Trabzonspor’da gelecek yılların planlaması yapılıyor.

UEFA ile yapılan görüşme her ne kadar olumlu geçse de ceza gelme olasılığı yüksek. Cezanın boyutu ne olur bilinmiyor. Ama transfer harcamalarına sınır getirilmesi gibi bir ceza gelebilir. ‘Sattığın kadar alabilirsin’ cezası hafif cezalardan biri olarak görülüyor.

Trabzonspor’un önündeki en büyük sorun bu. UEFA’dan gelecek ceza, gelecek senelerin planlamasını doğrudan etkiliyor ve etkileyecek.

Teknik direktör konusu yine bu bağlamda değerlendirilip planlanıyor. Ceza ihtimali yabancı adaylar konusunda yönetimin hareket alanını kısıtlıyor.

Şu bilgiyi vermekte fayda var:

Muharrem Usta, Paulo Fonseca ve Besnik Hasi ile ciddi manada ilgileniyor. Görüşmeler sona ermiş değil. Fakat ibre Ersun Yanal’dan yana. Hatta kadro dışı bırakılan Erkan Zengin ve Cavanda’nın affedilmesi de bizzat Yanal’ın, Muharrem Usta ile görüşmelerinde verilmiş bir karar olarak yansıdı.

Muharrem Usta, mevcut şartlar içerisinde en doğru tercihin Ersun Yanal olacağını düşünüyor. Kuvvetle muhtemel Trabzonspor’un yeni teknik direktörü Ersun Yanal olacak.

UEFA’dan gelecek ceza ve mevcut mali şartlar gelecek senelerin planlamasının çok profesyonel yapılmasını mecburi kılıyor. Sıfır hataya yakın stratejiler geliştirilmeli. Kararlar profesyonelliğin ruhuna uygun şekilde alınmalı.

Bu noktada yönetim kurulunun ve futbol koordinatörünün karar mekanizmalarına dahil olmaları gerekir. İyi niyet, sevgi, azim ve hırs başarı için yeterli değildir. İstişare ve profesyonellik bu anlamda olmazsa olmazdır.

Muharrem Usta, öncelikli olarak istişare mekanizmasını kusursuz işletecek bir sistem kurmalı. Trabzonspor’un geleceğini doğrudan etkileyebilecek kritik kararları alırken profesyonel olmalı ve sorumluluğu yönetim ve diğer profesyonellerle paylaşmalı.

Trabzonspor, içinde bulunduğu bu durumdan ancak tam profesyonellik ve ortak akıl ile çıkabilir. Muharrem Usta da, bu anlayışı benimseyen bir başkan olarak seçildi. Şimdi, bu kritik kararların alındığı aşamada bu anlayışın gereğine uygun davranılmalıdır.

Bir başka konu ise altyapı…

Trabzonspor’un geleceğine dair yapılan planlamaların tümünde ana unsur altyapı olmalıdır.

Parlak ve ümit vadeden oyuncular geliyor alttan. Bu madeni işleyebilecek yatırım hamleleri yapılmalıdır.

Altyapı, çağdaş ve profesyonel bir anlayış ile yeniden dizayn edilmelidir. İşin ehli, eğitimli, donanımlı, özverili, modern metotlara hakim ve yeniliğe açık, vizyon sahibi kişilerin başında olacağı bir sistem oluşturulmalı.

Bu sistem, iyi inşa edilebilirse Trabzonspor iki-üç sene içinde bir futbolcu fabrikası haline dönüşebilir.

Muharrem Usta’nın en büyük sorumluluklarından biri de budur. Altyapılara yapılacak yatırım ve oluşturulacak sistem, Trabzonspor’un geleceğini doğrudan etkileyecektir.

Üretim yoksa başarı da yok. Trabzonspor’un değer üretmesi gerekiyor. Futbolda üretilen değerin karşılığı sportif başarıdır. Bunu sağlayabilecek potansiyele sahibiz. Eksik olan tek şey sistem…

Aralık kongresi için “ya var olacağız, ya da yok olacağız” demiştim.

Muharrem Usta’nın kazanması ile var olma ümidimiz perçinleşti.

O günden bu güne yapılanlar, negatif durumu durağana çevirmeye yönelik hamleler idi. Bugünden sonra verilecek her karar durağan durumu pozitife çevirecek kararlar olmalı. Yanlış yöntemlerle atılacak yanlış adımlar Trabzonspor efsanesini tarih kitaplarına gark edebilir.

Aralık kongresi için yaptığım yorumu, alınacak kritik kararların arifesinde tekrarlıyorum:

YA VAR OLACAĞIZ, YA DA YOK OLACAĞIZ…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.