7 Haziran 2015 seçimi önümüzdeki on yıllara damgasını vuracak bir seçim olarak değerlendiriliyordu. Bu tespiti sadece Türkiye değil, Türkiye’yi radarından hiçbir zaman çıkarmayan, çıkarmayacak olanlarda yapıyordu.
 

Söylemekten ve yazmaktan yorulmadığımız üst akıl da bu seçimin önemini herkesten ve hepimizden daha iyi biliyordu. Şimdi ne diyorlar; “Selahattin Eyyubi’nin yeni bin yıllık yürüyüşü durduruldu.” Evet, bütün mesele ve hedef buydu. Bu bölge için yüzyıllık planları çekmecelerinde hazırdı. Kolaylıkla uygulamaya geçeceklerdi. Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki bütün Müslüman ülkeler yeni bir formatla bir yüzyıl daha güdülecekti.


Önceleri pek anlayamadıkları Erdoğan ve hükümet tarzının, kendi projeleri için ölümcül olduğunu kısa sürede fark ettiler. Bu adam ve partisi önce durdurulmalı, sonra yok edilmeliydi. ‘One minute’ ve sonrası Türkiye için milat kabul edildi. Londra, Washington, Berlin ve Telaviv’de Türkiye ve seçmen sosyolojisi masaya yatırıldı. Üretilecek planları ve taktikleri ülkemizde uygulamaya hazır muhipleri zaten yüzyıldır bu topraklarda yeşertilmişti. Onların günümüzde, siyasetin, ticaretin ve medyanın köşe başlarını tutan nesilleri, her türlü operasyon için emre amade bekliyorlardı.
 

Planları ortaya çıkmıştı. Çok basit bir sistem kurgulanacaktı. AK Parti, Türkiye seçmen denkleminde belli bir alana hapsedilecekti. Çünkü başka çareleri yoktu. Türkiye tarihinin görüp göreceği en başarılı hükümetle karşı karşıya kalmışlardı. Lider Erdoğan, hangi konuya el attıysa başarıyor, ülkenin bütün sorunlarına çare ve çözümler getiriyor, orta sınıf güçleniyor, ülkenin alt ve üst yapıdaki ne eksiği varsa hızla giderilmeye çalışılıyordu. Dünyanın en iyi sağlık sistemi için milyar dolarlık projeler hayata geçiriliyordu. Nitekim 12 yılda yapılan yatırımların tutarı 1 trilyon doları bulmuştu. Ülke her alanda

en az üç misli büyümüştü. Bütün bunlar için yurt dışında hiçbir mahfile boyun eğilmiyordu. Türkiye en önemli stratejik eşik olan ve elli yıldır gizli ambargo ile engellendiği nükleer enerjiye geçiş için de düğmeye basıyordu.
 

Evet, bu adam önce durdurulmalı, sonra bitirilmeliydi. Basit plana gelince, Türk halkı kemik muhalif gruplarla dizayn edilecekti. Bu başarılamazsa Erdoğan’ın, bütün Türk halkının önünde eşit ve tarafsız sınavlara girerse açık ara önde olacağı gün gibi aşikârdı. Hani herkesin dilinde pelesenk olan “ötekileştirme” lafı var ya, ters algıyla uygulamaya sokuldu. Ötekileştirilen Erdoğan oldu. Hatırlayalım; bundan birkaç yıl öncesinde Türkiye’nin tek ve en önemli meselesi laiklikti değil mi? Ülke dincilerin eline geçmişti, birilerinin yaşam tarzları fena halde tehlikeye girmişti! Atatürkçülük elden gidiyordu! CHP,

laiklik ve Kemalizm için can siperane çarpışıyordu.

Başı kapalı Cumhurbaşkanı eşi en önemli meselemizdi! Askere davetiye çıkarılıyordu. Sağlık Bakanlığı’nın özel bir firmaya yaptırdığı logosunda T.C. yazılmadığı basına servis edildiğinde koparılan fırtınayı hatırlayalım. Bakanlık, ‘Bu bir ön grafik çalışmasıdır, öyle bir karar yok’ dediyse de, öyle bir kampanya yapıldı ki, T.C. elden gidiyordu! Bugün facebook ve twiter’daki kişilerin neredeyse yarısı T.C. rumuzuyla başlamaktadır. Bir müddet sonunda gördük ki, Türkiye’nin, Trakya’dan başlayıp, İstanbul’un üst gelirli semtlerini içine alan ve bütün Ege sahili boyunca kemikleşmiş bir CHP seçmen kitlesi oluşturulmuş oldu.

