradan puldan bahsetmek Demirören’e, Cavcav’a, Özdemir’e, Kulüpler Birliğine çok yakışıyor! Unutmadan, 18 Kulüp 55. Madde değişsin talebinde bulunmayacak, ileriki günlerde göreceksiniz. 3 tanesi 55. madde (sonradan 58. madde olacak adı) değişikliğine karşı çıkacak.

7 Eylül 2011. Kulüpler Birliği, sporda şiddet yasasındaki 55. maddedeki bazı yasaların değişmesini istedi. Kulüpler cezalarda yönetici ve kulüplerin ayrılmasını istiyor. Cavcav yaptıgı açıklamada şunları söyledi: ” 55. madde ile ilgili gerekli tüm makamlarla görüşeceğiz. Türkiye futbol federasyonu özerktir. Onların vereceği kararlara kulüpler olarak saygılıyız.” Beşiktaş Kulübü Başkanı Yıldırım Demirören ise kulüpler adına yaptığı açıklamada; şöyle konuştu: “Yasa hazırlanırken kulüpler olarak biz hata yaptık. Siyasetten özür diliyoruz. Bu yasa çıksın diye biz baskı yaptık, yasa içerisindeki bazı maddelerin değişmesi gerekiyor. Kanun kulüplere ve yöneticilere zarar veriyor.” (28)

Cavcav “55. Maddedeki bazı yasaların değişmesi için tüm makamlarla görüşeceğiz” lafını boşuna söylemiyor. TFF sana söylüyorum, siyasetçiler – partiler sizde duyun! Aslında 55. Madde kalksa; şike serbesttir, parayı bastıran kazansın, hem böylece çok para döner futbolumuz asla batmaz yasası konulsa da herkes rahatlasa! Trajedinin bir diğeri 6222 no’lu madde için söylenen; bizim haberimiz yoktu yasadan… biz hata yaptık… biz çıkarmadık Meclis aniden çıkarmış… hazırladığımız yasanın bizi vuracağını düşünmemiştik ( bunu mahkemede kimin dediğini hatırlayan var mı? ) açıklamaları. Şener Şen’in Züğürt Ağa’da partisine çıkan 1 oy’un paylaşılamaması gibi! 6222 no’lu yasa 14 Nisan 2011’de çıkmadan önce 9 ay Meclis Komisyonunda bekledi, tartışıldı. Dahası, 14 Nisan 2011 – 3 Temmuz 2011 arası 6222 no’lu yasadaki şike ceza miktarlarına itiraz eden tek bir kulüp başkanı, yönetici yok.

15 Eylül 2011. Kısmet Erkiner ve Engin Tuzcuoğlu Spor ve Hukuk Enstitüsü antetli kağıdından “transfer şikesi yoktur” mütalaası ile davaya müdahil oldu.(29)

Şike sürecinin en çok göz ardı edilen olaylarından biridir bu. Zamanla şike sürecinde meşhur olacak “Spor ve Hukuk Enstitüsü” ve onun muhterem! başkanı Kısmet Erkiner ile YK üyesi, ileride TFF Tahkim Kurulu Başkanı olacak olan Engin Tuzcuoğlu, 15 Eylül 2011 tarihinde Enstitü antetli kağıdı ile ( bunun ne demek olduğunu açıklamaya gerek yok sanırız ) mütaala verip şike davasına müdahil oldu. Emenike meselesinde “Transfer şikesi” yoktur mütalaası vermek Tuzcuoğlu’nun veya Erkiner’in hakkı. Her avukat bir davaya ücretini alarak müdahil olup mütalaa verebilir. FİFA, UEFA, CAS kurullarında “transfer şikesi” nasıl tanımlanır kapsamlı çalışma yapmak gerek demeleri/bilmemeleri, bir şahıs veya kulüp lehine – aleyhine mütaala verip müdahil olmaları değil mesele. Müdahil olan Engin Tuzcuoğlu’nun sonradan TFF’de Tahkim Kurulu Başkanı olmasıdır asıl sorun. Bunun hangi ahlakla ve hukukla doğru orantılı olduğunu da hukukçu etiketi olan Erkiner ve Tuzcuoğlu söylesin. Tahkim Kurulu PFDK kararlarını bağlarken sadece Şekip Mosturoğlu ile ilgili dosyaya iştirak etmemek midir hukukçu hassasiyeti? Mosturoğlu dosyasına iştirak etmeyip, bir çok yorumda bulunduğu dosyaların karar merciinde yer almak nasıl bir tutarsızlık? Engin Tuzcuoğlu değil miydi şike soruşturması esnasında facebook sayfasında bir çok şey yazan, sonra silen? Medyaya yansıyan açıklamaları da duruyor. Hepsini hatırlatacağız. Hukukun bir parça doğru işlediği hangi ülkede bir davaya müdahil olan veya fikir belirten bir kişinin sonra karar verici bir kurula başkan olmuş, buyursun söylesinler. İhsas-ı rey olmaktan öte bir durumdur bu.

24 Eylül 2011. İddiaya göre AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, Metris Cezaevi’nde tutuklu bulunan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ı eylül ayının ilk haftası ziyaret etti. Ömer Çelik’in basına yansımayan bu ziyaretinin bir hafta sonrasında da CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, Metris Cezaevi’ne gidip Aziz Yıldırım ile baş başa görüştü. Başta Aziz Yıldırım olmak üzere, tutuklu bulunan futbol camiasının önemli isimleri kendilerini ziyarete gelen hem hükümet hem de muhalefet temsilcilerine talimatnamenin ve 6222 sayılı yasanın değiştirilmesi konusunda ısrar ettikleri belirtiliyor. Ankara kulislerinde dolaşan bir bilgiye göre futbol camiasının önde gelen isimleri yasa değişikliği için geçen ay Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı da ziyaret etti. Erdoğan’a Sporda Şiddet Yasası’nın değiştirilmesine dair görüşlerini ileten yöneticiler, suç işleyen, şike yapan ya da şiddet olaylarına bulaşan yöneticilerden dolayı kulüplerin cezalandırılmasının yanlış olduğunu savundu. Yöneticiler konuyu, Başbakan’ın mustarip olduğu parti kapatma cezalarıyla ilişkilendirerek çözümün de yine buradan hareketle bulunmasını isteyerek şu görüşleri dile getirdi: “Tıpkı parti kapatmada olduğu gibi bir düzenleme istiyoruz. Eskiden partinin suç işleyen ya da söylemleri suç teşkil eden yöneticilerinden dolayı partiler kapatılıyordu. Böylece seçmenler, ona gönül ve oy vermiş vatandaşlar cezalandırılmış oluyordu. Bu partilere büyük bir haksızlıktı. Yasa değişti, şimdi suçluysa sadece yöneticiler cezalandırılıyor, partiden ihraç ediliyor. Kulüpler için de benzer bir yasa çalışması yapılabilir. Bir yöneticinin suçu yüzünden koca bir kulüp küme düşürülmemeli; milyonlarca insan cezalandırılmamalı.” (30)

İddialar bir yana, 6222 no’lu yasa değişmesin diyen tek bir futbol idarecisi olmadı. Kişi ve kurum ayırma fikrine futbol idarecileri dışında siyasiler de el attı, atmaya devam edecekler. Bir partinin birkaç yöneticisi bir seçimde hile yapar ve parti seçimi kazanırsa biz o yöneticilere ceza verelim, partiyi ve ona oy veren milyonları cezalandırmayalım. Bu da bizim önerimiz olsun. Nasıl ama! “Medeni Kanun, TCK, Vergi Kanunu, Ticaret Kanunu, Şirketler Kanunu, Dernekler Kanunu” aklınıza gelebilecek her kanunu auta atan bu fikre dair ayrıntılı yazıyı ekleyeceğiz. Futbol idarecilerinin kurumsal suç işlendiğinde kişi ve kurum ayırmak için verdiği parti örneğine bayıldık. İnsan zekasına hakaret ederken bazen istemeden kendi zekanı da ortaya serersin, ahlaki vaziyetinle birlikte. Şike suçu işleyen kulüpler küme düşürülmeyip kapatılacak mıydı ki böylesine berbat, komik ötesi ve abuk bir örnek veriyorsunuz ey futbol yöneticileri??? Partiye ceza vermek ile partiyi kapatmak ayrı şey. Ne alaka? Bu ne zeka? Bu ne vizyon?

27 Eylül 2011. Gençlik ve Spor Bakanı Kılıç, şikeyle ilgili yeni düzenleme isteyen Kulüpler Birliği’ne uyarıda bulundu: “Şikeye af gibi idrak edilmemeli. Bakanlık olarak bu konuda bir hazırlık içinde değiliz, bundan sonraki süreçte de yasa değişikliği çalışması içinde asla olmayacağız.” dedi. (31)

Bakanlık olarak bu konuda bir hazırlık içinde değiliz, yasa değişikliği çalışması içinde olmayacağız. Bu sözü lütfen unutmayın ve 17 Kasım 2011 tarihinde söz neye dönüşecek görün.

30 Eylül 2011. Kulüpler Birliği Vakfı Başkan Yardımcılığı görevine getirilen Antalyaspor Kulübü Başkanı Hasan Akıncıoğlu, Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Yasa’da değişiklik yapılması konusunda gerekli girişimlerin ivedilikle başlanması kararı verdiklerini söyledi. (32)

6222 no’lu yasa değişikliğinde 18 kulübün imzasının olduğunun altını çizelim. Ve her kulüp yöneticisinin sığındığı sebep: cezaların çok yüksek olması oldu. Dedik ya, şike soruşturması başlayınca; tüh! çok yüksek olmuş cezalar hadi değiştirelim gibi bir trajikomediye hem siyasetçiler hem kulüpler ortak oldu. Şike soruşturması başlayınca, ( yargılama yapılmadan, karar verilmeden, insanlar suçlu mu suçsuz mu belli olmadan ) önce 6222 no’lu yasanın, sonra 58. Maddeyi değiştirme önerileri yeterli kalmayacak, daha neler göreceğiz!

6 Ekim 2011. Meclisi Başkanı Cemil Çiçek, Kulüpler Birliği Vakfı ve Beşiktaş Kulübü Başkanı Yıldırım Demirören ve beraberindeki vakıf üyelerini kabul etti. Cemil Çiçek’in makamında yapılan kabule, Demirören’in yanı sıra Fenerbahçe Kulübü 2. Başkanı Nihat Özdemir, Kayserispor Kulübü Başkanı Recep Mamur, Eskişehirspor Kulübü Başkanı Halil Ünal, Antalyaspor Kulübü Başkanı Hasan Akıncıoğlu ile Fenerbahçe Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Cihan Kamer katıldı.(33)

Grubu bulunan 4 parti dışında Meclis Başkanını da ziyaret etmeli! Meclis Başkanı Cemil Çiçek Ocak 2012 zamanları ne söyleyecek göreceksiniz!

7 Ekim 2011. Başbakan Erdoğan “Şike tartışmalarıyla ilgili yeni kanun talebi var. Siz nasıl bakıyorsunuz?” sorusuna şöyle yanıt verdi: “Bizim önümüze böyle bir metin gelmedi. Bakanımızı ziyaret etmişler. Bu konuda bundan önceki yasa tasarısını kendileri getirdiler, arkasında durdular rica minnet yalvar yakar. Şimdi kalkıp meclisin kapanmasının son günü olan bir işi tekrar önümüze getirmeleri pek yakışık da almıyor. Biz yine de kendilerine ‘Nedir görelim, ama bizim kanun yapma anlayışına yakışmıyor’ dedik. Böyle yaz boz olmaz. Böyle bir netice doğmuşsa, böyle bir neticenin içinde yer alanlar, tabi ki bedelini ödemek zorundalar. Bunlar olacak işler değil. Buna rağmen nedir yaptığınız görelim bakalım dedik.” (34)

Yap bozmaz olmaz, bedellerini ödesinler ama ne yapıyorsunuz görelim bakalım! Demirören, “yalan haberler yazıyorlar 55. Madde değişikliği yeri TFF, biz siyasi partilere 6222 no’lu yasa için geldik”, Cavcav ise, “55. Madde değişikliği için tüm kurumlarla konuşacağız” diyordu ya, ilerleyen günlerde hangi siyasiler TFF’nin vereceği cezalar için ne fikirler, öneriler beyan edecekler göreceksiniz. Yeryüzünde eşi benzeri yok!

21 Ekim 2011. Bugün Gazetesi’nde spor gündemine damga vuracak bir iddia yer aldı. Etik Kurul’un raporuna göre Fenerbahçe, Mersin İ.Y. ve Sivas’la birlikte küme düşebilir Buna göre Fenerbahçe’ye küme düşme, Beşiktaş ve Trabzon’a ise puan silme cezası öngörülüyor. Karar böyle olursa lig üçüncüsü Timsahlar şampiyon olacak. Trabzon ile Kartal ise Avrupa’dan men tehlikesiyle yüz yüze kalacak. (35)

6 Kasım 2011. Şike yasasının Köşk’ten dönmesi, iktidarıyla, muhalefetiyle tüm siyasileri ayağa kaldırdı. AK Parti’den sonra CHP ve MHP’de Cumhurbaşkanı Gül’ü eleştirdi, “Attığımız imzanın arkasındayız” dedi. AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, “CHP ve MHP ile mutabakatımız devam etmekte. AK Parti grubu yasayı aynen Köşk’e göndereceğiz.” Devlet Bahçeli, “Dört partinin ittifakıyla çıkartılan söz konusu kanun değişikliği, tekrar Meclis gündemine aynı haliyle gelirse, biz sözümüzün ve kararlılığımızın sonuna kadar arkasındayız” dedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: İmzamızın arkasındayız. Ortada bir irade var. Gereği yapılacak. BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş: Demirtaş, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün veto ettiği şike kanunuyla ilgili, yasa o haliyle tekrar gelirse yine muhalefet edip hayır oyu kullanacaklarını söyledi. Demirtaş, “Biz şikeciliğe de Meclis’in şike yapmasına da izin vermeyeceğiz” dedi. CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan: “Bu yasa metnini bir hukukçu olarak değerlendirdim, altındaki imzanın arkasındayım” diyerek, iktidarla aynı görüşü paylaştığını deklare etti. CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak: Türk sporu büyük bir kaosun içindedir. Sayın Cumhurbaşkanın vetosunu kaotik ortamın daha da derinleşmesine neden olmuştur. Parti olarak attığımız imzanın arkasında duruyoruz. (36)

AKP – CHP – MHP’nin (bütçe görüşmeleri esnasında sabah 5’lere kadar çalışıp) “şike cezalarının azaltılması” dışında son 10 yılda mutabık kaldığı başka bir konu yok. Varsa buyursunlar göstersinler. Üç beş milletvekili karşı çıktı sadece.

