Hayat vardır, sadece egoistçe yaşadığın.

Hayat vardır, başkaları için yaşadığın.

“Sevgi”yi bulabilmek için, minnettarlığı da, nankörlüğü de,

yalanı da, sadakatsizliği de, düşünmekten vazgeçilmesi gerek.

Sadakat erdem değildir ki, aslında sevgiden kör olmaktır.

Kaçtığın şeyi, eninde sonunda yakalanmaktır sadakat.

Bizi "Biz" yapan güçlü mimar,

gizemlerle dolu sevginin ta kendisidir aslında. 

Bu evrenin altındaki sevgi,

bencilliğin baskılarından arınmış bir yaşam felsefesidir.

Bir ailede birey olmak, ağacın bir dalı olmaktır.

Kuruyup da uçuşan, savrulan, düşen yapraklar yerine,

çıkan yeni filizler, aileye yeni katılanlardır.

Bireylerle aile olmak ise zoru başarmaktır.  

                         *

Öyle bir ortamda yaşıyoruz ki,

Uzaydaki astronotlarla iletişim kurabiliyoruz.

Eşimizle, çocuklarımızla, yakınlarımızla, komşularımızla,

iş arkadaşlarımızla ise bir türlü kuramıyoruz.

Haliyle iletişimsizlik, problemleri beraberinde getiriyor.

Asıl düşman elimizdeki tablet,

Kıç cebimizdeki cep telefonu olmasın?

                        *

Gecenin en karanlık olduğu an,

sabahın aydınlığına en yakın olduğu andır.

Hep “Ben”, “Benim“, “Bizim” dayatmaları peşinde olursanız,

madde dünyasının manevi ağırlığını üzerinizde taşırsınız.

Hırslarınızı, hınçlarınızı, kıskançlığınızı, ön yargılarınızı,

egonuzu, hep ön planda tutarsanız,

karşınızdakiler ile sağlıklı bir iletişim kuramazsınız.

Aranıza set çekerek, duvar örerek,

sizi sevmediğinden, dem vuramazsınız.

Yoksa hep kendi bildiklerinizi mi doğru zannediyorsunuz?                                                      

                        *

Adam etrafına öyle bir kötülük yapmış ki, sonunda yalnız kalmış. 

Sırf yalnız olmak değildir ki yalnızlık,

aynada kendine tahammül edemeyen kişi, zaten yapayalnızdır.

Yalnızlık, yalnız düşmek değildir.

Sadece veda edememek demektir.

Neyi kurarsan kur, her hikayenin sonu yalnızlıktır.

Yalnızlık, Zigana Dağı’nın zirvesindeki

“Deli Dumrul” olmak değildir.

Pusuda bekleyen yırtıcılarla, puşt zulasında beraber olmaktır.

Her zaman karanlık değil, bazen de parıltılı bir andır yalnızlık.

Kendin için yalnız kalmak,

Aslında sevdiklerini de yalnız bırakmaktır.

                           * 

Saadete gelirsek;

İster vali, ister belediye başkanı, ister emniyet müdürü,

ister jandarma bölge komutanı, ister rektör, ister kulüp başkanı,

İster mili eğitim müdürü, ister kültür-turizm müdürü,

istersen kredi yurtlar müdürü ol.

Çaresi yok en çok sevilmeyen kimse,

o, eninde sonunda hep yalnız kalacaktır, şapkasıyla!...                                                      

                          *  

Sevgi ve iş, ne araçtır, ne de amaç.

O başlı başına bir varıştır.

Onun için şu andan tezi yok.

Kurumunuzun, binanızın, kışlanızın, okulunuzun,

kulübünüzün, sektörünüzün, müdürlüğünüzün vs...

İçerisinde çalışan küçük, büyük herkese adaletli olun.

                          *

Çünkü zaman hızla akıp gidiyor.

Altınızdaki o koltuklar gidici,

yaptığınız güzellikler ve kötülükler ise

hep baki kalacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.