Seçim sonu yaptığımız değerlendirmede; üzerinde 4-5 yıldır çalışılan, AK Parti’ye kurulan tuzaktan bahsetmiştik. Ak Parti düzenli ve bir program dâhilinde önce laik ve ulusalcılık soslu söylemlerle Trakya ve Ege sahillerinden dışlandırılmış, Anadolu’da da ‘AK Parti Kürtlere fazla yüz veriyor’ denilerek milliyetçi Türk damardan koparılmaya çalışılmıştı.

Yüzde 40’lık bir dilim kemikleştirilip, Ak Parti ve Erdoğan nefreti ile sarılıp, kuşatılmıştı. Son final, Kürtlerin AK Parti’den koparılması olacaktı ve bütün güçleriyle o bölgede çalıştılar. AK Parti, Güney Doğu’da Türk bayrağını dalgalandıran tek Türkiye partisi idi. Yüzde 50’ye yakın oy alıyordu bölgeden ve bölgeyi Meclis’te Kürtçü ve bölücü partiye rağmen temsil eden ikinci partiydi. Türkiye’yi seven, düşünen herkes için çok önemsenmesi ve saygı duyulması gereken AK Parti’nin bu bölgedeki var olma iddiası ve gücü, kırılması gereken tek hedef olarak seçildi.

7 Haziran seçimlerinde bütün şer odakları, iç ve dış Türkiye düşmanları, TÜSİAD baronları, Doğan medyası ve sahte ulusalcı Cumhuriyet gazeteleri ve hain cephesinin doğal üyesi cemaat tayfası ile ölümüne saldırı ile bölgede tek Türkiye partisi olan AK Parti bölgeden çıkartılmaya çalışıldı. Büyük ölçüde de başarıya ulaştılar. Bu operasyonun sonucunda da AK Parti’nin tek başına iktidar olma imkânını da elinden almış oldular.

CHP’nin ABD’den hediye edilen, allanıp pullanıp kamuoyuna sunulan yeni milletvekili Murat Özçelik, çok açık yüreklilikle ailecek HDP’ ye oyumuzu verdik diyordu. Bu günlerde şahit olduğumuz aleni bir gerçek ise, her şeyin saklanmadan, eğilip bükülmeden, herkesin gözü önünde oynanıyor olmasıdır. Seçimde Demirtaş’tan halk ozan yaratan Doğan medyası, Cumhuriyet Gazetesi ve kadrolu hainlerin cemaat tayfası, Suriye sınırımızdaki PKK kuşatmasını ambalajlayarak, kahramanların savaşı olarak ülke kamuoyuna sunmaya başladılar bile. Şimdiki yol haritası oldukça net bir şekilde karşımızda duruyor.

İsrail ve ABD tarafından ajan ve komando olarak eğitilip PYD saflarında cepheyi yöneten ve bölgedeki Arap ve Türkmenleri yurtlarından çıkaran PKK’lılar ve karşılarında yine aynı odaklar tarafından yetiştirilip, istedikleri operasyonu yaptırdıkları İŞİD.

Güneyimiz PKK tarafından kuşatılıyor. Türkiye önce Anadolu’ya hapsedilecek, sonra da ameliyat masasına yatırılıp kesebildikleri kadar kesip, budayıp, istedikleri Türkiye’yi oluşturacaklar. Türkiye’deki şer odaklarına verilen görev, bu hedefe göre tavır almalarıdır. Şimdi elleri çok güçlendi. Açık söylemek gerekirse, Türkiye’nin işi oldukça zor…

Şu anda Erdoğan nefreti ile zafer sarhoşluğu içerisinde olanlar, er geç Erdoğan ve AK Parti’nin bu ülkede birliğin, bütünlüğün teminatı olduğunu anlayacaklar ama inşallah iş işten geçmemiş olur. Artık zaman şer odakları lehinde çalışacak. AK Parti’nin CHP ile yapacağı koalisyon Tel Aviv ve Neoconların kontrol edebildiği, gücü sulandırılmış bir hükümet olacak, AK Parti’nin bir sonraki seçimlerde de kaybedeceği garanti altına alınmış olacak. Eğer MHP ile koalisyon kurulursa, bu gün pusuda bekleyen şer güçleri, bir anda ortalığı Mili Cephe hükümeti kuruldu diye ayağa kaldıracaklar. Baltalarını saklayıp MHP’ye kur yapan cenahlar, olanca gücüyle, Türkiye’yi yönetilmez hale getirmeye çalışacaklar. Hedefleri, AK Parti’den kopardıkları Kürtleri Türkiye’den kopartmak olacaktır.

Önümüzdeki dönemin senaryosu budur. Güney sınırımızda donattıkları ve bağımsız bölge oluşturup bizi kuşattıracakları PKK ile içte 7-8 Ekim’de denemesini yaptıkları büyük kalkışma ve isyanı başlatacaklardır. Türkiye bu oyunu görmüş ve çözüm sürecini Öcalan’la başlatıp inisiyatifi eline almak istemişti. O günlerde ‘Kürtlere bu haklar niye veriliyor’ diye haykırıp, PKK’ya da ‘Hükümet sizi kandırıyor, silah bırakmayın diyen’ şer odakları, şimdi PKK’nın Türkiye’yi kuşatmasından pek memnunlar. Yayın organlarında anlı şanlı yazar- çizerleri PKK’nın adını ağızlarına almadan PYD güzellemesi yapıyorlar. Çok mutlular.

PKK, ABD’nin diğer gayrı meşru çocuğu olan, bölgedeki maymuncuk örgütü IŞİD karşısında PKK ile koalisyon kurmuş ve artık PKK meşru bir örgüt sınıfına terfi ettiriliyordu. Bütün bu gelişmeler olurken, HDP ve eş başkanları oldukça mutlu bir şekilde gelişmeleri balkondan seyrediyor, gerektiğinde ‘Türkiye IŞİD’i destekliyor’ diye küçük bir suflör veriyor. Terör örgütü yöneticileri ‘Türkiye’yi yangın yerine çeviririz’ diye tehdit ediyor ve onların İstanbul’daki yeni Nişantaşılı müttefikleri de ‘Terörist Türkiye’ başlıkları ile twitler atarak, gevrek gevrek kampanyaya katılıyorlar.

Zor günler bizi bekliyor. Onların bir hesabı varsa Allah’ın da bir hesabı vardır diyelim ve görelim bakalım mevlam neyler, neylerse güzel eyler temennisiyle, hayırlısını dileyelim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.