18 Kasım 2011. Kulüpler Birliği’nin partilere sunduğu yasa değişikliği önerisinde “Şikeye teşebbüs suç olmasın” maddesi olduğu ortaya çıktı. Partiler reddedince, 1-3 yıl hapis cezasında anlaşıldı. Levent Bıçakçı ile Aziz Yıldırım’ın avukatlarının hazırladığı yeni tasarıda “Şike sahaya yansımadığı takdirde suç olmaktan çıksın” önerisinin partilerden döndüğü öğrenildi. Kulüpler ‘şikeye teşebbüsün’ ceza olmaktan çıkarılmasını istiyor. (37)

Yasa düzenlemesinde Levent Bıçakçı vardı. Onun dışında Aziz Yıldırım’ın avukatlarınında olduğu iddiası basında yer aldığında bir tekzip olmadı. Kulüpler Birliği’nin 12 Temmuz gününden beri şikeye, şike cezalarına bakışı zaten ortada. Burada kritik nokta, “şike sahaya yansımadığı taktirde…” fikri ilk olarak kulaklara üflendi. İleride kimler aynısını önerdi, “sahaya yansımış – yansımamış şike” nedir, “şike ölçer aletinin futbolumuzdaki yeri ve önemi nasıldır” okuyacağız, yazacağız.

17 Kasım 2011. Kulüpler Birliği’nin Meclis’teki siyasi partilere götürdüğü kanun teklifi konusunda mutabık kaldıklarını anlatan Bakan Kılıç: “5-12 yıl hapis cezasının genel hukuk normları, Türk ceza sistemi ve diğer Avrupa ülkelerindeki benzer suçlara yönelik yaptırımlarla bağdaşmadığı ve onlara göre ağır olduğu kanaatinin pek çok kişi ve kurum tarafından ifade edildiğini hatırlatan Bakan Kılıç, Hükümet olarak söz konusu yasanın değişmesi noktasında bir tavır içinde olmayacaklarını beyan ettiklerini hatırlatan Bakan Kılıç, “Bu nedenle ortada bir hükümet tasarısı yok. Milletvekilleri tarafından ve dört grup tarafından verilmiş bir kanun teklifi var” dedi. (38)

Tarih 27 Eylil 2011. Suat Kılıç, “Bakanlık olarak bu konuda bir hazırlık içinde değiliz, bundan sonraki süreçte de yasa değişikliği çalışması içinde asla olmayacağız.” Tarih 17 Kasım 2011. Suat Kılıç, “Ortada bir hükümet tasarısı yok. Milletvekilleri tarafından ve dört grup tarafından verilmiş bir kanun teklifi var.” Suat Kılıç’a sormak lazım; diğer partilerin kanun tasarısına hükümet olarak iştirak ettikten sonra tasarının kimin verdiğinin ne önemi var? Mecbur musunuz? Küçük çocuklar zor durumda kaldığında; ben yapmadım Miki yaptı der. Hükümet tasarısı değil, dört grup verdi kanun teklifini demekte ona benziyor. İmzanız var mı? Var. Bitti.

22 Kasım 2011. Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi 2 madde değişikliği ile TBMM Adalet Komisyonu’ndan geçti. Yıldırım Demirören’in yanısıra Göksel Gümüşdağ, Nihat Özdemir ve tasarının mimarı eski federasyon başkanı Levent Bıçakçı da görüşmelerde hazır bulundu. Toplantı bitiminde Yıldırım Demirören bir teşekkür konuşması yapmak istedi. Ancak Komisyon Başkanı İyimaya toplantının sona erdiğini söyledi. Bunun üzerine Bakan Kılıç, “Biz teşekkürünüzü aldık ve kabul ettik” ifadesinde bulundu. (39)

Demirören, Gümüşdağ, Özdemir meclis komisyon toplantısına kadar iştirak etmişken hemen orada onlara “kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi” verilseydi. Özerk futbola bak!

Kaynaklar:

(25) http://haber.gazetevatan.com/kulupler-bu-yasa-degissin/398322/5/Haber
(26) http://www.sabah.com.tr/Spor/Futbol/2011/09/07/kulupler-birligi-ankarada-toplandi
(27) http://live.sporx.com/futbol/superlig/kulupler-birliginden-siyasilere- ziyaretSXHBQ247213SXQ
(28) http://www.trt.net.tr/trtavaz/kulupler-birligi-toplantisi–haber-detay,tr,8218.aspx
(29) http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/20162886.asp
https://twitter.com/AtillaDilaver/status/251302450210947072/photo/1/large
https://twitter.com/AtillaDilaver/status/251301790648242176/photo/1/large
(30) http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1064280&CategoryID=84
(31) http://www.internethaber.com/bakandan-kulupler-birligine-sike-uyarisi-374218h.htm#ixzz2B5vqxzro
(32) http://spor.milliyet.com.tr/kulupler-birligi-nden-ilk-aciklama/spor/spordetay/30.09.2011/1445149/default.htm
(33) http://www.sabah.com.tr/SabahSpor/Futbol/2011/10/06/kulupler-birliginden-ciceke-ziyaret
(34) http://spor.milliyet.com.tr/-yaz-boz-olmaz-/spor/spordetay/07.10.2011/1447854/default.htm
(35) http://spor.milliyet.com.tr/rapora-gore-3-takim-kume-dusuyor/spor/spordetay/21.10.2011/1453354/default.htm
(36) http://www.internethaber.com/gulun-veto-kararina-tepki-yagiyor-388246h.htm http://www.hurriyet.com.tr/gundem/19402646.asp
(37) http://live.sporx.com/futbol/sorusturma/kulupler-birliginden-sike-tesebbusuSXHBQ256585SXQ
(38) http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=293710
(39)http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1070322&CategoryID=84http://www.gercekgundem.com/?p=418498

 

30 Kasım 2011. Fenerbahçe yöneticileri, Şampiyonlar Ligi’nden men edildikleri süreç sonrası CAS’ta açtıkları dava hakkında bir basın toplantısı düzenledi. Ali Koç, “27 Ağustos günü Şampiyonlar Ligi’ne gönderilmememizle ilgili karar hakkında çok ciddi endişelerimiz olduğunu söylemiştik. Bugün bu endişelerimizde ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıkıyor” dedi. Fenerbahçe’nin ve Türk futbolunun gelecekteki menfaatleri adına bu karara karşı davayı CAS’ta açtıklarını vurgulayan Koç şöyle konuştu: “İsviçre Yerel Mahkemesi’nde açsak, savunma hakkımız kullandırılmadığı için yürütmeyi durdurma kararı şansımız çok yüksekti. Ama biz sorunu futbol ailesi içinde çözmek istedik. UEFA’nın Şampiyonlar Ligi’ne gönderilmememizi TFF’den istediği mektupta üç gerekçe var: Medyadaki haberler, emniyetin söylediği 19 maç ve cezaevindeki yöneticiler. Bu üçünde de sadece Fenerbahçe olmamasına rağmen bu üç konuda eyleme geçilmesi isteniliyor. Sıfır toleransın bu noktada çifte standartla uygulandığını söyleyebiliriz. UEFA, ‘F.Bahçe kendi rızasıyla çekilsin ya da sen çek. Sen çekmezsen turnuva oynanırken kulübe bir ceza gelirse Şampiyonlar Ligi markası çok ciddi tahribata uğrayacağından çok daha ağır ceza gelebilir’ diyor. Detaylı konuşuyorum ama bizim için namus meselesi bu…” (40)

FB Şampiyonlar Liginden men edilmesi nedeniyle CAS aracılığıyla dava açmıştı. Ve bunun adını “namus davası” koymuştu. Dava ilerleyen günlerde karşımıza çıkacak. Burada Ali Koç’un haklı olduğu nokta sırf tutuklamalar açısından baksak dahi niçin sadece FB’nin men edildiğidir. BJK yöneticisi Serdal Adalı’da tutukluydu ve BJK Avrupa kupalarında oynadı. UEFA’nın, “sıfır tolerans” lafının boş olması kadar ŞL bizim göz bebeğimiz demesi, Avrupa Ligine sanki dingonun ahırıymış muamelesi yapması, Futbol=Para denklemenin ne kadar doğru olduğunu gösteriyor.

2 Aralık 2011. Cumhurbaşkanı Gül, “Rahatsızlığım var” dediği yeni yasayı tekrar görüşülmesi için Meclis’e gönderdi. Vetonun gerekçesinde değişikliklerin ceza hukukunun temel prensiplerini etkisiz kılacağı ve bazı sakıncalar doğurabileceği belirtildi. Ayrıca düzenlemenin kamuoyunda şike soruşturması kapsamındaki kişilere yönelik olduğu yönünde intiba uyandırdığına da dikkat çekildi. (41)

Cumhurbaşkanının veto ettiği yasa az. Kişiye özel olduğu doğrudur. 14 Nisan’da çıkan yasa şike soruşturması olunca apar topar değiştirilmek istenmiştir. Sorulması gereken, benzer her konuda aynı sakıncalar belirtilmiş midir? İlerleyen günlerde yasa değişikliği için kimler kimlere teşekkür edecek göreceğiz.

3 Aralık 2011. İddianame, özel yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Mahkeme iddianameyi inceleyerek, önümüzdeki günlerde kabulü ya da iadesi yönünde bir karar verecek. İddianame’nin detayları ise şöyle: Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, 6 kez nitelikli dolandırıcılık, 4 kez şike, 3 kez de teşvik ile de suçlanıyor. Aziz Yıldırım iddianamede haksız ekonomik çıkar sağlamak için örgüt kurmakla suçlanıyor. TFF Başkanvekili Göksel Gümüşdağ şike anlaşması yapmakla suçlanıyor. İddianamede Aziz Yıldırım’a bağlı faaliyet gösteren 19 kişi anlatılıyor, Olgun Peker’e bağlı ise 13 şüpheliden bahsediliyor. İddianamede 8 takım yer alıyor: Fenerbahçe, Beşiktaş, Mersin İdman Yurdu, Manisaspor, Trabzonspor, Sivasspor, Giresunspor ve İstanbul BŞB. İddianamede 14 futbolcu yer alıyor. Serdar Adalı ve Tayfur Havutçu şikeyle, Sadri Şener ile Nevzat Şakar teşvikle suçlanıyor. (42)

7 Süper Lig takımı iddianamede olmasına rağmen ve bunlarla ilgili hiçbir yargı kararı yok iken geçmişte o kadar çok kişi, “8 takım küme düşerse…” diye başladı ki söze, gelecekte de değişmeyecek. Bu kadar basit bir veri doğru söylenmeyecek.

7 Aralık 2011. Başbakan Erdoğan, AKP grup yönetim toplantısına telekonferans aracılığı ile katıldı, ‘Şike yasası doğru bir düzenlemedir. Geri adım atmayın. AK Parti yöneticilerinin, köşkten dönen şike yasasının olduğu gibi köşke gönderileceği yönündeki açıklamalarının, Başbakan’ın talimatıyla yapıldığı ortaya çıktı. Erdoğan, ‘Partinin, birlik ve bütünlük görüntüsünü bozmayın” dedi.(43)

Yap boz olmaz lafına ne oldu? Herkes bedel varsa bedelini ödemeli lafına?

8 Aralık 2011. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, “Suç ve ceza dengesi ölçüsüz” gerekçesiyle veto ettiği Şike Yasası için TBMM’de iki gündür müthiş bir kulis yapıldı. Başbakan Erdoğan, grup yöneticilerini arayarak, “Partilerin desteği sürüyorsa, aynen geçirin” talimatı verdi. (44)

Başbakana, Bakanlara, Milletvekillerine, AKP, CHP, MHP’ye soruyoruz: “31 Mart 2011’de Şiddet Yasasını Japonya Parlamentosu mu çıkardı ki, şike soruşturması sonrası, “çok ağırmış yasalar hadi değiştirelim” denildi? Türkiye’de veya gelişmiş bir ülkede kabul edilen bir yasanın herhangi bir soruşturma esnasında, bazı zümrelerce 5 ay sonra değiştirilme örneği var mı?

12 Aralık 2011. Özel yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi, futbolda şike iddialarına ilişkin 31′i tutuklu 93 kişi hakkında hazırlanan iddianameyi kabul etti. İlk duruşma 14 Şubat’ta görülecek. Şike soruşturmasının, Almanya’da başlatılan bahis soruşturmasının ardından Türkiye Futbol Federasyonu’nun Sarıyer Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayeti üzerine başladığı belirtildi. (45)

14 Aralık 2012. Cumhurbaşkanı Gül, “Şike Yasası” olarak adlandırılan Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair yapılan değişiklikleri 6259 numaralı kanunla onayladı. (46)

3 parti el birliği etmiş, aman birliği bozmayın uyarısı gelmiş, yasa tekrar Çankaya’ya iletilmiş, onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine.

19 Aralık 2011. Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, artık Türkiye’de şike konusunun demode olduğuna vurgu yaparak, ”Mevcut mevzuat çerçevesinde kimsenin bundan sonra isteyerek göz göre göre şike olaylarına taraf olabileceği ve bulaşabileceği kanaatinde de hiç değilim. Bırakalım şikeyi artık medya tartışmasın. Şikeyi siyaset tartışmasın. Şikeyi yargı makamları karara bağlasın. Bu saatten sonra doğru olan budur.” (47)

Şike konusu artık demode demesi bir yana, siyaset artık şike tartışmasın derken geçmişte tartışıp, gelecekte kendisi ve diğer siyasetçilerin tartışacak olması nasıl bir trajedi, bizde bilmiyoruz. “Kral çıplak” binlerce yıl modası geçmeyen bir söz Suat Kılıç! Futbol ailesine! kral çıplak demeye devam ediyoruz. Medya, siyaset artık şike tartışmasın dedikten 4 gün sonra ne diyecek sizce?

20 Aralık 2011. Etik Kurulu’nun kozmik odada 26 klasör belge inceleyerek hazırladığı şike raporuna ulaşıldığı iddia edildi. Adı geçen rapora göre Fenerbahçe’nin 5 maçta şike yaptığı belirtiliyor. Sır gibi saklanan raporda, 5 maçta şike, 6 maçta teşvik ve teşvik teşebbüsünde bulunduğu belirtildi. 3 maçta da şikeye teşebbüs edildiği belirtilen raporda şike iddialarının “Fenerbahçe’ye izafe edilmesinin uygun olduğu” kaydedildi. Raporda BJK-İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçında Serdal Adalı, Tayfur Havutçu, Ahmet Ateş, Cengiz Zülfikaroğlu ve İbrahim Akın’ın şike yapmadığı belirtildi. Raporda FB Başkanı Yıldırım’la ilgili olarak 6 maçta teşvik primi ve teşebbüsü, 5 maçta şike, 3 maçta da şike teşebbüsü olduğu, bir maçta şike olmadığı, 6 maçta ise iddialarla ilgili delil bulunamadığı vurgulandı. 1 0 maç için ise yapılan şike ve teşvik primi iddialarıyla ilgili olarak FB’nin de sorumluluğunun bulunduğu yönünde görüş bildirdi. (48)

Etik Kurulunun 1. Raporu ilerleyen günlerde daha kapsamlı ortaya çıkacak. Ortaya çıkacak diyorum çünkü TFF hiçbir raporu kamuoyuna açıklamıyor.

21 Aralık 2011. Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Demirören Erdoğan’a ziyarette bulundu. Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un tekrar kabulü sürecinde verdiği destekten dolayı Başbakan Erdoğan’a teşekkür etti. (49)

Ve ilerleyen günlerde umarız futbolumuzda ilk olacak çalışmalar yaparız efendim deseymiş keşke Demirören!

