Arap turizminin Trabzon ve bölgede yarattığı ekonomik hareketlilik, gelecek adına umut vaat ediyor.

Kabul edilmeli ki böylesine yoğun bir turist akınının henüz başlangıç noktasındayız.

Daha şimdiden talebi karşılamakta zorlanıyoruz ve ciddi altyapı eksiklerimiz var.

Buna bir de turistlere fahiş fiyat uygulanmasının başı çektiği şikâyetler eklenince, haklı olarak hepimiz ‘Eyvah kaçacaklar’ endişesine kapılıyoruz.

Sevindirici olan şu ki; kent ve bölge dinamikleri olarak eksiklerin farkında, ne yapmamız gerektiğinin de bilincindeyiz.

Bu bilincin hakikaten had safhada olduğunu dün yapılan Turizm Buluşmaları adlı toplantıda açıkça gördük.

Vali, farklı partilerin milletvekilleri, belediye başkanları, bürokratlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve turizm sektörünün aktörleri muhteşem bir buluşma gerçekleştirdiler.

Turizmdeki aksaklıklar, şikâyetler ve neler yapılması gerektiği konusundaki her şey, en ince ayrıntısına kadar konuşuldu, herkes fikrini ve önerisini paylaştı, tüm bunlar kayıt altına alındı.

Bundan sonra ilgili kurum ve kuruluşlar, bu toplantıda gündeme gelen kendi sorumluluklarındaki sıkıntıları gidermek için çalışacak.

Konuşulanların sözde kalmayacağına inanıyoruz.

Çünkü ne bu kentin ne de bölgemizin turizmi önemsememek gibi bir lüksü yok.

Bu şehrin insanlarının, sadece Trabzonspor’u değil en az Trabzonspor kadar önemli olan meseleleri konuşulabileceğini de gösterdikleri için toplantıyı organize edenleri ve tüm katılımcıları yürekten kutluyoruz.

***

Turist şikâyetleri elbette göz ardı edilemez, edilmemeli.

Lakin dünkü toplantıda konuşulanları analiz edince şunu anladık ki; mevcut şikâyetlerin tamamı küçük dokunuşlarla giderilebilecek cinsten.

Şu bir gerçek ki; şikâyetlerin hepimizi abartılı bir paniğe sevk etmesi, yıllar evvel Rusların yaşattığı travmadan kaynaklanıyor.

Ne yazık ki; 1990’lı yıllarda yaşanan Rus akını bölgede müthiş bir ekonomik atak başlatmış fakat yanlış uygulamalarımız gerek Ruslar’ın gerekse Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinden gelenlerin Trabzon’dan kaçmasına neden olmuştu.

Şimdi Arap turizminde aynı hatayı yapmak istemiyoruz. O nedenle çok hassasız.

Bu hassasiyetin doğru olduğuna inanıyoruz.

Elbette şikâyetleri acilen dikkate almalı ve turist memnuniyetini artıracak girişimlerde bulunmalıyız ancak, şunun da bilinmesini isterim ki; bu şikâyetlerin minimize edilmesi mümkün, sıfırlanması ise olanaksızdır.

Dünyanın hangi turizm kentine giderseniz gidin, benzer şikâyetler mutlaka vardır, olacaktır.

Fazla uzağa gitmeye gerek yok.

Turizm tecrübesi yaklaşık 40 yılı bulan Ege sahillerinde tanesi 50 liradan lahmacun satıldığını, Antalya’da yüksek sezon olarak kabul edilen Temmuz-Ağustos aylarında oda fiyatlarının 2-3 kat arttığını bilmeyen var mı?

Hakeza araç kiralamada yazın ve kışın aynı fiyatların uygulandığı bir tek ülke gösterilebilir mi?

Ekonominin altın kuralıdır; fiyatı arz-talep dengesi belirler.

Zaten şikâyet konusu olan da, fiyatın yüksekliği değil, ücret ve hizmet kalitesinin orantısızlığıdır.

Örneğin, derme çatma bir pansiyonun tek göz odası 5 yıldızlı bir otelin gecelik fiyatıyla satılınca haklı şikâyetler ortaya çıkıyor.

Bu tür münferit hadiselerin topyekûn bir uygulama gibi yansıtılması, ‘Trabzon’da turistleri kazıklıyorlar’ algısı yaratıyor ve böylece turizm sektörünün içindeki dürüst insanlara büyük bir haksızlık yapılıyor.

Sözü fazla uzatmayalım.

Alt ve üst yapı eksikliklerinin giderilmesi ve alternatif turizm alanları yaratılması zaman alabilir, alacaktır da.

Öncelikli olarak çözüme kavuşturulması gereken mesele, hizmet kalitesi ve fiyatlarla ilgili şikâyetlerin minimize edilmesidir.

Bunun da yöntemi çok basit; eğitim ve denetim.

Dünkü toplantıdan da çıkan ana sonuç budur.

Uygulamada sıkıntı olmazsa, çözüm bulunmuş demektir.

Kalın sağlıcakla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.