Dün Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ydü.

1930-1960 yılları arasında Dominik Cumhuriyeti’ni diktatörlükle yöneten Rafael Trujillo'ya karşıtlığıyla bilinen aktivist 3 kız kardeş (Mirabal Kardeşler), Trujillo'nun, "Ülkede iki tehlike var: Kilise ve Mirabal Kardeşler" şeklindeki açıklamasından birkaç gün sonra tecavüz edilerek vahşice öldürüldü.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, kadına yönelik şiddete karşı toplumda farkındalık yaratmak amacıyla 1999 yılında bir karar aldı ve Mirabel Kardeşler’in öldürüldüğü tarih olan 25 Kasım’ı, ‘Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’  ilan etti.

***

Şimdi utanç verici bir dünya turu yapalım.

Britanya’daki şiddet suçlarının dörtte birini kadına yönelik aile içi şiddet oluşturuyor.

Her 5 kadından birinin tecavüz girişimine maruz kaldığı ABD’de 30 milyona yakın kadın aile içi şiddet mağduru.

Avrupa Birliği ülkelerinde, kadınların yüzde 27'si aile içi şiddete uğruyor.

Kanada'da her 6 günde, bir kadın eşi ya da birlikte yaşadığı kişi tarafından öldürülüyor.

Afrika’da her yıl milyonlarca kadın sünnet olmaya zorlanıyor.

İsveç, Norveç ve Finlandiya'da yaşanan tecavüz olaylarının sadece yüzde 10'u ortaya çıkarılabiliyor.

Finlandiya aynı zamanda kadına yönelik işlenen suçlarda dünya 3’üncüsü!

Kadın hakları sıralamasında son sırada bulunan Mısır’da kadınların yüzde 47'si aile içinde ya da sokakta şiddet görüyor. Kadınların yüzde 99’u sokağa çıktıklarında tacize uğruyor.

Kore'de kadınların üçte ikisi eşinden şiddet görüyor.

Sadece bu yıl yaşananları hatırlayalım;

Suriye ve Irak’ta yüz binlerce kadın, tecavüze uğradı, köle olarak satıldı, vahşice öldürüldü.

Nijerya'da Boko Haram'ın 300 kız çocuğunu kaçırdı, tecavüz etti, köle olarak sattı.

Toplu tecavüzlerin sık yaşandığı Hindistan’da babasının dövülmesine karşı gelen kız, onlarca erkeğin tecavüzüne uğrayıp öldürüldü.

İran'da kendisine tecavüze yeltenen kişiyi öldüren kadın, suçlu bulunarak idam edildi.

Listeyi uzatmak mümkün ama yürek dayanmıyor.

***

Gelelim Türkiye’ye;

Sadece 2014’te bugüne kadar eşi ya da ailesi tarafından öldürülen kadın sayısı 300’ü geçti.

Benzer olaylardan yaralı kurtulanların sayısı 500’e yakın.

Tüm verileri harmanladığımızda ortaya çıkan tablo korkunç;

Dünya genelinde her 4 kadından biri aile içi şiddete uğruyor.

Her üç kadından biri tacize uğruyor.

Yine dünya genelinde cinayete kurban giden kadınların yarısı aile içi ve yaşadıkları ilişkilerde gördükleri şiddet sebebiyle yaşamını yitiriyor.

Görüldüğü üzere; kadının şiddete uğramadığı gün yok!

***

Yine Afrika’ya dönelim;

Afrika'nın tek kutup ayısı olan ve Johannesburg Hayvanat Bahçesi’nde yaşayan Wang, 30 yaşında öldü.

Wang Güney Afrika'ya 1986 yılında, Çin'deki bir hayvanat bahçesiyle değişim programı çerçevesinde getirilmişti.

Hayvanat bahçesi yetkilileri, Wang'ın Ocak ayında ölen 27 yıllık eşi Gee Bee'yi çok aradığı ve onun ölümünden sonra toparlanamadığını açıkladı.

Velhasıl kara sevdadan gitti.

Çok ilginç değil mi?

Kendilerini ‘erkek’ olarak tanımlayan insanların, her gün kadınlarına zulmettiği dünyada eşinin acısına dayanamayıp ölen kutup ayısına ne denilebilir ki?

Vay ayı vay!

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com