21 Aralık 2011. Nihat Özdemir, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar’ın “58. madde değişmeyecek” sözlerine yanıt verdi ve “Bu Türk sporunun sonu olur” dedi. “İddianamede sadece F.Bahçe değil, 7 Süper Lig kulübü de suçlanıyor. Değişmezse Türk sporunun sonu olur.” Kulüpler Birliği, bir arada durmalı, 58. madde için birlikte hareket etmelidir. Ben bunu tüm kulüpler için, Türk sporu için istiyorum.. Bakın Digitürk ne halde? Şu halde bile gerekli paraları ödemekte güçlük çekiyor. Yarın eğer ligden küme düşmeler söz konusu olursa, o zaman ne olacak? G.Saray, 18 kulüp içerisinde bir. Çoğunluk hakimse bir kulüp bir tarafa, 17’si bir tarafa denecek. Küme düşme olursa, en büyük zararı en çok yayın geliri alanlar görecek. Anladığımız kadarıyla Digitürk dava açmayı düşünüyor. Eğer bu davayı açar, TFF de 58. maddeyi değiştirmeyi düşünmez, küme düşmeler olursa, o zaman ne olacak? Orduspor, Gençlerbirliği, Kayserispor hangi yayın gelirleriyle ayakta kalacak! 58. maddede ne yapsan suç. Oysa, cezalar suçun cinsine göre bir yelpaze halinde düzenlenmeli. TBMM 6 ay önce çıkardığı kanunu düzeltti. Hem Avrupa, hem de Türkiye normlarına uyarladı.(50)

17’ye karşı 1 sözü tanıdık geliyor! 58. Madde değişmezse Türk futbolu mahvolur sözü de… Biz bunu kendimiz için değil Türk futbolu için istiyoruz sözü de trajikomedinin milliyetçilik soslu son bahanesi olmuş. Ne kahramanlar, özverili insanlar var şu futbolda! Hatırlarsanız 14 Temmuz’da, “biz TFF’ye takımları küme düşürmeyin önerisinde bulunduk” demişti Cavcav.Türkiye futbolunda önceliğin ahlak değil de para olması acı bir itiraf. Şike serbest olsun hatta maçlar açık artırmaya tabii olsun, inanılmaz para akışı olur, milyonlarca taraftar heyecanla açık artırmayı takip eder. Yeter ki oyuncak elden gitmesin! Yayıncı da zor durumda zaten, marka değerimiz zora girmesin! Dışarıdakilerin söyledikleri ve yaptıklarından daha büyük delil yoktur şikenin ispatı için. Nihat Özdemir’i ve yanındakileri izlemeye devam edin. Küme düşmeler olursa büyük zararlar olur sözü ile 58. Maddeye göre ne yapsan suç sözü arasında iğreti duran şeyi yakalamakta okuyuculara kalmış.

23 Aralık 2011. Bakan Kılıç’ın SkyTürk’te katıldığı ‘Gündem’ programındaki açıklamaları: “KULÜPLER tüzel kişilikler. Tüzel kişiliklerin kendileri ile ilgili karar alabilmeleri mümkün değil. TÜZEL kişileri cezalandıracaksınız iyi güzel ama Türkiye’de 50 yıllık-100 yıllık kulüpler var. Bu kulüpler sadece futbolun değil sporun lokomotifi. Eğer ki bu takımların başkanı veya yöneticileri camianın hiçbir şekilde onaylamayacağı bir şike hadisesine karıştıysa ve yargı tarafından şikeye karıştıkları kanıtlanıyorsa bunu bütün camiaya mal etmek ne kadar doğru ve haklı bir yaklaşımdır, bunu Futbol Federasyonu, spor medyası, taraftarlar değerlendirmelidir. (51)

4 gün önce Suat Kılıç, “Şike artık demode, şikeyi konuşmayalım, siyaset – medya konuşmasın demedi mi??? “Kişilerle kurumlar ayrılmalı, kulüplere mal edilmemeli, sporun lokomotifi bu kulüpler” fikri Aydınlar, Cavcav, Kulüpler Birliği sonrası siyasete ulaştı ve siyaset meclisten federasyona seslendi, “Futbol federasyonu bunu değerlendirmelidir!!!” Suat Kılıç, “kişi ve kurum ayrılmalı” fikrini belirten ilk siyasetçi oldu. 100 yıllık kulüpler bunlar ne yapsalar sineye çekmeli miyiz??? Atilla Gökçe, “4 büyükler ligin olmazsa olmazı” yazmıştı, bu da o hikaye. Sayın Suat Kılıç demode olan şike hakkında konuşmanız bir yana, kişi ve kurum ayrılmalı hangi hukuk sisteminde vardır lütfen söyler misiniz?

Suat Kılıç, “5-12 yıl hapis cezasının genel hukuk normları, Türk ceza sistemi ve diğer Avrupa ülkelerindeki benzer suçlara yönelik yaptırımlarla bağdaşmadığı ve onlara göre ağır olduğu kanaatinin pek çok kişi ve kurum tarafından ifade edildiğini” hatırlattı 17 Kasım tarihinde. Doğrudur, bir çok siyasetçi, kulüp yöneticisi benzer şeyi söyledi. Gerçekte öyle mi? Bir tanesi dahi AB üyesi ülkelerin şike cezalarını inceledi mi? Sedat Tunalı araştırdı ve yazdı, “Avrupa Birliği web sitesine girilirse görülür ki, bu tür düzenlemeler veya cezalandırıcı hükümler 27 AB üyesi ülkenin mevzuatında vardır. Mesela Almanya, Avusturya’da ve Çek Cumhuriyeti’nde 10 yıla kadar hapis, İrlanda ve Fransa’da 5 yıla kadar hapis, İspanya ve Hollanda’da 4 yıla kadar hapis vardır. (52)

27 Aralık 2011. “58. madde değiştirilsin demedim” ifadesini kullanan Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, “Kişisel kanaatimin ‘şahısların eylemlerinden dolayı tüzel kişileri cezalandırmamak’ yönünde olduğunu söyledim. “Futbolda şiddet ve düzensizliğin önlenmesi başlığını taşıyan kanundaki şikeye ve teşvik primine yönelik cezalarda bir miktar indirim yapılmasına rağmen mevcut haliyle bile cezanın alt sınırı Avrupa ülkelerindekilerin tamamından daha yüksektir” bilgisini verdi. (53)

“Bence kişiler yüzünden kulüpler cezalandırılmamalı” demek 58. Maddeye ve tüm hukuk sistemine aykırı. Kişilerle kulüpleri ayırdıktan sonra 58. Madde otomatikman devre dışı kalmış oluyor. Hal böyleyken, 58. Madde değiştirilsin demedim, kişi ve kurum ayrılsın dedim lafı bir şey ifade etmiyor.

28 Aralık 2011. Başkan Aydınlar; “Futbol Disiplin Talimatı’nın 58. Maddesini ben de yanlış buluyorum. Ancak soruşturma sürdüğü sırada değiştirilmesi doğru değil. Bu maddede şike yapanla, şikeye teşebbüs eden; teşvik primi alan ile buna teşebbüs eden de aynı cezaya çarptırılıp küme düşüyor. Bunların ayrı kategorilendirilmesi gerekiyor’ ifadelerini kullandım. Ayıca bugüne kadar hiçbir ortamda ‘küme düşürülmesinin kalkmasını ben de istiyorum’ şeklinde bir ifadem olmamıştır” diye konuştu. (54)

İmar Bankasının, “Macit beni otomobillendir” reklamı vardı bir zamanlar. Şimdi de şike, “hadi beni kategorilendir” diyor. Şike demiyor tabii onun dahi yüzünün kızaracağı anlar var! 21 Aralık 2011 tarihinde Nihat Özdemir, “58. maddede ne yapsan suç. Oysa, cezalar suçun cinsine göre bir yelpaze halinde düzenlenmeli.” diyor ve aradan 1 hafta geçtiğinde aynı lafı Aydınlar söylüyor. Aydınlar soruşturma sırasında değiştirmek doğru değil derken 26 Ocak 2012’de Genel Kurul kararı alacak. Daha sonraki günlerde ise; “UEFA’ya biz küme düşürmek istemiyoruz dedik. FB’yi düşüren başkan olmak istemedim” diyecek.
Verilen kararların yasalar değiştirildikten sonra olması insan zekasına ve ahlaka yapılan hakaretten, başka bir şey değildir. Önce yasaları değiştirelim, sonra kararları onların ışığında hazırlarız! Ve bunun adına hukuk ve adalet deriz!

Kaynaklar:

(40) http://www.sabah.com.tr/SabahSpor/SagWidget/2011/11/30/namus-meselemiz
(41) http://haber.gazetevatan.com/gulden-siddet-yasasina-veto/415101/1/Haber#.UJhVwYa3r3V
(42)http://www.cnnturk.com/2011/spor/futbol/12/03/iste.sike.iddianamesi/639104.0/index.html
(43) http://t24.com.tr/haber/basbakandan-sike-yasasi-talimati-birligi-bozmayin/185607
(44)http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1071778&CategoryID=78
(45) http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/19428696.asp
(46) http://www.dha.com.tr/gulden-2-yasaya-onay_245072.html
(47) http://www.maraton.com.tr/Sikeyi-artik-konusmayalim_157550.html#.UJQeR4a3r3V
(48)http://www.cnnturk.com/2011/spor/12/20/etik.kurulu.raporu.fenerbahce.sike.yapti/641215.0/index.html
(49) http://www.sabah.com.tr/Gundem/2011/12/21/erdogana-gecmis-olsun-ziyareti
(50) http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/19511067.asp
(51)http://www.gazeteport.com.tr/haber/69827/bakandan_kulupler_dusmesine_destek#ixzz2B5yCP7R2
(52) http://ec.europa.eu/sport/news/documents/study-sports-fraud-final-version_en.pdf
(53) http://www.sabah.com.tr/SabahSpor/Futbol/2011/12/27/hayatimda-gormedim-bundan-sonra-da-herhalde-gormem
(54) http://www.tff.org/default.aspx?pageID=285&ftxtID=14189

 

6 Ocak 2012. TFF Olağanüstü Genel Kurulu 26 Ocak’ta toplanacak. Gündem maddelerinden biri, “Haklarında şike ve teşvik primi iddiası bulunan kulüplere uygulanması muhtemel yaptırımların değiştirilip değiştirilmemesinin görüşülmesi ve karara bağlanması..” (55)

6222 no’lu yasa değişti, sıra geldi 58. Maddeye. 12 Temmuz’dan beri bas bas bağırılıyor, “futbolumuz zordaaaa, küme düşme olursa mahvoluruuuuuz, paralar azalıııııır.” Muhtemel yaptırımların değiştirilip değiştirilmemesi için Genel Kurul toplanıyor!

8 Ocak 2012. Meclis Başkanı Cemil Çiçek, “Bir ara çözüm bulunabilir. Kişiler suç işledi diye aile cezalandırılamaz. Takımlar da aile gibidir. Gerekli değişiklikler yapılmalı’ dedi. Çiçek, ‘Çok ağır hükümler var. Kişilerin yaptıklarında dolayı bütün bir camiayı cezalandırmak adalete sığmaz. Kişiler suç işledi diye aile cezalandırılamaz. Takımlar da aile gibidir. Gerekli değişiklikler yapılmalıdır” diye konuştu. (56)

Gözardı edilen veya unutulan bir demeçtır bu. Hatırlarsanız bazı kulüp yöneticileri 6 Ekim 2011 tarihinde Meclis Başkanı Cemil Çiçek’i ziyaret etmişti. Biz ise, “Ocak ayında Cemil Çiçek ne diyecek göreceksiniz” yazmıştık. Suat Kılıç’ın ardından Cemil Çiçek, “kişi ve kurum ayrılmalı” önerisini telafuz eden diğer siyasetçi oldu. Lütfen geri dönüp 25 ve 26 no’lu maddeleri okur musunuz. Futbolumuza bu kadar özerklik çok fazla!

9 Ocak 2012. Erdoğan Bayraktar Trabzon’un Türkiye’de çok önemli olduğunu belirterek “Trabzon gülerse Türkiye güler, Trabzon kalkınırsa Türkiye çok büyük mesaj verir. Şimdi bizim hakkımız olan Trabzonspor’umuzun kupasını almak için de çok ince ayar bir çalışma yapıyoruz. İnşallah hakkı olan Trabzonspor’umuzun kupasını da Trabzon’un müzesine getireceğiz. Allah bize inşallah bunu nasip edecek” diye konuştu. Gelen tepkiler üzerine Bakan Bayraktar bir açıklama daha yaparak “Benim ince ayar sözümün arkasında kimse bir şey aramasın” diye konuştu. “Trabzonspor haksızlığa uğramıştır. UEFA da Trabzonspor’u Şampiyonlar Ligi’ne aldığına göre daha fazla söze gerek yok. Orada zaten herşey açıktır. Benim ince ayar sözümün arkasında kimse bir şey aramasın. Hukuk var, kanun var, bunların uygulanması gerekiyor. Ben de bunu söyledim. Yazılı kurallar neyse onlar uygulansın dedim ben.” (57)

İnce ince Erdoğanca!!! Yanlış anlaşılmayacak kadar net ifadeler. Bayraktar 15 Ocak 2010 günü stad açılışında, şike mevzusunda birşeyler söylüyor ve sonra yanlış anlaşılmasın sözlerim diyor. İnce ayar yapıyoruz sözünün yasalar ne ise o olsun anlamına geldiğini iddia etmek cinas, teşbih gibi söz sanatlarına yapılan ayıptır. Soralım tekrar; “ince ayar bir çalışma” sözündeki ince çalışmanın neler olduğunu söyler misiniz Bayraktar Bey?

20 Ocak 2012. Nihat Özdemir, “Fenerbahçe’den yarım puan dahi kesilmesi, para cezası verilmesi veya UEFA’nın federasyona dikte ettiği hiçbir kararı kabul etmiyoruz” dedi. Fenerbahçe Kulübü olarak diyoruz ki; 58. madde değişmesin, virgülüne dokunulmasın. (58)

Tarih 21 Aralık 2011. Nihat Özdemir, “58. Madde değişmezse Türk futbolunun sonu olur. Ben bunu tüm kulüpler, Türk sporu için istiyorum.” Tarih 20 Ocak 2012. Nihat Özdemir, “Fenerbahçe Kulübü olarak diyoruz ki 58. madde değişmesin, virgülüne dokunulmasın. Nihat Bey Türk futbolunun geleceğini ve diğer kulüpleri düşünmeyi bırakmış, görünen o!

