Alkollü araç kullanan ve polis memuru Fatih Alagöz’ün ölümüne neden olan yönetmen Sinan Çetin’in oğlu Rüzgar Çetin, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandı. Mahkeme heyeti Çetin’e, taksirle bir kişinin ölümüne, bir kişinin de yaralanmasına neden olmak suçundan 5 yıl hapis cezası verdi. Mahkeme, Çetin’in suçu bilinçli taksirle işlediği gerekçesiyle cezayı 7 yıl 6 ay hapse yükseltti. Ardından da Çetin’in duruşmalardaki iyi halini göz önünde bulundurarak cezayı 6 yıl 3 aya indirdi. Çetin’in ehliyetinin 1 yıl 6 ay süreyle geri alınmasına karar veren mahkeme, ailenin şikâyetten vazgeçmesinin ardından Çetin’i tahliye etti.

***

Kazadan sonra Çetin Ailesi, Alagöz Ailesi’yle birçok kez temas kurmaya çalıştı. Rüzgar Çetin’in annesi Hale Sözmen, kazadan sonra İstanbul’dan Adana’ya taşınan şehit polisin eşi Özlem Alagöz’ün yanına gitti. Ona, “Ben de anneyim. İki çocuğunuz, bizim de evladımız. Siz de bizim ailemizdensiniz. Ömür boyu beraber olacağız” dedi ama şehit eşi şikâyetinden vazgeçmedi.

***

Çetin’in annesi de ısrarını sürdürdü. Kazanın yaşandığı günden anlaştıkları güne kadar Alagöz’ü ikna etmek için defalarca Adana’ya giden anne Sözmen, sonunda Alagöz’ü razı etti ve anlaştılar. Ancak bir sorun vardı. Şehit polisin Çorum’da yaşayan anne babası ve iki kardeşi, gelinlerinin Çetin Ailesi’yle anlaştığını ve şikâyetten vazgeçmeye hazırlandığını öğrendi.

***

Çetin Ailesi’yle temas kuran Alagöz Ailesi, kendilerinin şikâyetçi olacağını bildirdi. Bunun üzerine görüşmeler iki taraflı devam etti. Bir süre sonra şehit polisin yakınları, Çetin Ailesi’nden 10 milyon lira kan parası istedi. Anne Sözmen, “Bu para çok fazla. Miktarı düşürün” dedi. Yakınları istedikleri rakamı 6 milyon liraya düşürdü. Çetin Ailesi ise son olarak 3 milyon lira teklif etti ve anlaşma sağlandı. Anne Sözmen, taraflarla Çorum’da buluştu. Şehit polisin yakınlarına 3 milyon lira, Alagöz Ailesi’nin avukatına da 300 bin lira verdi. Çetin’in annesinin, parayı bu süreçte sürekli elinde taşıdığı çantayla aileye teslim ettiği belirtildi.

***

Buraya kadar okuduğunuz bölüm, dillerin nasıl izbeleştiğini ve vicdanların ne denli gübreleştiğinin naçizane bir kanıtıdır.

Memlekette öyle iğrenç şeyler oluyor ki, midemiz bulanmaktan bedenimizden istifa edecek.

Bir vücudu soğuk musalla taşına yatırmak, ne zamandan beri ticaret malzemesi oldu?

Ne zamandan beri kalbin kefil olmadığı şeyler, onurumuzun ve gururumuzun önüne geçti?

***

Belki hukukçulara göre Rüzgar Çetin’in hapisten sıyırması doğru bir karar ancak vicdanen karara imza atan hukukçular ve pazarlığa tutuşan aileler göçük altındadır.

Unutmamalılar ki, onurlu yaşam diye bir şey var.

Bu yaşam içerisinde insanlığınız dağılırsa, böyle vicdanınızı yerden toplarsınız.

Artık uzun söze ne hacet…

Eyvallah!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com