Bu seçmen kitlesi, hipnoz olmuş gibi sadece ve sadece Erdoğan düşmanı haline getirilmiş, Erdoğan ve hükümeti ne yaparsa yapsın, Türkiye seçmeninden en az yüzde 25’i CHP’de bloke edilmişti. CHP hiçbir şey yapmazsa, yan gelip yatsa da, seçmenin en az yüzde 25 ‘i hesabına yatırılmıştı. Ondan sonraki adım MHP ile ilgili idi. MHP tabanı ve ülkenin Türk milliyetçisi kesimi ise, ‘AK Parti Kürtlere yüz veriyor, ülke bölünecek’ korkusu değişik şekillerde sisteme verilerek, en az yüzde 15’lik kesim de büyük bir ustalık ve sabırla, Erdoğan ve AK Parti düşmanı haline getirildi.

Dolayısıyla en az yüzde 40 kemikleştirilip, bloke edilmişti. Yani AK Parti, ne yaparsa yapsın, ağzıyla kuş bile tutsa, ülkenin ihtiyacı olan hangi hizmeti ve yatırımı yaparsa yapsın, Erdoğan düşmanlığı projesi tutmuştu ve seçimlerde ancak ve ancak kalan yüzde 60 oya talip olabilecekti. Şimdi hesap yapalım. Bu 60’ın içerisinde her seçimde kıvır zıvır partilere giden yüzde 5’i çıkarırsak, geriye sadece yüzde 55 kalıyor. Hesaplar buna göre yapılmıştı.55’teki Kürt oylardan ne kadarı alınmalıydı? Önce HDP’nin parti olarak seçime girmesi planlandı ve ilgililere talimat verildi. Bu 55 havuzundan, 10 ve üzeri alınacak her bir parça AK Partiyi iktidardan uzaklaştıracaktı. Büyük ve kalıcı Ortadoğu’nun yeni planını yapanlar, çok amaçlı kurdukları yeni ve zinde terör örgütü IŞİD’i Kobani üzerine salarak ilk hareketi başlattılar. Kürtler ve Ankara karşı karşıya bırakılmalıydı. Bu toprakların gördüğü en hain tarikat olan Cemaat yardımı ile de MİT TIR’ları operasyonu devreye alındı. Erdoğan ve AK Parti hükümeti IŞİD’i destekliyormuş diye yaygaraya başladılar. Türk hükümetine yaptıysa da bu algıyı durduramadı. Demirtaş önce Amerika, sonra da Kanada’da günlerce ağırlandı. Harekât planları ve yol haritası kendisine verildi. Geçtiğimiz Kurban bayramında da 6-8 Ekim tarihlerinde ülkede iç savaş provasını başlattı. Amaç Kürt seçmeni AK Parti’den ayrıştırmaktı. Bugün başardıkları da budur.
 

Ötekileştirilen AK Parti’dir. Oy alabileceği tüm seçmen kitlesinin yüzde 60’ı ile bağı kopartılmıştır. AK Parti, HDP ile muhatap edilmiş, yüzde 45 oy içerisine hapsedilerek tuzağa düşürülmüştür. Bu tuzak sonunda AK Parti’nin aldığı yüzde 41 oy ise en saf en katıksız oydur.
 

Birbirleri ile hiçbir zaman bir araya gelmeleri düşünülmeyen, laik, ulusalcı, Türkçü, Kürtçü, cemaat, v.s. bütün bu benzemezleri, ustalıkla tek bir cephe ile aynı hizaya getiren akıl, sadece bu raundu kazanmış oldu. Savaş bitmedi, daha yeni başladı ve devam edecek. Bu topraklar ve bu millet, böyle savaşlara yüzyıllardır şahit ve taraf oldu. Bu haçlı projesini de görüyor ve gerekeni yapacaktır. Bundan sonra ne olmalı, ne olacak, elbette yazacağız. Şimdilik, görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler diyelim…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.