MHP lideri Devlet Bahçeli’nin geçen hafta grup toplantısında 1937-38 hadiselerini “terörizm”, Seyit Rıza ve ve diğer idam edilenleri de “terörist” diye ilan etmesi tartışma başlattı.

Tunceli’den henüz dönmüş ve orada Cemevi’nde ağırlanmış, her görüşten insanla bir araya gelmiş Başbakan Ahmet Davutoğlu, Bahçeli’nin bu sözlerine “Meydan okuyorum, cesaretin varsa git ve bu sözleri Tunceli’de söyle” diyerek karşılık verdi.

Henüz Davutoğlu’nun restinin dumanı üzerindeyken Bahçeli reste rest ile karşılık verdi ve 28 Kasım Cuma günü Tunceli’ye gitti.

Bahçeli’nin Tunceli ziyaretine yurdun her yanından binlerce partili eşlik etti.

Bahçeli, grup toplantısında söylediği sözleri Tunceli’de de tekrarladı. Üstüne basa basa Seyit Rıza’ya bir kez daha “terörist” dedi.

Fakat Bahçeli bu sözleri büyük güvenlik önlemleriyle kuşatılan Tunceli Valiliği’nin önünde ve kendisiyle beraber Tunceli’ye gelen partililerine hitaben söyledi.

Bahçeli bu sözleri söylerken şehir çok yoğun protesto gösterilerine sahne oldu.           Programında olmasına rağmen Cemevi’ne kabul edilmedi. Valilikten başka bir yere gidemedi. Programını yarıda kesmek zorunda kaldı.

Bahçeli Tunceli’ye gitti ama tek bir Dersimlinin yüzünü göremeden, elini sıkamadan oradan ayrılmak zorunda kaldı.

Bahçeli’nin meclis grubunda hitap ettiği kitlede ne kadar Dersimli varsa  Tunceli’de hitap ettiği kitlede de o kadar Dersimli vardı.

Bahçeli bu sözleri ‘yüzlerce’ MHP’linin gözlerine bakarak değil de ‘bir tane’ Dersimlinin gözüne bakarak söyleseydi keşke.

Söyleyebilseydi ya da.

Hani derler ya “söz olsun torba dolsun

Bahçeli’nin Tunceli ziyareti de bundan başka bir şey değil…

 

KABİLE DEVLETİ NASIL OLUNUR?

Geçtiğimiz Pazar akşamı Beyaz TV’de Ertem Şener’in sunduğu futbol programına göz atıyordum öylece.

Futboldan başka her şeyin konuşulduğu programda makara yapıldığı bir sırada Sinan Engin araya girip “‘TRT Spor’da bir sunucu benim hakkımda büyük Fenerlidir diye tweet atmış” deyip başladı hakaretlere.

Hakaretlerini tehditlerle sürdürdü sonra.

Rasim Ozan Kütahyalı da söz konusu devlet kurumu TRT olunca ‘mal sahibi’ edasıyla Sinan Engin’e destek verip Sinan Engin’e TRT Haber ve Spor Daire Başkanı Nasuhi Güngör’ü aramasını söyledi.

Programdan sonra belli ki o telefon açılmış.

Çünkü tweeti atan TRT Spor’da program yapan gazeteci Murat Bereket’in görevine son verilmiş.

Haberi duyunca şok oldum. ‘Sinan Engin Fenerli’ tweetini atan gazeteci Murat Bereket’in işine Rasim Ozan Kütahyalı ve Sinan Engin son verdirmiş.

Peki kendi gazetecisinin işine yediği baskı ya da aldığı talimatla son veren kim?

-TRT Haber ve TRT Spor Daire Başkanı Nasuhi Güngör. Hani şu Star gazetesindeki köşesinde 6 Ekim 2014’te Yiğit Bulut ile noktası virgülüne kadar aynı yazıyı yazan adam…

Konjonktürel nüfuzlarından ötürü bir devlet kurumunu kafasına göre dizayn edebilen insanlar büyük devletlerde değil ancak ve ancak kabile devletlerinde olur.

Murat Bereket’in ekmeğinden edilişi nasıl kabile devleti olunurun net örneğidir…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
www.karadenizinsesi.com.tr