26 Ocak 2012. Nihat Özdemir, Genel Kurul’da “Biz TFF’yi bu işleri çözsün diye seçtik. Ama TFF topu başkalarına attı” dedi. Nihat Özdemir, ”Ne bugün yapılan olağanüstü genel kurulu gerekli görüyor ne de herhangi bir kararla yarım puanımızın dahi silinmesini kabul ediyoruz” dedi. Özdemir, “58′inci maddenin tartışılması ve bu toplantının yapılmasının tıpkı daha önceki kanun değişikliği gibi Fenerbahçe Spor Kulübü’ne mal edilmeye çalışıldığını ifade ederek, toplantı çıkışında burada verilecek kararın yine kendilerine mal edilmeye çalışılacağını, ancak bunu kesinlikle kabul etmediklerini vurguladı. Unutmayınız, bu soruşturma kapsamında bugün 8 kulüp, biz inanıyoruz ki bu sayının çok yakın bir zamanda 11-12 kulübe ve 93 kişiye ulaşacağını unutmayalım. Ayrıca, kararın play-off öncesi verilmesini ve bunun açıkça söylenmesini de doğru bulmuyoruz.”

Ali Koç, “TFF’nin güven tazelemesi ya da yeni bir yönetimin gelmesi gerekiyor” ifadesini kullandı. Fenerbahçe yöneticisi Cihan Kamer şunları dile getirdi: “Sayın Şenes Erzik, Türk futbolunu en iyi bilen kişisiniz. Artık sizin bu konuda bir taraf olmanız gerekiyor. Bizi UEFA nezdinde kurtarmanızı bekliyoruz. Adınızı tarihe altın harflerle yazdırma fırsatıdır. Bir kesim tarafından sürekli bir korku malzemesi olarak kullanılmaya çalışılan UEFA sopası, kesinlikle gerçek değildir. UEFA’nın Türkiye’ye ceza vereceği iddiaları basitçe dedikodudan öte bir şey değildir.” (59)

6222 no’lu yasanın ve 58. Maddenin değiştirilmesinin FB için değil Bakkal Hüseyin ve Kasap Abidin için olduğu belli! O kadar absürt ki, defalarca 8 takım küme düşerse futbol mahvolur aman haaa diyen adam çıkıp bu değiştirme talepleri bizim için değil ki diyor. FB üzerinden “Türk futbolunu kurtarma adına yapılan hukuki – maddi – siyasi – idari” eylemler elbette FB ile alakalı olmadığı gibi FB için değildir! Özdemir’den yeni öğrendiğimiz şey ise iddianamesi çıkmış, sportif soruşturması aylar önce başlamış şike soruşturmasındaki takım sayısının 11-12’ye kadar çıkacağı. Müneccim mi desek yoksa bir talep mi! Nereden biliyorsun Nihat Özdemir? Demirören ilerleyen günlerde, “11-12 yetmez Özdemir, 16 takımı PFDK’ya sevk edeceğiz” der gibi hareket ederek, herkesi bir torbaya dolduracak. Uluslararası basın mecburen, “Türkiye’de şike soruşturmasında 16 kulüp disipline sevk edildi” yazacak. Şikesavar gibisin Demirören, şike korkup kaçar senden asla ilişemez Türk futboluna!

Genel Kurul’da Demirören ile birlikte TFF başkan değişimi isteyen bir tek FB kulübü oldu. En doğal hakları. İşin asıl trajik yanı Cihan Kamer’in Şenez Erzik’ten talepleri. Bizi UEFA nezdinde kurtar adını tarihe yazalım ey Erzik! Siyasilerden talepler… Federasyondan talepler… Kulüplerden talepler… Erzik’ten talepler… Hepsi Türk futbolunun geleceği için! Valla kendim için bir şey istiyorsam namerdim!

26 Ocak 2012. Mehmet Ali Aydınlar’ın açıklaması şöyle: ” Buraya kaos için gelmedik. Ben cevap vermek istemezdim, ama bazı konulara açıklık getireceğim. Savunma hakkı kısıtlanmıyor. Kurullara baskı yapılması da söz konusu değil. Süre yeterli olursa diye bir şey dedim. Kurullarda değerli hukukçular var. Onlara baskı yapmak kimsenin haddine değil. Savunma süresi olarak PFDK 20 gün, Etik Kurulu ise 15 gün vermiş. Eğer bu süreler yeterli değilse ek süre talep edebilirler. Buna engel bir şey yok. El insaf… Masumiyetten bahsetmiyormuşum. Bundan bahsetmek için illa da ‘masumiyet karinesi’ demek mi gerekiyor? Karar yetkisi Disiplin Kurulları’nda. Fenerbahçe için ön yargım varmış.. Bu söz bana söyleniyor.. Sevgili Ali Koç yukarıda Allah var. Bir de bunu ben yapacağım? Yıllarca bu kulübe hizmet etmiş biri mi yapacak? (60)

Yoruma gerek yok. Mehmet Ali Aydınlar şike ile suçlananlarla ilgili ne karar verileceğine dair topladığı Genel Kurul’da ne demiş hatırlansın!

27 Ocak 2012. Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, avukatları aracılığıyla, Türkiye Futbol Federasyonu Genel Kurulu’na çağrıda bulundu. Yıldırım, “Fenerbahçe olarak puan silme düzenlemesinin tamamına karşıyız” dedi. 58. Madde’de herhangi bir değişiklik yapılmasına dair bir gündem olmamasına rağmen, bu madde içinde yer almayan puan silme getirilmeye ve bu şekilde bazı kulüpler kurtarılmaya çalışılmaktadır. (61)

Bir şeyi söylemek bazen en kolayı, onu yapmak ise en zorudur. Bakalım 58. Maddenin değiştirilmesine karşıyız diyenler zamanı gelince ne yapacak göreceğiz! Bir gizem var. Sislerin arasında bir çok düşman, onların hazırladığı komplolar… Asıl suçu onlar işlemiş. Herşey onları kurtarmak için yapılıyor. Gerçeği biz söyledik, süreçte öğrendiğimiz şeylerden biri 6222 no’lu yasanın, 58. Maddenin Bakkal Hüseyin, Kasap Abidin için değişmiş olduğu. Birileri birşeylerle suçlanıyor, yasalar değişiyor, suçlananlar o değişikliklerden yararlanıyor ama onlar için olmuyor o değişiklikler. Farzedelim 10 kişi gasp suçundan yargılansa ve gasp cezaları azaltılsa veya kaldırılsa, sen bundan yararlanıyorsan kimin için çıktığının ne önemi var? Siyaset – medya – federasyon – birçok kulüp el birliği etmişcesine yasaları değiştirmekten başlayarak kimin için uğraştı ve uğraşacak? Pragmatizm kendisini 30 Nisan sonrası öyle bir gösterecek ki, bekleyelim.

27 Ocak 2012. Ali Şen, bugün istifa sinyali veren Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar ile ilgili çarpıcı iddialarda bulundu. Fenerbahçe’nin eski başkanlarından Ali Şen, Genel Kurul’un ardından Fotospor’a yaptığı özel açıklamada ”Üç gün önce Mehmet Ali Aydınlar ile görüştüm. Kendisine ”Eğer bu kararı çıkartamazsan bırakmalısın” dedim.. Kendisi de bana ”Evet. Kesinlikle” dedi… Şimdi şu saatlerde toplanıp kararı açıklarlar.. Yönetim içinde göreve devam etmek isteyenler olabilir ama, Mehmet Ali Aydınlar için bu süreç bitmiştir… Federasyon başkanlığından istifa etmiştir” dedi… (62)

4 gün sonra gerçeğe dönüşecek. Hem de inanılmaz bir nedenle!!!

29 Ocak 2012. Demirören, ” Mehmet Ali Bey götürebilecekse götürsün. Götüremeyecekse başka birini bulalım” dedi. “Bu sezon her şartta tamamlanır. 58 ile ilgili düzenleme zaten federasyonun yetkisinde. Kullanabilir. Mesele Türk futbolunun nereye gideceği… Tek Fenerbahçe değil ki… Futbolumuzun rotasına bakalım. Suçlu suçsuz avına çıkmanın zamanı değil. En doğrusu, mahkeme sürecini beklemektir. İdeal olan bu. Mahkeme karar versin, boynumuz kıldan ince. Önce Türk futbolunu kurtaralım. Gerekirse 1-2 yıl fedakarlık yapalım. Mücadele yöntemini belirleriz. Genel kurulda karar alırız. Gerekirse hiçbirimiz Avrupa’ya gitmeyiz. (63)

En doğrusu mahkeme sürecini beklemektir diyen müthiş bir birikim ve vizyon ve ahlak sahibi Demirören’den inciler! Al buyur sana mahkeme kararları Demirören! Spor yargısının farklı oldğunu bilmediğini sanmıyoruz elbette. Eğer bir insan kürsüye çıkıp, “ama GS’da 8-0 kazanmıştı diyerek mukayese ediyorsa hem suçu itiraf ediyordur hem suç işliyordur. Yanlış olduğunu düşündüğünüz şeyleri mukayese etmezsiniz. Ederseniz sizin için aslolan yanlış değil, onu kimin yaptığıdır. Suçlu, suçsuz avına çıkmayalım dierken bizzat kürsüden ava çıkan, şike suçtur diyemeyip, gerekirse hiçbirimiz Avrupa’ya gitmeyelim diyerek herkesi bir torbaya doldurmasının altında yatan ahlakı tarif edecek kelime yoktur. Hatırlayın! Demirören değil miydi 7 Eylül 2011 tarihinde ( 1. Bölüm no 25 ) o zamanki adıyla 55. Maddenin değiştirilmesini istediğimizi TFF’ye bildireceğiz diyen? Bu nasıl bir ahlak anlayışıdır ki şike soruşturması başladıktan sonra kulüpleri kurtarmak için yasalar değiştirilmek isteniyor! Ve sonra herşey Türk futbolu için oluyor. Hadi ordan! O yasaları değiştirme çabaları da yetmeyecek. İleride okuyacağız. Türk futbolu, onu elinde oyuncak edenler ve peşlerine takılanları olmazsa, bu düzen değişirse kurtulur. Biriniz bile, dilleriniz lal olmuşcasına, “şike suçtur, ahlaksızlıktır, futbolu mahvediyor” diyemediniz ama kahramansınız!

30 Ocak 2012. Kısmet Erkiner, “Şimdi burada Türkiye Futbol Federasyonu, Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nden men edilmesi kararını UEFA’nın baskısıyla aldığını iddia ediyor. Şimdi elimde, Fenerbahçe’nin açmış olduğu davada UEFA’nın CAS’a vermiş olduğu savunma var. Bu savunmanın 6.3 paragrafında diyor ki UEFA ‘Şayet TFF elinde bulunan delillerden tatmin olmaz ve kulüp yetkililerinin şike yaptığı konusunda bir karara varamazsa, UEFA’ya kulübü Şampiyonlar Ligi’nden çekmenin erken bir karar olduğunu söyleme yetkisindedir. TFF bu savunmayla bize Fenerbahçe’yi ihraç edeceğini bildirmeseydi biz onu oynatırdık.’ Çünkü devamında TFF bu kararında dürüst olsaydı veya bu kanaatte olmasını gerektirecek gerekçeleri gösterseydi kendisine karşı yapılacak olan herhangi bir disiplin girişiminde bulunulması yani UEFA’nın bu yola gitmesi halinde sağlam bir savunması olurdu. UEFA burada da şunu demek istiyor… ‘TFF bana (Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nden ihracı için elimizde bulgu yoktur, erkendir) deseydi biz kendilerini oynatırdık.’ Bana göre Türkiye’de bir bilgi kirliliği var bunu özellikle vurgulamak istiyorum. Halihazırda TFF bulguları incelemiş ve Fenerbahçe’nin ihraç etmenin uygun olacağına karar vermiştir.” “UEFA, TFF’nin Fenerbahçe’yi Avrupa’dan erken ment ettiğini düşünüyor” şeklinde “bomba” bir açıklama yapan Kısmet Erkiner ayrıca “Türkiye’nin Avrupa Kupaları’ndan 8 yıl men cezası alması söz konusu değil. TFF, UEFA’nın bu blöfünü göremedi” dedi. (64)

Tarih 30 Ocak 2012. Kısmet Erkiner kamuoyuna UEFA’nın CAS’a vermiş olduğu savunmayı okuyor. Kısmet Erkiner burada yorum yapmış yapmamış, belgelerde ne yazıyor konusu bir yana, ileride tartışacağız, önemli bir şey var. Lütfen, girişi tekrar okuyun: Kısmet Erkiner, “Şimdi burada Türkiye Futbol Federasyonu, Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nden men edilmesi kararını UEFA’nın baskısıyla aldığını iddia ediyor. Şimdi elimde, Fenerbahçe’nin açmış olduğu davada UEFA’nın CAS’a vermiş olduğu savunma var…”

31 Ocak 2012. Mehmet Ali Aydınlar, dünkü TFF Yönetim Kurulu toplantısında, Spor Toto Süper Lig’de yer alan 17 kulübün ısrarları, talepleri ve kamuoyundan gelen yoğun destek mesajları ile futboldaki kaos ortamının daha da derinleşmemesi için yönetime devam kararı aldıklarını hatırlatarak, “Ancak aynı gün akşamında, bazı spor programlarındaki yorumcuların, şahsıma hakarete varan söylemlerinin dozunu arttırarak seviyesiz saldırıları, devam etmem konusunda yeniden düşünmeye sevk etti” dedi. Bir haber programında CAS hakimi Av. Kısmet Erkiner’in açıklamalarını da hayretler içerisinde izlediğini anlatan Aydınlar, “Derhal bu açıklamaların doğruluğunu araştırdım ve ilgili raporun maalesef federasyonumuza 6 Eylül ve 3 Kasım tarihlerinde ulaştığını bugün öğrendim. Böylece Sayın Erkiner’in ifadelerinin doğruluğunu tespit etmiş oldum. Kendisine uyarıları nedeniyle teşekkür ederim. UEFA yetkililerinin bize karşı farklı, CAS’ta farklı tavır almaları, UEFA gibi Avrupa futbolunun çatı örgütü olan bir kuruluşun yapmış olduğu uygulamanın, içinde bulunduğumuz ortamın ne kadar güvensiz ve samimiyetsiz olduğunu gösterdi” ifadelerini kullandı. (65)

Aydınlar bir gün sonra Kısmet Erkiner’in açıklamalarını hayretle dinlediğini söyleyerek Erkiner’in TV’de bahsettiği 2 belgeyi yeni öğrenmiş oluyor ve sonrasında Erkiner’e teşekkür ediyor. Ardından istifa ediyor.

