Ülkemin her yanındaki/yönündeki ocaklarından/hanelerinden yine feryatlar yükseliyor, anneler/babalar, kardeşler, akrabalar/hısımlar kan ağlıyor.

      Ülkem kan ağlıyor.

      Şehitlerimizi günaşırı kalbimizin sevecen sıcaklığına gözyaşları, büyük üzüntülerle uğurluyoruz. Onlar TC’nin varlığını al kanlarıyla suluyorlar. Yaşatıyorlar.

                                                                      X   x   x

      Yine eski günlere dönüldü… Eller tetikte…  Gözler;  gez-göz-arpacık yapılmış…  İhanet şebekesi  fırsatını buldukça yine kusturuyor silahıyla içindeki kini… Hainliği… Alçaklığı… Puştluğu…

      Satılmışlığı…  Uşak olma aşağılığını/ihanetini…  Ülkenin dirliğini/düzeni sabote etmeyi amaçlıyorlar. Şerefsizliği, alçaklığı, o.çocukluğu yaşatılmak isteniyor bu kutsal topraklarda.

      Bölünüp/parçalanmak isteniliyor güzel ülkem…

      Desduuur!..

                                                                       X   x    x

      Bu ülke siyasetinde rol alanlar, yetmedi mi, didişmeniz, birbirinizi karalamanız/aşağılamanız? Ülke insanına kötü örnek olmanız, yetmedi mi?

      Merhum Mehmet Akif Ersoy’un ruhumuzu okşayan, benliğimize hükmeden “Çanakkale Şehitleri” adlı şiirinin  “ Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor ” dizesindeki şehitlerimizi anımsayıp, lütfen kendinize geliniz. Bırakınız şu koltuk kapma yarışını… Son günlerde Kahraman Orduma ve güvenlik güçlerimize yönelik saldırıları artık sakin bir kafa ile yorumlayınız lütfen…   Böyle bir ihanet şebekesi ile mücadele milletçe olur. Artık geliniz, el ele, gönül-gönüle  veriniz.  İç ve dış kaynaklı bu ihanet şebekesinin kökünü kurutacak çareleri  birlikte üretiniz/bulunuz.

      Tabii ki bu ayrık otları durduk yerde üremedi/yetişmedi bu kutsal topraklarda…  Bugün sizlerin temsil ettiği geçmişteki siyasetçilerin ülke yönetiminde koltuk sevdalanmalarından  kaynaklanan hünerlerinin(!)  sonucu bu manzara…

      Bunun başka tarifi, Lam’ı, Cim’i yok…

                                                                          X   x   x

      Kendilerini  “ayrık otu” görüp, demokrasi sınırlarına sığınıp ülkeme  ihaneti, ayrımcılığı sokan zihniyetin yarattığı natürmort/acı manzara ortada.

      Devlet görevlisi sokak ortasında kafasından kurşunlanıp öldürülüyor.

      Ordumun subayı pusuya düşürülüp şehit ediliyor.

      Emniyet görevlilerim takır-takır kurşunlanıyor.

      İhanet… Şerefsizlik… Alçaklık… Kol geziyor…

      Öte yanda utanmadan “Dolmabahçe Mutabakatı”  diyerek  geviş getirenler de var ülkemde.

      “-Ulan nedir bu mutabakat?  Milletten daha ne istiyorsunuz?  Ederim sizin bu mutabakatınızın içine!..”

      Yeter artık be!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com