Bölge genelinde yatırımlara şöyle bir göz attığınızda içinizi neşe kaplıyor. İstihdam oranları, ithalat ve ihracat rakamları almış yürümüş, rakamlar havalarda uçuşuyor. Tabloları reel değer üzerinden okuyan, işin ehli ekonomistler dışında hiçbir siyasetçi ya da kimse, herhangi bir durum ya da işleyiş hakkında tek olumsuz söz etmiyor. Muhalefeti saymalı mı bilemedim ama kötü bir alışkanlıktır fi tarihinden beridir gelen, iyi-kötü ayırt etmeksizin her sözü kesmek, her tekere çomak sokmak gibi kötü bir alışkanlığımız olduğundan, yerinde yapılan eleştiri de bir yerden sonra güven vermemeye başlıyor. Falancı iktidar döneminde şu kadar, filancı iktidar döneminde bu kadar yatırım, bu kadar turist geldi, şu kadar da ihraç ettik. Yol yaptık, yeni tünelimiz şuncacık yakıt tasarrufuyla bunca katkı sağlayacak, hastanemiz şöyle güzel, AVM’miz çok şekil, onca markayı bir araya getirdik, hem istihdama da katkı sunulacak ama ağız burun eğip bükmeyin, iş beğenmezlik yapmayın sabah 8 akşam 10 mesai, biraz köfte, haftada 1 gün izin. Memlekette her akşam eve gidip eşiyle, çocuğuyla yeniden tanışanlar var.. Turizm aksı da hazır, şurası kentsel dönüşüm, burası “aramızda lafı mı olur?” Ahmet, Mehmet, Hüseyin aramızda bölüşüm(!)

Bir de turizm faaliyetleri kapsamında taşımacılıkla uğraşan şoför esnafı başta olmak üzere ulaşılabilen her kuruma iyi insan ilişkileri, iletişim eğitimleri falan. Arap gelecek, mutlu dönecek, muamele şart. İyi edeceksin ki güzel reklam edecek, yine gelecek. Şuraya bir izleme terası, buraya bir kafeterya, şurada mutlu mu mutlu kendin pişir kendin ye et tesisi, -muhtemelen 4 kişilik bir aile o gün o et tesisinde karnını doyursa, ayın geri kalan 29 gününde birbirini yiyecek-, al babam tünelin 2. tüpü, bu da 3.’sü, asfalt zaten yağ gibi, tırtık yok, cuma günleri dışında camide adam yok şuraya da bütün şehri içine alabilecek bir cami. Burayı yıkalım, şuraya dikelim, şehre katkısı ben söyleyeyim sen inanma şu kadar milyon, o mahallede su sorunu kalmadı, buradaki elektrik direklerimiz muhteşem, şu kadar çay sattık, bu kadar fındık verdik, havalimanlarımızdan 3 milyon uçtu 5 milyon kaçtı, o fuara da gittik dağa bayıra yola, sana bana bayıldılar, onlar da gelecek..

Bunca şeyi görüp okuyunca insan, düşünmeden edemiyor. Bugün sokağa çıkıp 10 kişiyi kafa üstü ters çevirip sallasan yarısının cebinden bozukluk düşmeyecek ama söylemlere bakınca manzaranın güzelliğine doyamıyor insan. Oturup aylık kazanca endeksli bir hesap cetveli çıkarsan, “Sahi, karnımız nasıl doyuyor bizim” sorusunun dehlizlerinde kayboluyorsun. Cennetin ortasında yokluk çekiyor ahali (!) Politika yapıcı anlatıyor, “Muhteşem oldu buralar, her yere de beton serdik, artık ulaşım kolay, -gidemiyorsun ki- şu kadar gelir sağlayacak, bu kadar kalkınacak memleket, her şey vatandaş için.”

Tamam, kardeşim, yaz o zaman: Akşam gelirken

3 kilo asfalt

1 tane tüp geçit

1 tane cami

2 kilo köprü

Yarım kilo de beton al da güzel bi güveç yapalım!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com