1 Şubat 2012. Mehmet Ali Aydınlar’ın istifasını hayretle karşıladığını belirten Kısmet Erkiner, “Aydınlar’ın istifasını şaşkınlıkla karşılıyorum. Gerçekten bu konunun Başkan tarafından bilinmemesi beni çok şaşırttı. Kamuoyunu doğrular konusunda aydınlatmak isterken, Mehmet Ali Aydınlar’ı da aydınlattım. “Belgenin eline ne zaman geçtiğini hatırlamadığını söyleyen Erkiner, “Tarih veremeyeceğim, çünkü hatırlamıyorum. Tabii ki birtakım olayları yakınen takip ediyorum. Ben bunu CAS Hakimi olarak değil Spor Hukuku Enstitüsü Başkanı olarak ekibimle beraber takip ediyorum.” diye konuştu. (66)

Burası çok önemli. Şike sürecinin en büyük ortaoyunlarından birini okuyacaksınız birazdan. Kısmet Erkiner, “Aydınlar’ın istifasını şaşkınlıkla karşılıyorum. Gerçekten bu konunun Başkan tarafından bilinmemesi beni çok şaşırttı. Kamuoyunu doğrular konusunda aydınlatmak isterken, Mehmet Ali Aydınlar’ı da aydınlattım” diyor. İnsanlara yalan söylemek dışında yapılacak en büyük hakaret onları gerizekalı yerine koymaktır. Belgeler eline ne zaman geçmiş hatırlamıyormuş Kısmet Erkiner. Bireysel değil Spor Hukuku Enstitü başkanı olarak ekibiyle yakınen takip ediyormuş. FB’nin CAS davasındaki avukatı Emin Özkurt aynı zamanda Spor Hukuku Enstitüsü YK üyesi ve Erkiner’in öğrencisi. Hem ekibimle beraber takip ediyorum demek hem de elime ne zaman geçti belgeler bilmiyorum demek başlı başına tutarsızlık. FB kulübü yönetimi 29 Kasım 2011 tarihinde, yani Erkiner’in açıklamalarından 2 ay önce Emin Özkurt’un da yer aldığı basın toplantısı düzenler. (67) O toplantı şöyle başlar: “Profesyonel Futbol Takımımızın Şampiyonlar Ligi’nden men edilmesini sağlayan ifadeler, CAS’ta devam eden davamızdaki resmi raporlar ve UEFA’nın resmi savunmasından yapılan alıntılarla ile kamuoyuna açıklandı. Ne tuhaf! Meğerse 2 ay önce tartışılmış ama hafızalardan silinmiş!

O toplantıya cevap olarak bir gün sonra 30 Kasım 2011 tarihinde TFF yönetimi Aydınlar önderliğinde basın toplantısı düzenler. (68) 6 Eylül 2011’de CAS’a yazılan dilekçeyi, 21 Kasım’da UEFA’ya yazılan itiraz mektubunu okuyabilirsiniz linki açarsanız. 3 Kasım’da gelmiş meğerse dediği rapor için ise toplantıda 18 Kasım’da geldi, ilk iş günü cevap yazdık diyor.

Erkiner’in 29-30 Kasım 2011 tarihinde TFF ve FB arasında kamuoyuna yansıyan ŞL tartışmalarını, o haftalarda Merkür’de ise bilmemesi mümkün! Kısmet Erkiner’e soralım: TFF ve FB arasında 29 – 30 Kasım 2011 tarihlerinde yapılan ŞL tartışmasını 2 ay sonra yeni birşeymiş ve kamuoyu habersizmiş gibi anlatmanızın sebebi nedir? Herkesin hafızası sabun köpüğü gibi dağılmıyor Erkiner Bey! Ayıp oluyor diyeceğiz ama ayıbın adı kayıp, biz Erkiner’den daha ne inciler göreceğiz.
Kısmet Erkiner, kamuoyunu yanıltıyorlar derken kendisi ortaoyunun bir parçası olarak zaten aylar önce tartışılan bir şeyi yeniymiş gibi kamuoyuna sunmaktan geri durmuyor. Aydınlar 30 Kasım’da düzenlediği toplantıda olan herşeyi 2 ay geçince unutuyor! Kısmet Erkiner’in TV’den yaptığı açıklamalarla öğreniyor! Sonra istifa ediyor. İstifa sonrası U-dönüşü yapıyor, bu sefer Erkiner’i suçluyor vs… Aydınlar’dan Demirören’e uzanacak sürecin başlangıcı Kısmet Erkiner’in açıklamalarıdır. Bu konu bitmedi. Şimdi sazı Erkiner’in diğer öğrencisi müthiş hukukçu! Engin Tuzcuoğlu’na bırakalım.

4 Şubat 2012. Spor Hukuku Enstitüsü’nde Kısmet Erkiner’le birlikte Yönetim Kurulu üyeliği yapan Avukat Engin Tuzcuoğlu ile konuştuk. Kısmet Erkiner, “Türkiye’de herhangi bir maçla ilgili şike kararı verilirken gözlemci ve hakem raporları incelenir, maçlar yeniden seyredilir, şike teşebbüsü olsa bile bunlar sahaya yansıdı mı yansımadı mı buna bakılır” demişti.

Ama biz şike davasında binlerce sayfalık tape’ler olduğunu biliyoruz. Bu durumda, bu tape’ler de şike teşebbüsleri olsa dahi, böyle bir içtihat olduğu için Fenerbahçe, “şike sahaya yansımadı” denilerek küme düşürülmeyebilir mi?

Tabi ki olabilir. Kısmet Hocam Spor Hukuku Enstitüsü’nün başkanıdır, ben de yönetim ve yönetme kurulu üyesiyim. Şike ve teşvik eyleminin ikili bir yanı var. Yani sırf “sahaya yansıdı” diye de düşünemezsiniz. Şike ve teşvik eylemi kulüp açısından bir bütündür. Kulübü mesul tutabilmek için hem idareciler, temsilde yetkili kişiler bunu yapacak hem de sahaya yansımış olacak. Ve ancak kulüp kendi lehine menfaat irtibatı sağlandığı anda, küme düşmeyle karşı karşıya kalması lazım. Bu ikisi bir araya gelmeden zaten kulüple ilgili siz karar veremezsiniz. Örnekleri de var bunun… (69)

Engin Tuzcuoğlu’nun hocası Erkiner 26 Şubat 2012’de bu konuda açıklama yapacak orada ayrıntılı yazacağız. Saha dışındaki her türlü mafya ilişkisini, kurumları el altından yönetmeyi, tehditleri, rüşvetleri, para vaatlerini görmezden gelerek saha içinde raporla, maç izleyerek şike aramak Türkiye’ye mahsus. Tuzcuoğlu’na soralım. Herhangi bir Avrupa ülkesinin Disiplin talimatında veya bir kurumun kararında; sahaya yansımış veya yansımamış şike mantığı var mıdır? Örnekleri var diyor, tek 1 tane göstersin kafi. Tuzcuoğlu ilerleyen günlerde TFF Tahkim Kurulu başkanı olacak. Erkiner ile birlikte 15 Eylül 2011’de şike davasına mütalaa veren ve o gün taraf olan Engin Tuzcuoğlu’na şunu da soralım: Kulübü mesul tutabilmek için idareciler şike – teşvik eyleminde bulunacak diyen kendisi acaba TFF Yönetimi, Etik Kurulu, PFDK ve nihayetinde başkanı olduğun Tahkim Kurulu idareci ve kurum ayırırken niçin karşı çıkmadı? Gözleri mi bağlıydı? Ağzı mı kapalıydı? Kafasını kuma mı gömmüştü? Kişi ve kurum ayırmak her türlü hukuk sistemini yerle yeksan etmek ise nasıl hiç çekinmeden ileriki günlerde yöneticileri kulüplerden soyutlayan kararların altına imza attı bu hukukçular! Kendisiyle çelişen insanlara ne denir? Tahkim’in kararlarını, Etik Kurulu’nunun kişiyi kulüpten nasıl ayırdığını ve PFDK’nın şikeyi nasıl tanımladığını zamanla göreceğiz. Şike sürecinin bir yıldızı Demirören ise, diğeri kesinlikle Kısmet Erkiner ve “Spor Hukuku Enstitüsü.”

9 Şubat 2012. Mehmet Ali Birand’ın sorularını yanıtlayan Aydınlar, “Soruşturmayı yürüten savcı ile görüşme yaptım. Kulüplerle konuştum, durum vahim dedim. Durum hala da vahim. Bu kadar vahim olmasa bu kadar insan tutuklu olur mu? 70 klasör tape var. Bunları ben yazmadım. Soruşturma, iddianame var. Mahkemenin bunu kabul etmesi var. Sayın Nihat Özdemir ile Ali Koç Türkiye Futbol Federasyonu’na geldi. Ben onlara, ‘Etik Kurulu raporunu ben inceledim. Fenerbahçe’nin bu sene Şampiyonlar Ligi’ne gitmemesi menfaatine. Giderseniz çünkü Fenerbahçe çok daha büyük cezalarla muhattap olabilir’ dedim. Kendileri de teşekkür etti. Bize yazdıkları yazıda Fenerbahçe kendisi çekilsin, eğer çekilmezse siz göndermeyin, yoksa soruşturma başlatırız diyor. Rıdvan ile bir görüşme yapmıştım. O konuşmada aynen şunları söylemiştir, ‘Başkanım Siz Fenerbahçeyi Şampiyonlar Ligi’ne göndermediğinizde çok eleştirmiştim, siz haklıymışsınız. Özür dilerim.’ Ben de ona, ‘Rıdvan sen benden daha çok özür dileyeceksin’ dedim” şeklinde konuştu. 58. maddeye göre ne yaparsanız yapın herkes küme düşürelecek. Biz bunu değiştirmek için hazırlıkları yaptık. UEFA ise bu soruşturma bitmeden bunu değiştiremezsiniz dedi. Soruşturma bitsin ondan sonra değiştirin dedi. Ben de çıkıp ben burada başkanken bu değişmeyecek dedim ve değişmedi. UEFA’ya biz kulüpleri küme düşürmek istemiyoruz dedik. Infantino ile toplantı yaptık. Verilmesi uygun görülen cezaları söyledi. İyi bir çözüm dedim. Genel Kurulu toplantıya çağırdık. Şenes Bey’e teşekkür ediyorum. Sürekli yardımcı oldu. Çok saygın bir isim UEFA’da. Platini’ye teşekkür ediyorum, çözüm için yanımızda olmaya çalıştılar. (70)

Asıl idealim Fenerbahçe Başkanı olmak idi; TFF Başkanı olmak değil. Evet; Fenerbahçe’yi düşüren başkan olmak istemedim. Tam 15 Süper Lig kulübü 58′inci maddenin değişmesi için yazı gönderdi. Galatasaray, Orduspor ve Bursaspor yollamadı. Şampiyonlar Ligi kura çekiminden önce Infantino’nun bana gönderdiği mektubu Nihat Özdemir ve Ali Koç’a gösterdim. Bana ‘Haklısınız. Gitmeyelim’ dediler. Ne zaman Trabzonspor Fenerbahçe’nin yerine alındı, o zaman kıyameti kopardılar. FIFA da devreye girecek… (70)

Birinci bölümde, “ilerleyen günlerde durum vahim dediğini Aydınlar bizzat kendisi söyleyecek” demiştik. Aydınlar – Koç – Özdemir arasında sürüp giden açıklamalar, iddialar, tekzipler burdada devam ediyor. Aydınlar’ı hatırlayalım: Kişi ve kurum karıştırılmamalı… 58. değişsin demedim kişi ve kurum karıştırılmamalı dedim…58. maddeyi bende yanlış buluyorum, kategorilendirilmeli… 58. Maddeyi değiştirmek için hazırlık yaptık… UEFA’ya takımları küme düşürmek istemiyoruz dedik… FB’yi düşüren başkan olmak istemedim. Nasıl! UEFA’nın “sıfır tolerans” lafının bir balon olabileceğini görmemizi sağlayan Aydınlar’ın açıklaması değil, bizzat hatırlayalım diye yazdıklarımız olurken izlemekle yetinmesidir. Şike, teşvik bir çeşit adi suçtur ve ondan daha büyük suç olan tek şey üzerini örtmeye çalışmak, legalleştirmektir. 58. Maddenn değişmesi için Galatasaray, Orduspor, Bursaspor yazı göndermedi diyor Aydınlar, bakalım değişirken ne olacak?

10 Şubat 2012. CAS Hakemi Kısmet Erkiner, Aydınlar’ın “Söyledikleri doğru değil, yorum yapıyor” değerlendirmesiyle ilgili olarak, “Son derece komik. Metnin orjinali gazetelerde yayınlandı. Ben sadece tercümesini yaptım. Tek kelime hata çıkarsa özür dileyeceğim. Aydınlar sabah ‘kara’ dediğine akşam ‘ak’ diyor. Tercüme etme bilgisine sahip değil. Zaten dil bilmediğini daha önce açık şekilde söyledi” diye konuştu. (71)

Metnin orjinali gazetelerde yayınlanmadı. Sayfalarca ingilizce metni hangi ulusal gazete, nerede yayınlanmış buyursun söylesin Kısmet Erkiner. Aydınlar ile birlikte güzel bir gösteri izlettiler bizlere. Aydınlar’ın istifa ettikten sonra; “Erkiner yorum yapıyormuş” tadındaki açıklamaları da ayrı bir trajedi. Bugün ak dediğine dün kara demede birbirleriyle yarışırlarsa sonuç ne olur bilmiyoruz. Aydınlar, “kişi ve kurum karıştırılmamalı”, Kısmet Erkiner ve öğrencileri, “şike sahaya yansımış mı bakmalı, maçları izlemeli” fikrini kazandırdı futbola! İnsanlar sadece söylediklerinden değil söylemeklerinden, yaptıklarından değil yapmadıklarından da sorumludur. Erkiner, kişinin kurumdan ayrılamayacağını gayet bilir. Etik Kurulu – PFDK – öğrencisi Engin Tuzcuoğlu’nun başkanı olduğu Tahkim Kurulu, sahaya yansımamış şike mantığı eşliğinde kulüp yöneticilerine ceza verip kulüpleri ayırırken ağzını bile açmayacak, tüm olanları izlemekle yetinecek. 58. Madde değişirken yaptığı gibi, susacak. Susmak onaylamaktır! 5 yaşındaki çocuğa şike sahaya yansımış mı ne demek diye sorduğunuzda size; saha dışında şike varmış, orada bir takım doğru olmayan işler olmuş ki… der. Ama onlar saha dışında yaşanan her türlü gayriahlaki işi, bir nevi saha içine hazırlık “işleri”ni görmezden geldiler. Erkiner’in ve Tuzcuoğlu’nun maceraları bitmedi.

10 Şubat 2012. Kulüpler Birliği’nde ortaya atılan “Futbol Federasyonu Başkanı ol” önerisine sıcak bakan Demirören’in bu konuda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın görüşünü alacağı bildirildi. Beşiktaş Başkanı’nın önümüzdeki hafta için görüşeceği Erdoğan’ın onay vermesi durumunda 27 Şubat’ta yapılacak Olağanüstü Genel Kurul’da aday olacağı öğrenildi. (72)

Bizim görüşümüzü alacak değil ya, tabii ki özerk futbolun mevcudiyetini korumak için siyasetçilerden görüş alacak! “Başbakan bana kimin federasyon başkanı olmasını istersin diye sordu, bende …. dedim. Benim söylemediğim adam ne başkan olur ne bilmem ne olur onu bilin yani” diyen biri vardı, Demirören keşke görüş almak için onu da ziyaret etseydi! Belki de etmiştir kimbilir???

