Trabzonspor sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Konyaspor mağlubiyeti ile küme düşme tehlikesini iyice hissetmeye başladık.

3 yılda enkaza dönüştürülen Trabzonspor’un kısa sürede toparlanmasını hiç kimse beklemiyor elbette. Ödeyeceğimiz bedeller var. Ödüyoruz. Ödeyeceğiz. Her ne kadar canımızı yaksa da dayanılmaz acılar verse de gururumuzu kırsa da Hacıosmanoğlu döneminin diyetini ödeyeceğiz...

Ama toparlanacağız. Durumun farkında, diyete ve bedele talip olan bir yönetime sahibiz. Diyeti ödeyeceğiz ama toparlanacağız. Biz bedel ödemeye alışığız. Daha önce ödedik, düştük ama kalktık yeniden. Kalkabildik.

2001 - 2002 sezonunu hatırlayın... Ligi 14. sırada bitirmiştik. Küme düşen Samsunspor’un 37, bizim 40 puanımız vardı. Aradaki fark 3 puan. Ha nerdeyse küme düşüyorduk. Ama düşmedik. Ertesi sene doğrulduk, toparlanma süreci girdik. O sene ligi 7. sırada bitirdik.

Sonra ayağa kalktık. Şampiyonluğa oynayan bir takım olduk. Fenerbahçe’yle son haftaya kadar süren şampiyonluk yarışının içerisinde olduk. Ligi 72 puanla 2. sırada bitirdik.

Daha sonraki sene ivmeyi daha da artırdık. Toparlanma sürecini harikulade geçiren Trabzonspor yine ateşli bir şampiyonluk mücadelesinin içine girdi. Son haftaya kadar sürdü yarış ama yine Fenerbahçe’nin 3 puan gerisinde 77 puanla ligi 2. sırada bitirdik.

Yani küme 2002’ de ciddi bir küme düşme tehlikesi atlatan Trabzonspor 2003’te toparlandı ve 2004’ten itibaren üst üste iki sene şampiyonluğun en büyük adayı oldu. Neredeyse ligi forse etti.

Bugün 2001- 2002 sezonunu yaşıyoruz. Akıl sahibi ve vizyoner bir yönetime sahibiz. Toparlanmayı vadeden, bunu başarabilecek kabiliyete de sahip bir yönetim...

Önümüzde kritik 3 maç var. Buradan birlik, beraberlik ve başarıyla çıkarsak küme düşme tehlikesini üzerimizden atar önümüze bakarız.

Toparlanıp şampiyonluk yarışının içerisinde olabilecek bir takımı yaratacağımız sene, Trabzonspor’u doğrultacağımız sene önümüzdeki senedir. Eğer bunu başarabilirsek... Toparlanma sürecini doğru şekilde yönetebilirsek...

2004 ve 2005 senelerindeki gibi zirve yarışının en iddialı ortağı olan bir Trabzonspor görebiliriz. O seneler kıl payı kaçırdığımız şampiyonlukları doğru yönetim ve akıllı hamlelerle 50. yılda yakalayabiliriz. Ama sabır... Biliyorum hiçbirimiz bu süreci yaşamaktan memnun değiliz. Biliyorum kan kusuyoruz, kızılcık şerbeti içiyoruz. Biliyorum ağır bir bedel ödüyoruz. Ama sabır...

Geçmişte olduğu gibi bugün de sabır... Sonu selamet olduğu için bugün yine sabır...

Bir olalım, beraber olalım. Takıma asıl bugün sahip çıkalım. Trabzonspor’u kişisel hırs ve ihtiraslarımıza kurban etmeyelim. Sabredip, bekleyelim. Bu sene zahmete talip olalım.

Olalım ki doğrulalım. Olalım ki ayağa kalkalım. Olalım ki bir daha böyle süreçler yaşamak zorunda kalmayalım. Bunu dün başardık, bugün de başarırız. Yeterki isteyelim.

Yiğit düştüğü yerden kalkar. Evelallah...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.