Köşeme aldığım fotoğrafını gördüğünüz bina Çarlık Rus donanmasının top ateşiyle yıkamadığı bir bina...

Yani tarihi bir bina...

Dahası “Gazi bir bina...” ayrıca...

Bu tarihi taş binada ilkokulu okuma mutluluğunu yaşadım.

Ne güzel, bilgili, yurtsever, Atatürk sever öğretmenlerimiz vardı.

Hepsi rahmete kavuştu. Belleklerde güzel anıları kaldı.

***

İlkokul öğretmenim rahmetli Sadık Kayhan, cumhuriyetimizin ilk öğretmenlerindendi.

Yurtsever, milliyetçi, devletçi, halkçı, cumhuriyetçi aydın bir insandı.

1916 yılında Doğu Karadeniz kıyılarının Tirebolu Harşit Deresi’ne değin olan bölgeyi Çarlık Rusya tarafından işgalini anlatırken içinde bulunduğumuz Vakfıkebir Merkez İlkokul binasının düşman donanmasını açtığı top ateşine dayandığını, yıkılmadığını söylemişti.

Hatta isabet eden top mermilerinden birinin taş duvarı delip oluşturduğu deliği göstermişti biz öğrencilerine...

Öğretmenimiz canlı tarihti...

1916 yılının o bölge insanı için büyük yıkım olan muhaceret olayını yaşamıştı. O sıkıntılı, üzüntülü günleri anlatırken gözlerinden yaşlar akardı her seferinde.

Kim bilir, daha nice özel anıları vardı anlatamadığı...

Belirttiğim gibi “gazi bina”nın da tanığıydı ayrıca...

Gel zaman, git zaman “Gazi bina”mız bağrındaki “top mermisi izini/yarası”nı bir madalya gibi sakladı/taşıdı bağrında/duvarında...

Hem de uzun yıllar... En az 90 yıl...

Ama ne oldu, biliyor musunuz?

Bilemezsiniz, çünkü bilgisizlik/cehaletin bu türlüsü de varmış/oluyormuş demek.

Bundan yıllar önce “Gazi bina”yı restore eden firma top mermisi izinin bulunduğu bölümü bir hünermiş gibi çimento harcı ile sıvayıp doldurup kapattı.

Yani, tedavi etti(!), onardı o top mermisinin tarihi binada bıraktığı izi aklınca...

Eh... Bizdeki restorasyon aklı/hüneri de bu olsa gerek...

Şimdi yapılması gereken; “akl-ı evvel”in hüner sayıp sıva ile kapattığı o bölümün özenle, usta ellerce kaldırılarak top mermisi izinin eskiden olduğu gibi duvardaki belirgin şekline dönüştürülmesi...

İlgilisi kim?

Artık kimse... Rica ediyorum, o tarihi binanın top mermisi izi/yarası, üzerine örtülen sıva/ harç kaldırılarak tarihi binanın madalyası tekrar takılsın yerine...

***

“Gazi bina” şimdi de var. Yüz yılı aşan bir geçmişiyle Türk Milli Eğitimi’ne hizmet etmiş olmanın yorgunluğu var sanki üzerinde...

Boş...

Boş durması da ayıp ayrıca...

İlçenin “Kent Müzesi” yok.

Her haliyle ilçenin böyle bir ihtiyacına yanıt verecek kapasitede bir bina...

Benimkisi bir öngörü... Bir iyi duygu ifadesi...

Keşke her kentimizin/kasabamızın müzesi olsa...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com