12 Şubat 2012. NTV’deki programında Rıdvan Dilmen, “Benim tavrım net. F.Bahçe dahil kim şike yaptıysa kesinlikle düşürülmeli. Dün söyledim bugün de söylüyorum. Yöneticiler de karışmışsa Fenerbahçe kulübünde olmamalılar. Ben Ağustos veya Eylül’de özür dilemedim 3 Ocak’ta diledim. ‘Bir daha Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligine girme şansı yok. Çok haklıymışsınız’ demedim” diye konuştu. Rıdvan Dilmen, F.Bahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman ile TFF eski Başkanı Mehmet Ali Aydınlar arasında geçen diyalogları da aktardı. Aydınlar’ın “Avrupa Kupaları’nda önümüzdeki sene yerinizi alacaksınız” diyerek söze girdiğini ve Kocaman’ın “Cezamız bitti mi?” sorusunu yönelttiğini belirten Mehmet Ali Bey, Aykut’un bu sorusu üzerine “Bitti ama medya bunu yayınlarsa ben yalanlayacağım. UEFA da yalanlayacak. Biz böyle anlaştık” yanıtını verdi. Ancak Aydınlar’ın “Ama eksi puan vereceğiz Play-off’a girmeden önce puanınız silinecek. Çünkü yöneticileriniz şike yapmış” demesi, ortamı bir anda değiştirdi. Aykut Kocaman da, “Biz aylardır boynumuzda ilmikle dolaşıyoruz. Eğer yöneticilerimiz şike yaptıysa, o zaman bizi düşürün” yanıtını verdi. (73)

Rıdvan’ın tavrı hep nettir, ondan şüphemiz yok, sorun o netliğin aradan zaman geçince isme, mekana, formaya göre değişmesi. Demirel’in, “dün dündür, bugün bugündür” sözü gibi… Ben öyle bir şey demedim de diyebiliyor ara sıra! Şike yaptıysak küme düşürün bizi diyen Aykut Kocaman’da ilerleyen günlerde radara yakalandıklarından dem vuruyordu. Herkes birşeyler diyor, iş yapmaya gelince bahane hiç bitmiyor.

UEFA ile anlaştık! Medyaya yansırsa hem UEFA hem biz yalanlayacağız! Çünkü yöneticileriniz şike yapmış! Alkışlayan ve susan herkes yaşananların diğer ortağıdır.

Bu devran, bu oyun, bu ülke, herşey sizin!

Kaynaklar:

(55) http://www.tff.org/default.aspx?pageID=285&ftxtID=14241
(56) http://spor.internethaber.com/spor/diger-haberler/cemil-cicekten-sike-formulu-108065.html
(57) http://www.cnnturk.com/2012/spor/futbol/01/09/trabzonun.kupasi.icin.ince.ayar.yapiyoruz/644006.0/index.html
(58) http://www.htspor.com/futbol/haber/707958-fenerbahce-bombaladi-58-madde-degismesin
(59) http://www.htspor.com/futbol/haber/709823-tffye-guvenmiyoruz
(60) http://spor.mynet.com/haber/aydinlardan-istifa-sinyali/45541
(61) http://www.ntvspor.net/haber/spor-toto-super-lig/57378/aziz-yildirimdan-tff-genel-kuruluna-cagri
(62) http://spor.internethaber.com/spor/super-lig/istifa-kararini-ali-sen-acikladi-110860.html
(63) http://www.internethaber.com/uefa-yildirim-demiroren-besiktas-fenerbahce-tff-mehmet-ali-aydinlar–397992h.htm
(64) http://www.htspor.com/futbol/haber/711203-haberturk-tvdeki-program-aydinlari-istifaya-goturdu
(65) http://spor.milliyet.com.tr/aydinlar-neden-istifa-etti-/spor/spordetay/31.01.2012/1496312/default.htm
(66) http://spor.haberturk.com/futbol/haber/711678-o-belgeyi-neden-simdi-acikladi
(67) http://www.fenerbahce.org.tr/fb2008/detay.asp?ContentID=26848
(68) http://www.tff.org/default.aspx?pageID=285&ftxtID=14010
(69) http://www.on5yirmi5.com/genc/haber.77663/castaki-davada-aslinda-ne-oldu.html
(70)http://www.cnnturk.com/2012/spor/02/09/mehmet.ali.aydinlarin.aciklamalarinin.tamami/648486.0/index.html
http://www.sabah.com.tr/SabahSpor/SagWidget/2012/02/10/karari-verdirtirler
(71) http://spor.haberturk.com/futbol/haber/714454-aydinlara-sert-yanit
(72) http://www.dha.com.tr/basbakan-onay-verirse-adayligini-ilan-edecek_270092.html
(73) http://www.htspor.com/futbol/haber/715021-yoneticileriniz-sike-yapmis http://www.youtube.com/watch?v=yrfNsvSdM2E

 

14 Şubat 2012. Şike davası başladı. Yıldırım, “Şikeymiş ne şikesi. Şike filan yok. Memleket elden gidiyor, şike konuşuluyor” diye seslendi. (74)

Şike davasına dair ileride söyleceklerimiz olacak. Biz şimdilik memleket elden gitmesin diye yorum yapmıyoruz!

19 Şubat 2012. İddialara göre Suat Kılıç kulüp başkanlarıyla tek tek görüşerek, “tek bir isim” etrafında toplanmalarını istedi. Kulüpler de Kılıç’a, “Yıldırım Demirören” adını verdi ve Beşiktaş Başkanı’nın tek aday olarak seçime girmesini istediğini ifade etti. Sadece Galatasaray buna karşı çıkarak, Yıldırım Demirören ismine muhalefet ettiklerini belirtti. Beşiktaş Başkanı Demirören, Erdoğan’a ziyarette bulundu. Yaklaşık 20 dakika süren görüşmede Yıldırım Demirören, bu işi yapabileceğini vurguladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da kulüplerin isteğini ve Demirören’in kararlılığını görerek, adaylığa olumlu baktığını dile getirdi. (75)

Yorumsuz!!! Özerk futbol. Siyaset olarak dışındayız bizzzz!

20 Şubat 2012. Süper Lig kulüplerinin yanı sıra önceki gün görüştüğü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın desteğini alan Demirören dün akşam bazı kulüplerin başkanlarıyla evinde bir araya gelerek görüş alışverişinde bulundu.(76)

Özerk futbol. Öz-erk-li futbol. Özel-erk-li futbol. Kişilere öz-erk-li futbol. Kişilere özel-erk-li futbol.

21 Şubat 2012. Aziz Yıldırım savunmasında özetle şunları söyledi: “Zekeriya Öz beni uyarmalıydı suç işliyorduysam. Öz ile samimiyetim bunu gerektiriyordu. “Bizimle ilişki kurmak örgüt üyeliğiyse; savcılar Zekeriya Öz, Mehmet Berk ve Fikret Seçen ile Emniyet Müdürü Nazm Ardıç da aramızda olurdu. Hakim, “Bunun savunmayla ilgisi yok” dedi. Aziz Yıldırım ise “Benimle gezeceksin, yemek yiyeceksin, gelip sarılacaksın, sonra beni içeri alacaksın” dedi.

Aziz Yıldırım, 7 Kasım 2000 yılındaki Galatasaray – Strum Graz Şampiyonlar Ligi D Grubu maçından görüntülerini salonda izletti. Duruşmada Galatasaray-Strum Graz maçı izlenirken; Aziz Yıldırım, “Şike futbolcularla yapılır” dedi. Galatasaray için bir gelenek olmuş… Ama biz burada transfer şikesiyle suçlanıyoruz.” Galatasaray sözleşmesi devam eden oyuncuları ayartıyor, kimsenin sesi çıkmıyor. Bize dolandırıcılıkla suçlanırken; Mehmet Berk, Denizli olayında görevsizlik verdi. Can Çobanoğlu, Ali İpek ve Galatasaraylılar konuşmalı. Bugün adaletin bekçiliğini yapanlar, şikeyi Türkiye’ye getirenlerdir. Malatya’ya Doğan gönderen, Ankaragücü’nü 8-0 yenen, Denizli’ye teşvik gönderenler adaletin bekçileri oldular. Denizli maçından önce neler olduğunu Ali İpek, Yusuf Şimşek ve Galatasaraylılar anlatsın. Devlet Türk Telekom Arena’ya 600 Milyon TL harcadı, ülkeye faydalı diye sustuk.” Fenerbahçe’nin hiçbir kongresinde olay olmamıştır. Ama Galatasaray kongresi? Hasip Kaplan, TBMM’de bardak kırdı.

Emniyet 19 maçta şike var diye açıklama yaptı, iddianamede 13 maça yer verildi. 6 maç buhar oldu, uçtu. 58. madde değişemez, değişmemelidir. Fenerbahçe’ye cebinden 30 milyon dolar veren adama ‘çıkar amaçlı suç örgütü lideri’ denemez. Deniyorsa amaçları başkadır. Benim tapelerimde bir hakem adı veya hakem lafı geçiyorsa tüm suçlamaları kabul ediyorum. Mehmet Ali Aydınlar avukatını bana gönderdi ve Fenerbahçe’yi küme düşürmeyeceğini söyledi. Mehmet Ali Aydınlar kamera karşısına geçerek ligin planlandığı gibi başlayacağını söyledi.

“Bilyoner’i kapattığımız ve iddaa olayına girdiğimiz söylendi. Oysa Bilyoner, şampiyon olursak futbolcuları götüreceğimiz gece kulübüydü. Bu FIBA, Basketbol Federasyonu değil, FIBA dediğimiz banka. Her şeyi karma karışık ettiler.

6222 sayılı yasa değişikliği sırasında ‘kişiye özel’ deyip veto eden sayın Cumhurbaşkanı, MİT yasasını hemen onadı. Yıldırım, dünyanın hiçbir yerinde şike ve teşvikten yatan kimsenin olmadığını söyledi. Bu kanunun çıkması için her türlü desteği verdiğini söyleyen Yıldırım, “Bu kanunun çıkması için çaba harcayan Recep Tayip Erdoğan’a CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye ve diğer milletvekillerine teşekkür ediyorum” dedi. (77)

İddianamenin okunma faslı bittikten sonraki davanın ilk gününde Aziz Yıldırım’ın söylediklerinden örnekler… Galatasaray ile ilgili söyledikleri bu yazı dizisinin konusu değil. Hatırlanması için astık. Onu ayrı bir yazıda konuşacağız. “Benimle gezip yiyenler sonra beni içeri alıyorlar” herkese nasip olmayacak bir mantık! Misal Polis arkadaşınız var sizi hırsızlık yaparken yakalıyor ve siz diyorsunuz ki, “benimle arkadaşlık yapan…” Keşke savcı beni uyarsaydı, samimiyetimiz bunu gerektiriyordu” sözünde kaç tane yanlış var bulmak okuyuculara kalsın. Davanın ilerleyen günlerinde “samimi olduğumuz savcı” tanımlaması “Galatasaraylı savcı”ya dönüşecek. Yazı dizisinin başında, “ilerleyen günlerde bazıları 19 maçta şike yaptığımızı söylediler hani nerede 19 maç diyecekler göreceksiniz” demiştik ve Emniyet’in o konuya dair açıklamasını vermiştik (1. Bölüm no 3 ). İlk Aziz Yıldırım’a nasip oldu! Emniyet’in açıklamasını eleştirmek ayrı birşeydir, ki bizce de o açıklama doğru değildir, onların açıklamasını çarpıtmak apayrı bir şey! Bilyoner ve FIBA iddianamedeki yanlışlardan. Aydınlar avukatını göndererek FB’yi küme düşürmeyeceğini söyledi iddiası için yorum yapmaya gerek yok, zaten Aydınlar 12 Temmuz 2011 gününden itibaren kafasındakileri kamuyouna aktarmaya başlamıştı. Gül için yapılan 2 konuda 2 farklı karar eleştirisi doğru. Sonra onayladığını es geçmeylim. 6222 no’lu yasa değişince başbakandan başlayarak siyasi partilere teşekkür etmek paha biçilemez. Şu olsun istifa ederim, köprüden atlarım, şunu ederim denilmesini çok gördük. Tapelerimde bir hakem adı veya hakem lafı geçiyorsa tüm suçlamaları kabul ediyorum diyen Aziz Yıldırım’a tapelerde Beşiktaş maçı için Cüneyt Çakır, Kayseri maçı için Fırat Aydınus ile ilgili söylediklerini hatırlatsak istifa eder mi? Aylık 30 bin lira gelir beyan eden insanın 30 milyon dolar harcamasının mümkünlüğünü de matematikçiler hesaplasın. Bizim kongremizde olay yok ama Galatasaray’da öyle mi! Hasip Kaplan bardak kırdı… bunlar ne yahu?

22 Şubat 2012. Başkan adaylığını açıklayan Yıldırım Demirören konuşmalarında UEFA’yı ikna etmekten söz ediyor. UEFA ile yapılacak yeni görüşmelerde şikenin sahaya yansımadığı anlatılacak. Bu bakımdan Türk takımları temizdir. Onları cezalandırmak doğru değildir denilecek. Aynı zamanda, yargının hızla karar almak için çalıştığı gösterilecek. Şike sahaya yansımadı. Ama Türk yargısı şikeye karışanlar varsa onlara gerekli cezaları verecek denilecek. Böylece sahada Türk futbolunun temiz kaldığına, şahıslara ise suçlu oldukları taktirde ceza verileceğine UEFA ikna edilecek. Bunun için de Türk futbolunun Türkiye ve Avrupa için önemi vurgulanacak. Bu pazarlık için en uygun tarih de belli. Mart ayında İstanbul’da yapılacak olan UEFA Kongresi. O kongreye Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da katılıcak ve bir açılış konuşması yapacak. Eğer UEFA bu çözüm yolunu kabul etmez takımlarımızı cezalandırma yoluna girerse, işte o zaman UEFA’ya direniş göze alınacak. (78)

Hatırlatalım. Şikenin sahaya yansımadığı fikrini 6222 no’lu yasada değişiklik çalışmaları esnasında bazı futbol yöneticileri ortaya atmıştı. Engin Tuzcuoğlu’ndan sonra Demirören bu fikrin ete kemiğe bürünen ikinci kişisi. Ortada çuvala sığmayacak bir durum vardır, herkes farkındadır ve birçok kişi ve kurum ortada mızrak yok ki oyunu oynar halka. Karar çoktan verilmiş! Kişi ve kurum ayralım derken, küme düşme olursa futbolumuz şöker diye haykırırken, 6222 no’lu yasa ve sonrasında 58. Madde değiştirilirken, şike sahaya yansımış mı diyerek şikeölçer aleti icat edilirken ve yansıtmazken, tüm bunların arkasında siyaset – kulüpler birliği – federasyon – medya – hukukçular olurken, kararlar bunlar yapıldıktan sonra açıklanıyorsa niçin sportif yargı yapıldı ki? 30 Nisan’da açıklanacak kararların ne olacağı 22 Şubat tarihinde zaten belliydi. Kişi ve kurum ayrılsın siyasetçiler ve futbol idarecileri, federasyon mensupları tarafından önerilirken de belliydi. Bu konuya geleceğiz, buradaki ilginç not Demirören tarafından Başbakanın UEFA kongresine katılacağı ve bir konuşma yapacağının vurgulanması ve eğer çözüm yolunu UEFA kabul etmezse direnileceği…

