Bu hafta başkentin nabzı TBMM’de attı. 17-25Aralık darbe girişiminden sonra kurban seçilenler TBMM’deki Komisyona ifade verdiler.

Muhalefet milletvekillerinin görüşü oldukça net ve berrak… Eski bakanlara rahatlıkla hırsız damgasını vurup geçiyorlar. Ancak garip davrananlar Ak Pati milletvekilleri. Komisyondaki bazı milletvekillerinin kafası karışık…  Doğrusunu arasanız kapısına silahlı polislerin dayanmadığı hiç kimse yaşananları gerçek anlamda kavrayamıyor. Mesela hala Gülen Terör Örgütü’ne (GTÖ) ‘cemaat’ diyen milletvekilleri var. Hem de Ak Partili.

Hala Fethullah Gülen Hocaefendi tabirini kullanabilen başbakan yardımcıları var. Örgütün hiç toz kondurmadığı bakanlar ve milletvekilleri var.

Kimse kusura bakmasın ama GTÖ ile mücadeleyi milletvekillerinin ve bakanların çoğu Devlet Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ihale etmişler. Kendilerinin attıkları sayısız yanlış adımlar sonucu geldikleri noktanın sorumlusu sanki Erdoğan’mış gibi davranıyorlar.

Hatta Cumhurbaşkanı sayesinde zengin olmuş, iş sahibi olmuş, büyük işadamı olmuş sayısız vefasız ortada dolaşıyor. Örgüte hain demeye dilleri varmıyor. En sert ifadeyle örgüt için ancak “bunlar da çok ayıp ediyorlar kardeşim” diyebiliyorlar.Hepsi ortaklarından ve kirli ortaklıklarından vazgeçemiyorlar.

Bu örgüt darbe yapmaya kalkıştı, Ak Parti’nin olmazsa olmazı olan liderini devirmeye odaklandı. İsrail’in intikamını almaya çalıştılar. İran ile olan ilişkilerimizin faturasını ödetmeye kalkıştı. Boğazlar Sözleşmesi’ni rafa kaldıracak projeleri engellemeye çalışanlara yardımcı oldu.

Sözü fazla uzatmak istemiyorum.

Kafası karışık olan Komisyon üyelerine ve eski bakanların Yüce Divan’a gönderilmesi gerektiğini savunan Ak Parti mensuplarına sadece birkaç sözüm var:

Birincisi 17 Aralık ve 25 Aralık operasyonları aslında nedir? Bir yolsuzluk operasyonu mu yoksa darbe kalkışması mı? Hükümet buna darbe dedi ve seçime gitti. Millet %50 civarında bu işin bir darbe kalkışması olduğunu tescilledi. Peki, Komisyon üyeleri neyin peşinde?

İkincisi, operasyonların asıl hedefi eski bakanları yargılamak mı yoksa Erdoğan’dan ebediyyen kurtulmak mı? Hedefin lider olduğu açık... Peki, dürüstlük oyunu oynayan milletvekilleri bunun farkında değil mi? Değilse nasıl milletvekili oldular?

Üçüncüsü yargıda aklanmış olan kişileri Yüce Divan’a hangi mantık göndermek istemektedir. Yoksa üst akıl Komisyon’da kol mu geziyor? Yargının darbe girişimi olarak gördüğü bu operasyonları Yüce Divan hangi sıfatla yargılayacak?

Dördüncüsü, hadi dürüstlük damarımız kabardı ve bu eski bakanları Yüce Divan’a gönderdik; peki Anayasa Mahkemesi’nin bağımsız ve tarafsız olduğunu söyleyebilir miyiz? Daha geçenlerde Amerikan Şirketi Twitter firmasını bu ülkenin ulusal güvenliğinin önünde görmedi mi?

Beşincisi Yüce Divan’da hedef gerçekten yolsuzlukları araştırmak mı olacak yoksa Cumhurbaşkanını yukarıda çaresiz bırakıp gazete manşetleriyle yargılamak mı? İstikrarı alaşağı etmek mi?

Ak Parti kendi içerisinde bu olayları da vesile kılarak bir yenilenme hareketi başlatmalıdır. Cumhurbaşkanı, başbakanın dürüst kimliğini iyi kullanarak imaj tazelemesi yapmalıdır. Gelecek 10 yılı açgözlü olmayan insanlarla planlamalıdır. Yolsuzlukların üzerine eskisinden çok daha sert gidileceğini gösterecek adımlar atmalıdır…

Bu doğru adımların tümünün atılması gerektiğine ben de inanıyorum. Ancak operasyona maruz kalan eski bakanların dürüstlük şovu yapılarak Yüce Divan’a gönderilmesi fikrine katılmıyorum. Çünkü hikâye ve hesap kesinlikle başka... Hedef kesinlikle Erdoğan…

Twitter şirketinin menfaatlerini ulusal güvenliğimizden daha değerli gören bir mahkemeye nasıl güveneceğiz?

Ak Parti, etrafında yaşanan olayları doğal ve tesadüflerden ibaret sanan siyasetçilerden hızlıca kurtulmalıdır. Çünkü Türkiye’yi düz siyasetçiler değil, strateji bilen, analizci siyasetçiler 2023 yılına sağ salim ulaştırabilir.

Mesela doğruları arama sevdasına düşmüş olanlar istikrarsızlık durumunda kaybedilen kazanımların hesabını hiç düşünüyorlar mı sizce?

Ben Erdoğan’a üzülüyorum. Bazıları tek adam diyor, bazıları uzun adam. Ben ise “Yalnız Adam” diyorum. Küçük bir meseleye bile müdahale temek zorunda kalması gerçekten üzüntü verici.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.