Bir taraftan terörün her türlüsüyle mücadele eden, diğer taraftan diplomatik müdahalelerle kıskaca alınmak istenen Türkiye’yi, güçsüz yakalayacaklarını zannetmiş olmalılar ki; ani bir hamleyle teslim almaya kalkıştılar.

Bu girişim, çılgınlık falan değil, apaçık bir cinnettir, intihar saldırısıdır.

Küresel güçlerin Türkiye’yi tıpkı Ortadoğu ülkeleri gibi, kanın gövdeyi götürdüğü bir coğrafyaya dönüştürme çabası yeni bir şey değil. Bunu bugüne kadar başaramamış olmaları, Türkiye’nin demokratik, laik, sosyal hukuk devleti ilkelerini özümsemiş olmasından kaynaklanmıştır.

Türk halkı her darbede çok ağır bedeller ödemiştir ancak her defasında demokrasiyi yeniden inşa edebilme başarısını göstermiştir.

Üniformalı teröristlerin hesap edemedikleri ayrıntı buydu. 1980 model taktiklerle darbeye kalkışmak, ülkenin de halkın da bulunduğu noktayı görememek demektir.

Bugün Türkiye’nin iyi yönetilmediğini savunanlar olabilir.

Mevcut iktidarı başarısız bulanlar ve değişmesini isteyenler de olabilir.

Fakat bunun legal yol ve yöntemleri bellidir.

Demokratik olgunluğa sahip herkes bilir ki; sandıkla iş başına gelmiş bir iktidar yine sandıkla gönderilir.

Başka yöntemlere başvurup, hükümeti silahla-şiddetle devirmeye çalışmak vatana ihanet suçudur ve siyasi görüşü ne olursa olsun demokrasiye inanan hiçbir insanın kabul edebileceği bir eylem değildir.

Nitekim daha ilk andan itibaren sokaklara dökülüp ölümü göze alarak darbecilerin karşısına dikilen milletimiz, demokrasiye olan inancını bir kez daha göstermiştir. TBMM’de grubu bulunan 4 partinin omuz omuza vererek darbeye karşı gösterdiği refleks takdire şayandır, ülkemizin ve milletimizin geleceği adına umut vericidir.

Tüm Türkiye, darbeyi reddetmiş, demokrasiden yana açık tavır koymuştur.

Ne darbeciler, ne de bu ülke üzerine hesabı olan başka zümreler millete rağmen asla galip gelemeyecektir.

Yaşasın demokrasi, yaşasın cumhuriyet.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com