24 Şubat 2012. Futbol Federasyonu’nun disiplin cezası davasına bir an önce başlamısı gerektiğini ifade eden Erkiner, “Bu disiplin davasının bir an önce başlaması gerekiyor. Disiplin davasının ceza davasından bağımsız olarak sonuçlandırılması gerekiyor. Bekletilmemesi lazım. Spor hukuku ile devletin hukuku farklıdır.” diye konuştu. Erkiner, “Kamuoyunda şike davasında mahkemeden çıkacak karardan sonra işlem yapılsın” şeklindeki algıyla ilgili olarak da, “Bana göre mahkeme sonucunu beklemeye gerek yok. Uzarsa belki sıkıntı oluşabilir. Bu benim görüşümdür.” dedi. Erkiner, bir gazetecinin “Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’ne TFF göndermedi” şeklinde yaptığı açıklamaların ardından Federasyon başkanı Mehmet Ali Aydınlar’ın önce, “Kısmet Erkiner’e teşekkür ediyorum.” daha sonrada “İlhan Helvacı ile görüştüm. Kısmet Erkiner, bu konuda yorum yapıyor.” sözlerini hatırlatılması üzerine konuşan Erkiner şunları söyledi. “Arada hiçbir şey değişmedi. Ben sadece bir tercümeyi okudum. Yorum yapmadım. Benim yorum yaptığım bir iddiadır.” (79)

Kaldığımız yerden devam edelim. Öncelikle herkes elinde bir belge ile TV’ye çıkıyor, birşeyler söylüyor ama kimse o belgeleri görmüyor. Aydınlar UEFA’dan Genel Kurul için izin geldi yazısı var diyor, kamuoyu göremiyor. 8 yıl ceza gelebilirdi, bize ŞL kurası öncesi yazı gönderdi UEFA diyor kimse belgeyi görmüyor. FB kulübü yöneticileri ve Emin Özkurt keza öyle. Erkiner UEFA savunmasını okuyor, ingilizce savunma sayfalarca süren bir şey, gazeteler yayınladı diyor ama ortada belge yok. Erkiner yorum yapabilir, bundan hiçbir sakınca yok. Ama ben yorum yapmadım derken, UEFA burada şunu demek istiyor lafı fazla komik kaçıyor. 29-30 Kasım 2011 tarihlerindeki FB ve TFF toplantılarında 2 taraf farklı şeyler söylüyor. Erkiner belgeyi okurken, “TFF namuslu olsaydı…” dedi UEFA diyor. Azıcık namuslu olun lan diye mi bitti acaba belgenin sonu! 6 Aralık 2011 tarihinde öğrencisi Emin Özkurt Telegol programına katılarak CAS davasını tartıştı. Erkiner bunu da mı unuttu? Memleket 29 Kasım’dan 6 Aralık’a kadar CAS davasını, UEFA savunmasını, TFF’nin FB için ŞL kararını tartışıyor Kısmet Erkiner 2 ay sonra ortaya çıkıp, aynı şeyleri yeniymiş ve ilk defa konuşuluyormuş gibi anlatıyor. Şaka gibi!

26 Şubat 2012. CAS Hakimi Erkiner, mahkemenin maçları izleme kararını ‘can alıcı nokta’ olarak değerlendirdi. “TFF’nin kurulları da bu yoldan gitmeli. Fenerbahçe isterse CAS’ta da maçlar izlenebilir. Biz çok davada bunu yaptık” dedi. Erkiner “Olması gereken buydu. Biz en başından beri ‘Şike sahada yapılır’ diyorduk. Şikeye, sahaya bakılarak karar verilir. Hakem ve gözlemci raporları da incelenebilir” diye konuştu. Bilirkişi oluşturulabileceğini ifade etti. “Her maçı aynı kişiye izletebilecekleri gibi, bir kişiye bir maç da izletebilirler” dedi. (80)

Kısmet Erkiner’den tarihe geçecek bir öneri! CAS Hakemi Erkiner’e aylarca CAS Hakimi denmesi de spor medyasının cehaleti. Dikkat ederseniz Ocak sonu, Aydınlar’ın istifası ve yeni TFF başkanı seçme hazırlıkları itibari ile “sahaya yansımış mı şike” argümanları sık sık söylenmeye başlayacak Kulüpler Birliği, Engin Tuzcuoğlu, Demirören ve Kısmet Erkiner tarafından. Erkiner Bey, mahkeme maçları izleyip; evet izledik kesin şike var diye mi karar verdi, okudunuz mu kararları? Ne 2 Temmuz 2012’de ne de Mahkemenin Gerekçeli Şike kararında öyle bir ifade görmedik. Geçelim adli yargıyı, bize bir tane; maçları izledik evet şike var veya yok diyen CAS raporu gösterebilir misiniz? 1 tane yeter. CAS’ın resmi sitesinde, “maçları izledik ve şu sonuca vardık” gibi ifade hiçbir kararda göremedik. Şaka mı bu? 1 hakim ve 2 hakem her türlü belgeyi kenara itip, “oynat Uğur’cuğum” diyerek pozisyon mu izliyor???

İtalya’daki şike davasında Bari futbolcusu Andrea Masiello kendi kalesine gol attığı Lecce maçında şike yaptığını itiraf etti. Ne raporlarda bir şey var, ne yenilen golde. Buyrun izleyin golü. (81) Şimdi siz bu tip pozisyonları izleyerek şike karar vereceksiniz öyle mi! Ne tuhaf, hiçbir raporda “bilerek attı, şike olabilir” yazmamışlar maç sonrası! Raporlar temiz! olduğu için biz bunu şikeden saymayalım değil mi ama!

Bir diğer konu raporlar. Kısmet Erkiner, “hakem ve gözlemci raporlarına” bakılır diyor. Saha dışındakilere gözümüzü kapasınlar bakalım! Saha dışında Tahkim ve PFDK için telefon tapelerinde söylenen, “Şu 6-1 bizden, bu 4-3 bizden. Şu bizim adamımız, öbürünü tanımıyorum” konuşmalarını ne yapacağız? (82) PFDK’da rakip takımın alacağı ceza için dahi müdahil olanları ne yapacağız? Tehditleri, küfürleri ne yapacağız? “Başbakan bana kimin federasyon başkanı olmasını istersin diye sordu, bende …. dedim. Benim söylemediğim adam ne başkan olur ne bilmem ne olur onu bilin yani” sözlerini ne yapacağız? Bu ülkede sahaya atılan çakıyı cebine koyarken kameralara yakalanan adam Temscilciler Kurulu başkanlığını yaptı, neyden bahsediyor Erkiner? Şike saha dışında olur, futbol saha dışında kirlenir diyoruz. Ve yukarıda örneklediklerimiz bunun ispatıdır. Şike sürecinin yapılan en büyük yanlışlardan biri de saha dışındaki; yalan haber yazdırmak, rakip kadrosunu öğrenmek, kurulları belirlemek, birilerine emir vermek, tehdit etmek gibi nice şeyleri görmezden gelmekti.

Bir lokantanın mutfağına girdiklerinde ve her taraf böcek ve pislik içerisinde ise; mutfak pis ama dur bakalım yemeğe yansımış mı tabağı görelim derler bu mantıkla! Yemeğin içinden kıl – böcek gibi şeyler çıkmazsa gördünüz işte herşey tertemiz de derler mi? Tecavüzün psikolojiye yansıyıp yansımadığını da ölçerler mi acaba? Mağdur bağırmadığı için tecavüz sayılmaz denilen bir memlekette şaşırmayız. Erkiner rüşvet suçunun karşı taraf kabul ettiği an işlendiğini bilmiyor mu? Şike saha dışında yapılır. Saha dışı şeffaf, doğru, özerk olmadığı sürece saha içi temiz ve güzel olamaz. Futbolun bilinmezliğini ve heyecanını koruyan tek şey saha dışıdır. Mafya ilişkilerinin olmadığı, medya – siyaset – kulüp – federasyon arasında icazetin yer almadığı saha dışı var olursa futbol saha içinde daha temiz ve güzel olur. İyi veya kötü oyunun, şansın, şansızlığın, kaçan veya yenilen golün futbolun parçası olduğunu anlamamızı ve hissetmemizi sağlayacak tek yer saha dışıdır. Biz bu konuya dair ayrıntılı bir yazı yazmıştık. (83)

Saha dışındaki kirliliği yok sayanlar, sadece oradaki kirlenmeyi görmezden gelmiyor, saha içini daimi şüphe altında tutup iyi veya kötü her oyun altında bit yeniği arıyor. 6222 no’lu yasanın 11. Maddesi 1. Fıkrası, “anlaşma olması halinde suç tamamlanmış olur” (84) derken ve uluslararası disiplin talimatları bu yönde iken Kısmet Erkiner ile Engin Tuzcuoğlu maç izleyerek, raporları okuyarak şike kararı vermeyi tercih ediyor! Şike sahaya yansımış mı demek saha dışının şikeli olduğunu itiraf etmektir ey büyük hukukçular! Şike sürecinin 2 numaralı yıldızı Kısmet Erkiner ve “Spor Hukuku Enstitüsü” 15 Eylül 2011’de davaya mütaala vererek çıktıkları yoldan bugüne ve ileride yapacaklarıyla yıldız olmayı haketti! Ahlak ve hukuk anlayışları, ortaya koydukları mantık ve vicdan ile gurur duyabilirler! Ama asıl trajikomik olan, “Spor Hukuku Enstitüsünün” Kısmet Erkiner, Engin Tuzcuoğlu, Emin Özkurt dışındaki 2 Yönetim Kurulu üyesi olan Şekip Mosturoğlu ve Sami Dinç’in adli yargıda şikeden ve suç örgütünden, Mosturoğlu’nun ayrıca sportif yargıda şikeden ceza almasıdır. En son baktığımızda yönetim kurulu listesinde adları yoktu ama halen üyeydiler. Tarihe geçtiniz, gülümseyin!

29 Şubat 2012. Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu Başkanlığı’na atanan Spor Hukuku Enstitüsü üyesi Engin Tuzcuoğlu’nun, şike ve teşvik davasıyla ilgili görüşleri hayli çarpıcı… Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu Başkanı Engin Tuzcuoğlu’nun şike davası sürecinde çeşitli dönemlerde facebook hesabından aktardığı görüşleri: 20 ARALIK ŞİKE-TEŞVİK MAÇA YANSIMAMIŞSA, ANLAŞMA (TEŞEBBÜS) AŞAMASINDA KALMIŞSA, KÜME DÜŞME CEZASI VERİLEMEZ..
11 ARALIK ‎
58.MADDEYE RAĞMEN KÜME DÜŞME CEZASI VERİLMESİNİN OLDUKÇA ZOR OLDUĞUNU SÖYLESEM, ÇOK MU “AKIL HOCALIĞI” MI YAPMIŞ OLURUM ? KIZAR MI BİRİLERİ? O ZAMAN SUSAYIM…
23 ARALIK DİSİPLİN TALİMATININ 58/1.MADDESİNE GÖRE “TEŞVİKE TEŞEBBÜS” SUÇ OLMADIĞINA GÖRE, İDDİANAMEDE TEŞVİKE TEŞEBBÜS İLE SUÇLANAN TRABZONSPOR YÖNETİCİLERİNİN, TEŞVİKE TEŞEBBÜSTEN PFDK’YA NEDEN SEVK EDİLDİĞİNİ HALA ÇÖZEBİLMİŞ DEĞİLİM. DAHA “KANUNSUZ SUÇ OLMAZ”I BİLMEYENLERİN FUTBOLU YARGILADIĞI BİR SÜREÇTEYİZ.
 (85)

Engin Tuzcuoğlu yine huzurlarımızda! Hatırlarsanız (2. Yazı no 29) 15 Eylül 2011’de Kısmet Erkiner ile şike davasına mütaala vermişti. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 36. maddesi ve Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 22. maddesi (86)ortadayken konu ile ilgili görüşünü açıkça beyan eden bununla yetinmeyip mütaala veren Engin Tuzcuoğlu’nun Tahkim Kurulu’na başkan olması hukuka aykırıdır. Acaba bir davaya mütalaa verenin ve yorum yapanın sonradan o davanın sportif yargısındaki hakimi olduğu bizden başka bir ülke var mıdır? Tahkim Başkanı olmadan önce facebook hesabından yorumlarda bulunuyordu Tuzcuoğlu. Sonradan sildi hepsini. 58/1. Maddeye göre teşvike teşebbüs suç olmadığına göre… diyor Tuzcuoğlu. Sanırız kendisinin Türkçe ile bir problemi var veya başka bir sorun! Buyrun size değişmeden önceki 58/1. Madde; “Müsabakanın sonucunu hukuka veya spor ahlakına aykırı şekilde etkilemek veya buna teşebbüs etmek yasaktır. Bir futbolcuya veya kulübe teşvik pirimi verilmesi de bu kapsamdadır.” (87) Nerede teşvike teşebbüs suç değildir yazıyor? “Örnek verdiği yasayı” bilmeyenler var! Engin Tuzcuoğlu aylar öncesinden söyledikleri ile yeterince ipucu veriyor neler yapacaklarına dair. “Spor Hukuku Enstitüsü” çok verimli bir yer! 2 YK üyesi şikeden yargılandı. 1 YK üyesi FB avukatı oldu. Başkanı ve 1 YK üyesi şike davasına mütaala verdi. 3 üyesi Tahkim Kuruluna seçildi. Şike sahaya yansımış mı icat edildi. Tuzcuoğlu o kadar harika bir hukukçudur ki, kulübün şikeden mesul olması için 2 şarttan biri olarak “işin içinde idarecilerin olması gerekli” dedikten aylar sonra Etik Kurulu ve PFDK’dan gelen kişi ve kurum ayırma kararlarını Tahkim’ce onaylayacak. (4. Yazı no 69 ) 58. Madde değişirken gıkı çıkmayacak. Engin’ciğim madem bu 58. Madde ile küme düşme oldukça zordu niye değişti? Zor mu soru sorduk yoksa??? Siz asıl 6 Mart’ta ne diyecek onu bekleyin.

5 Mart 2012. CHP İstanbul Milletvekilleri Umut Oran, Kadir Gökmen Öğüt, Celal Dinçer ile Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Metris’te, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ı ziyaret etti. İşte CHP’li Oran’ın hem konuya bakışı hem de Aziz Yıldırım ile yaptıkları görüşmeden ayrıntılar: “Doğrusu ben Aziz Yıldırım’ın neyle suçlandığını anlamadım. Ortada bana göre de somut bir delil yok. Baştan söylenenler, açıklanmış olan birçok unsur, iddianamede yer almadı. Tutarlılık yok… Ben buna “Sözde şike davası” diyorum çünkü mesela Aziz Yıldırım şikeden değil, çeteden yargılanıyor. Hatta neden yargılandığı tam olarak belli bile değil… Ergenekon, Balyoz ve Odatv davaları gibi “Şike davası” olarak anılan bu davada da, çok ciddi hukuksuzluk ve insan hakları ihlalleri var. Ben bu davayı da ilk günden beri takip ediyorum. 25 milyon taraftarı olan güzide bir kulübün başkanı yargılanıyor. Futbolun kimyasıyla oynadılar. Fenerbahçe ve Türk futbolu üzerinden elde edilen bir rant var. Reyting var… Ve bu davaya işte bu pencereden de bakılması gerektiğini düşünüyorum. (88)

Sözde şike davası diyebilirsiniz. İnanmayabilirsiniz. Mahkemeyi herşeyiyle reddedebilirsiniz. Bazı hak ihlallerini 1. Yazıda yazdık. Daha da yazacağız. Aziz Yıldırım şikeden değil çeteden yargılanıyor demek, davanın içeriğini bilmemek veya saptırmak ( CHP adına şike davasını takip eden o olduğuna göre içeriğini bilmemesi imkansız ) kötü bir dezenformasyon. O yüzden kendisine katılıyoruz; FB ve Türk futbolu üzerinden elde edilen bir rant var. İçlerinde kimler kimler yok ki!

