Doğu Karadeniz… Yeşili insanlığa armağan eden bu doğa, kendisini hoyratça kullananlara karşı da bir o kadar acımasız!

Ağacını keseni, deresini çalanı affetmiyor.

Doğal afetlerin bölgenin kaderi olması da bu yüzden!

Sel, heyelan ve taşkınların yaşandığı yerlere baktığımızda ya dere yataklarına müdahale edilmiş ya üzeri kapatılmış ya kenarlarına yapılaşma izni verilmiş…

Ya orman yok edilerek evler yapılmış ya kökü toprak üzerinde başka şeyler ekilmiş!

Bir yağmurda taşan dere önüne ne katıyorsa alıp götürüyor…

Bir yağmurda toprak kayıyor, evleri altına alıyor…

Ve giden canlar, kalan canların üzerindeki travmalar, kaybolan milyarlar!

Hepsini ama hepsini bile bile, göz göre harcadık. Yani, “yapalım canım, bir şey olmaz...” mantığıyla! Yani, “açalım imara canım, zaten o dere en son 200 yıl önce taşmıştı…” yanılgısıyla! Yani, “keselim ağaçları canım, sonuçta bize ‘odun’ lazım, yerine çay ve fındık dikeriz…” bakışıyla!

Sonrası malum… “Devlet nerede?” çığlıkları, “devlet, devlet, devlet…” tartışmaları… O devletin kapısında aylarca yatıp imar iznini kopartanlar, kesip, biçip, dikiyor veya kaçak inşa ediyor… Sonra kayarken, yıkılırken, biterken yine devleti arıyor! “Biz bize benzeriz” sözünün tam karşılığı olan devletin kendisi de aynı şeyi yapıyor! Dere yatağında ya da üzerinde ‘yapı’sallaşıyor, ormanlık alanda ‘kamu’sallaşıyor!

 

***

Trabzon’da, Rize’de, Artvin’de, Giresun’da, Gümüşhane’de 1900’lü yıllardan bugüne yaşanan 60 civarındaki sel, heyelan ve taşkında 650’nin üzerinde vatandaşımızı kaybettik.

Bu 60 afetin yaşandığı yerlerde biri hariç tamamında yeniden ‘yapı’sallaşıldı! ‘Yapı’sallaşılmayan tek yer; Trabzon Çatak…

O da devletin müdahalesiyle… ‘Konamazsın oraya kardeşim’ restiyle…

Ama aynı devlet ‘rest-i idareyi’ diğer yerlerde gösteremedi nedense!

İşin özeti… Karadeniz insanı ‘cesaretli’ duruşuyla, felaketi bekliyor adeta. Devlet de o cesareti ‘seyrediyor’ sadece!

Ama doğa bu cesareti affetmiyor, katledişine seyirci kalmıyor. Ya yeni afetlerle karşılık veriyor ya eski yerlerde aynı manzarayı tekrarlıyor. Şimdi sel, heyelan ve taşkın haberleriyle uyanıyoruz günlere… Trabzon’da, Rize’de ve Artvin’de topraklar kayıyor, yollar kapanıyor, dereler taşıyor…

Yine bilindik manşetlerle basılıyor gazeteler… Son dakika haberleri de aynı başlıklarla atılıyor. “Ders almıyoruz.

Doğa diyor ki: “Benden aldıklarınızı size helal etmeyeceğim.” Onlar da diyor ki: “Sen kimsin, biz alırız.

Sonuç… Tarih değil, hatalar tekerrür ediyor aslında…

 

Kalın sağlıcakla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.