Hepimiz böyle miyiz bilemiyorum. Toplumsal yaşamımızda çok kişilerle uzaktan-yakından ilişkiler, dostluklar, arkadaşlıklar kurarız. Aile bağlarımız, kabile/sülale bağları da vardır bu konuda…  Ama bu ilişkilerimizin kimi zayıf noktaları var ki; hiç af edilir gibi değil. Sokakta, caddede, toplantılarda, gezilerde dahası nice nedenlerle bir araya gelip/buluşup konuştuğumuz dostluklar/arkadaşlıklar kurduğumuz ağabey, kardeş gördüğümüz kişiler etrafımızda görünmez olunca bu boşluğun farkına varamayız hemen.  Bu, ağırlaşan geçim sıkıntısının omuzlarımıza yüklediği sürekli bir koşuşturmadan ötürüdür belki de. Kişisel olarak ben böyleyim.  Bayram-seyran demeden yazı ve karikatürlerimle yardım elimi uzattığım “yerel basın”a katkı verme heyecanımı bayramın üçüncü günü başka bir konuda yazı yazmaya yoğunlaşırken belediye hoparlöründen acı haberi duydum: Em. Jandarma Kd. Albay Mehmet Ayhan’ın bizlere veda ettiğini duydum. Yüreğime bir bıçak saplandı sanki…

      Acılar tarifsizdir, duyana göre… Kişiden kişiye değişir bu tabii ki… Dün ebediyete gözyaşlarıyla uğurladığımız değerli komutan Mehmet Ayhan,  bilinmeyen başarılarıyla aramızda yaşadı. Duru bir yaşamı sürdürüp veda etti sevdiği insanlara ve ülkesine. Niçin “bilinmeyen başarılar” diyorum, anlatayım: Bir asker düşününüz vücut direnciyle yaptığı her sporda dahası atletizmin en ağır dalı pentatlonda başarılara imza atmış, sporculara öğretmenlik yapmış, alkış toplamış, madalyalar kazanmış/ödüllendirilmiş…

      Em. J. Kd. Albay Mehmet Ayhan işte böyle bir başarılar anıtı dikerek aramızdan sessizce ayrıldı. O Vakfıkebir’in yetiştirdiği değerlerin en ön safında yer alanlardandı. 22 Mart 1929 Perşembe günü Vakfıkebir Hacıköy’de doğdu. Babası Rahmetli Osman Remzi Ayhan da 1. Dünya Savaşı yıllarında Şark Cephesi’nde yedek subay olarak görev yapmıştı. Bu dönemde Ermeni komitacılarına karşı savaşan Osman R. Ayhan, daha sonra ‘Büyük Taarruz’a katılıp İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşuna tanıklık etmişti.

      İlkokul ve ortaokuldan sonra Kara Harp Okulu’na giren Mehmet Ayhan, bu okulu 30 Ağustos 1950’de genelde dokuzuncu, jandarma sınıfında ise birinci olarak bitirdi.

      Öğrencilik başarılarını, seçtiği meslek olan askerlikle ilgili başarılar ve sporculuk başarıları izledi birbiri ardınca…

      Bir asker, bir komutan düşününüz,  seçtiği meslekte başarı için tüm varlığını ortaya koyup, yorulmadan sonuca varmayı hedeflemek… Sonra emrindeki askerleri hep evlat görüp onları kollayan/koruyan şefkatli bir baba olabilmek…  Bu amaç ve insani duygular dün ebediyete uğurladığımız değerli komutan Mehmet Albay’ın sadece mesleğine duyduğu saygı/sevgi ve heyecanın bir yönü idi.  O, komple bir sporcuydu ayrıca… Sporun hemen her branşında gösterdiği başarılar yanında ordumuzun bir mensubu olarak uluslararası yarışmalarda ülkemizi yüz akı ile temsil etmiş bir kahramandı/komando/sporcuydu.

      Atletizmin en zorlu dalı pentatlonda ülkemize/ordumuza girdiği her yarışta birincilikler kazandırmış, komple bir atletti Mehmet Ayhan komutanımız.

***

      Kimilerimiz yaşamı öylesine yaşayıp tamamlıyor ve çekip gidiyor hiçbir ses/seda bırakmadan arkalarında. Kimlerimiz de yaşamını anlamlandıran, çıkacağı yolculuğu aydınlatan/zenginleştiren başarılarıyla çıkıyor yola…

      E.J.Kd. Albay Mehmet Ayhan komutanımın yaşam öyküsünü anlatan  “Vatana Atanan Bir Ömür: Mehmet Ayhan” adlı 224 sayfalık büyük boyut kitap cenaze törenine katılanlara dağıtıldı. Kitabın yazarı “Kilis Vakfı” Genel Sekreteri Nejat Taşkın’a bu güzel çabası için teşekkür ediyor, ayakta alkışlıyorum.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.