6 Mart 2012. Engin Tuzcuoğlu’nun Tahkim Kurulu Başkanı olmadan önce yaptığı açıklamalar: “Mahkeme bu eylemi, şike ve teşvik eylemini anlaşmış olması hali dahi yeterli görüyor suçun oluşması için. Oysa federasyon için bu böyle değil. Federasyon için talimatın 58. maddesine göre bu eylemin saha içinde de gerçekleşmiş olması lazım. Anlaşmış olmak teşebbüs aşamasında bırakır, teşebbüs ise ligden düşürme cezasını engelleyen bir durum, eğer saha içinde de şike olduğunu federasyon tespit edemezse küme düşme kararı verilemez.”

Varsayın ki İbrahim Akın ile Serdal Adalı’nın anlaştığını ispatladınız. Varsayın ki. Bu durumda küme düşme cezası verebilir misiniz? Veremezsiniz. Bu delillerle, anlaşma olduğu delilleriyle, tape kayıtlarıyla vs. ile küme düşme kararı veremezsiniz.

Diyor ki suç işlemek amacıyla örgüt kurma. Yani öncelikle örgütün amacının bir suç olması, suç olarak kanunda tanımlanmış olması lazım. İşte bu 14 Nisan bu yüzden de önemli. Eğer siz örgütün kurulduğu tarihi 14 Nisan’dan önceye atarsanız, ki iddianame böyle, örgütün amacının burda suç olduğunuda ispatlamanız lazım. Şike ve teşvik 14 Nisan’dan önce suç değilse o zaman örgütün amacı da suç değil.” (89)

Sözün bittiği yer! Lütfen no 87’yi tekrar okur musunuz. 58/1. Madde teşebbüs dahi suçtur, takımlar küme düşürülür derken, Tuzcuoğlu milyonlarca insana 58. Maddeye göre teşebbüs küme düşmeyi engeller diyor. Adli yargı için delil şarttır, spor yargısı için kanaat kafidir. Tuzcuoğlu için değil! Düşünün ki kendisine hukukçu diyen bir insan bir yönetici ile bir futbolcunun şike anlaşmasının ispatlanmasını dahi yeterli görmüyor küme düşme için. Şikenin sahaya yansıması fikrini icat edenlerin saha içinde nasıl ispat aradıklarını yazmıştık. Anlaşma ile teşebbüs farklıdır. Şike öneriniz reddedilirse, ki bu da suçtur, bu teşebbüstür. Öneriniz kabul edildiyse bunun adı anlaşmadır ve bu 2 taraflı daha ağır bir suçtur. Bunlarla karar veremiyoruz ama hakem raporuyla, gözlemci raporuyla karar verebiliyoruz! Tuzcuoğlu’nun midesi saha dışında anlaşıldığı belli olan bir maçı izlemeyi nasıl kaldırıyor? Hukuk ilginç bir bilim dalı! İstediğiniz her yere çekebilirsiniz. Yasalar şöyle dersiniz ve onlar bir fetiş objesi gibi hukuksuzluğun üstünü kapamak için dayanağınız olur. Lütfen şu sözü tekrar okuyalım: “Şike ve teşvik 14 Nisan’dan önce suç değilse o zaman örgütün amacı da suç değil.” Bir suçun suç olması için yasada tanımlanması gerek lafı dehşet verici bir şey! Tecavüz kanunda suç olarak tanımlanmazsa tecavüz suç değil mi diyeceğiz? Ya da X ülkede tecavüz suç değil diye, o ülkeye uçarken saha sahasına girildiğinde hostese tecavüz edip, nasılsa suç değil mi diyeceğiz? Hukukta evrensellik ilkesi vardır, şu bende suç ama öbüründe suç değil diyemesiniz. Bunu es geçmek tarifi imkansız bir hukuk cinayetidir.

Yasanın çıkması sonrası suç örgütünün varolmasına, suç işlediği iddialarına zerre değinmiyor Tuzcuoğlu. Şike davasına mütaala veren, defalarca yorum yapan, 58/1. Maddeyi kamuoyuna farklı anlatan, saha dışı şike anlaşmasının ispatını dahi küme düşme için yeterli görmeyen, kurulların ( o kurulların saha dışında nasıl oluşturulduğunuanlattık ) raporunu esas alan ve saha dışındaki nice gayrihukuki eylemi önemsemeyenlere ne denilse azdır! Engin Tuzcuoğlu bu futbol düzeninin Tahkim Kurulu Başkanlığına en çok yakışan isim!

22 Mart 2012. UEFA Kongresinde konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hukukta suçların şahsiliği ilkesi bulunduğunu belirterek, ”Gerçek kişi ve tüzel kişi noktasında değerlendirmeyi iyi yapmak lazım. Gerçek kişilerin işlediği suçlar sebebiyle eğer tüzel kişilik suç ve ceza almaya kalkarsa, burada sadece bir tüzel kişi, kurum ceza almıyor. Yeri geliyor milyonlarca o tüzel kişiliğin sempatizanı olan kişiler, belki bir şehir, bir kaç şehir, burada cezalandırılmış oluyor. Burada suçların şahsiliği ilkesinden hareketle kim olursa olsun, bu şikeyi ve suçu kim işlemişse, cezaların caydırıcılığından hareketle en büyük cezayı alması en önemli adımdır ve bunun yapılması lazım” dedi. (90)

Bugüne kadar, “kişi ve kurum ayrılmalı bence” diyenler: Mehmet Ali Aydınlar, İlhan Cavcav, Kulüpler Birliğindeki birçok kulüp yöneticisi, Yıldırım Demirören, Suat Kılıç, Cemil Çiçek ve Recep Tayyip Erdoğan. Sadece söyleyenleri değil, susanları, bugünden sonra susacakları da bu listeye ekleyebiliriz.

Şike davalarına siyasiler müdahil oluyorsa, sadece kendi alanı içerisinde olan 6222 no’lu yasayı değiştirmekle yetinmeyip, özerk dediği alandaki herşey için şu şöyle bu böyle olsun diyor, futbol idarecileri peşi sıra onaylıyorsa biz zaten boşuna izliyoruz futbolu! Aziz Yıldırım’ın bir tapesinde şöyle bir ifade geçiyordu. “Başbakana gittim de o Mahmut’un seçiminde. Adam bana iki tane şey söyledi. ‘Kimi istiyorsan onu söyle’ dedi. ‘Mehmet Ali Aydınlar mı olsun olsun, Mahmut mu’ dedi. Ben şunu sana söyleyim bil. Benim söylemediğim adam ne başkan olur ne bilmem ne olur onu bilin yani.” (91) Ne diyorsunuz buna Sayın Başbakan???

Kişi ve kurum ayıralım demek, ortada suç var ama bunu sadece kişiler ödesin demektir. 12 Temmuz 2011 gününden beri önerilen bu. Kulüplerin, partilerin, derneklerin ve şirketlerin, kısacası tüzel kişilerin yöneticisi olur. Tüzüğünde veya şirketse ana sözleşmesinde yöneticileri belli şartlar, yetkiler dahilinde kurumu temsil etme ve karar verme yetkisi alır. Dolayısıyla kişinin yaptığı kurumu net bir şekilde bağlar. Kurumların her türlü çıkarı için gayriahlaki bir davranıştan kurumu soyutlamak; TCK, Medeni Kanun, Ticaret Kanunu, Vergi Kanunu gibi nice kanuna aykırı haraket etmektir. Hiçbir kanunda kişilerle kurum ayrılması söz konusu bile değildir. Tüzel kişilerin tüm sorumluluğu bertaraf olur. Bir şirket vergi kaçırdığında muhasebecisini içeri alıp şirkete hiçbir ceza vermemek dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan bir düşünce. Şampiyon olunca başkan, teknik direktör veya futbolcu değil kulüp şampiyon oldu deniyorsa, kupa kişilere değil kulübe veriliyorsa, şike kulübün şampiyon olması için yapılıyorsa ve kulüp bundan nemalanıyorsa neyi neyden ayırıyorsunuz ki! Bu konuda bir yazı yazmıştık. (92)

24 Mart 2012. UEFA ve Türk spor kamuoyunun TFF’den beklentisinin ‘açık ve net’ olduğunun altını çizen Suat Kılıç, şunları söyledi: ”Çok zaman kaybetmeden, belirsizliğin Türk futboluna zarar vermesine izin vermeden, tüm tarafların katılımıyla, ilgili, yetkili kurulların süreçleri yönetmesiyle bir karar alması. UEFA’nın TFF’den beklentisi budur. Biz başından itibaren bu süreci siyaset dışı olarak değerlendirdik. Siyaset bu sürecin içerisine girmek arzusunda değildir.”(93)

Okuyucular özlemiştir! Suat Kılıç. Özerk futbolumuz. Siyaset olarak şike mevzusunun dışındayız! Yasaları değiştiriyoruz, kişi ve kurum ayrılsın önerisinde bulunuyoruz ama sürecin dışındayız! Siyaset sürecin içinde olsa, acaba neler olurdu! Unutmadan, Suat Kılıç’ın şike konusu demode artık sadece yargı konuşsun sözü vardı!

26 Mart 2012. CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, özel yetkili mahkemelerin 6222 sayılı yasada yer alan “Bu yasada yer alan suçlarla ilgili yargılama yapmaya HSYK tarafından görevlendirilecek ihtisas mahkemeleri yetkilidir” maddesinin uygulanmadığını belirterek, bu konuda değişiklik öngören teklifini TBMM’ye sundu. Umut Oran, “Bu davanın Özel Yetkili Mahkeme’ye verilmemesi gerektiğini, 6222 sayılı yasada da söylendiği gibi konuyla ilgili Spor Mahkemesi kurulması gerektiğini savunuyoruz.”

Erdoğan Bayraktar’ın “Trabzonspor’un hakkı olan kupasını almak için çok ince ayarlı bir çalışma yapıyoruz” konuşması hakkında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Erdoğan Bayraktar’ın bir açıklama yapması lazım. Bu konuşmayla ilgili ses kayıtları var. Bizim bildiğimiz şampiyonluklar ince ayarlarla değil sahada kazanılır.” (94)

Sabahlara kadar Meclis’te bir araya gelip, 7 ay önce kabul ettiği, “Şiddet Yasası”nda sadece şike cezaları ile ilgili maddeleri şike soruşturması sonrası değiştirenler/azaltanlar o günlerde veya öncesinde “spor mahkemeleri kurulması” ile ilgili teklif verdi mi, vermediyse niye vermedi diye sormak lazım. Spor mahkemeleri acil bir ihtiyaç. Ve bize bambaşka bir ahlak anlayışı ve suya yazılmayacak, kişilere ve kurumlara göre işlemeyecek doğru, eşitlik içeren bir hukuk lazım.

5 Mart tarihinde, “bu şike davası değil, Aziz Yıldırım şikeden değil, örgütten yargılanıyor” deyip, mahkeme için şike cezalarını içeren 6222 no’lu yasadan bahsetmek nasıl bir oksimoronluk içeriyor buyursun Umut Oran söylesin. Sakın dava hem suç örgütü hem şike iddiası içeriyor olmasın??? İnsan pes diyor. Evet, Bayraktar kesinlikle sözlerine açıklama getirmeli. Başbakan konuşmalı. Şampiyonluklar sahada kazanılır. Hepsine, özellikle son cümleye yürekten katılıyoruz. Kişi ve kurum ayrılsın fikri belirtilirken, 58. Maddenin değişmesi talep edilirken, paradan bahsedip düşme olursa futbolumuz mahvolur denirken, bir çok önde gelen siyasetçi tüm bu saydıklarımızdan bazılarına iştirak etmiş iken, sahaya yansımamış şike gibi Türkiye’den başka ülkede görülmeyecek bir hukuk komedisi ile saha dışındaki her türlü gayriahlaki davranış yok sayılırken susan, görmezden gelen Umut Oran’ı ve arkadaşlarını tebrik ederiz. Susmak onaylamaktır!

Kaynaklar:

(74)http://www.cnnturk.com/2012/spor/futbol/02/11/sike.davasi.14.subatta.basliyor/648695.0/index.html
(75) http://spor.milliyet.com.tr/ittifakla-demiroren/spor/spordetay/19.02.2012/1505057/default.htm
(76) http://spor.milliyet.com.tr/gozler-demiroren-de/spor/spordetay/20.02.2012/1505327/default.htm
(77) http://spor.milliyet.com.tr/iste-aziz-yildirim-in-savunmasi/spor/spordetay/21.02.2012/1505924/default.htm
(78) http://www.trtspor.com.tr/Haber.aspx?Id=12614
(79) http://spor.haberturk.com/futbol/haber/719093-tff-cozumu-fifaya-yaranmakta-gordu
(80) http://spor.bugun.com.tr/hakim-erkiner-sike-adresini-verdi-185174-haberi.aspx
(81) http://www.dha.com.tr/300-bin-euroya-maci-satmis_293853.html
(82) http://www.sonsayfa.com/Haberler/Spor/Diger-Haberler/Tahkim-kurulu-hakkinda-sok-diyalog-212305.html
(83) http://www.alisamiyensokak.com/sokak-yazilari/sike-saha-disinda-olur-2/
(84)http://www.mevzuat.gov.tr/Metin.Aspx?MevzuatKod=1.5.6222&MevzuatIliski=0&sourceXmlSearch=futbol
(85) http://www.trtspor.com.tr/haber.aspx?id=13448
http://sonvagon.blogspot.com/2012/03/engin-tuzcuoglu-facebook-hesabndan.html
(86) http://mevzuat.biz.tr/tag/5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanunu/ http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2011/02/20110204-2.htm
(87) http://www.tff.org/Resources/TFF/Documents/0002012/TFF-Dokuman/Talimatlar/FutbolDisiplinTalimati.pdf
(88) http://haber.gazetevatan.com/chp-heyeti-aziz-yildirimla-metriste-3-saat-neler-konustu/434963/4/Haber#.UJlz3Ia3r3U
(89) http://tvarsivi.com/player.php?y=36&z=2012-03-06%2000:24:00
(90) http://www.sabah.com.tr/SabahSpor/Futbol/2012/03/22/erdogan-uefa-kongresinde-konusuyor
(91)http://www.haber365.com/Haber/Aziz_Yildirimin_Federasyon_Secimleriyle_Ilgili_Konusma_Kayitlari
(92) http://www.alisamiyensokak.com/sokak-yazilari/kurum-ne-yana-duser-kisi-ne-yana/
(93) http://www.trtspor.com.tr/Haber.aspx?id=16216
(94) http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=325382

 

 

 

Son Güncelleme: 01.12.2012 12:48
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com