Bu ülkede siyaset çirkinleşti/pisleşti diye yazdığım için darılanlar/küsenler oldu. Allah aşkına söyleyiniz yanlışım var mı? Geçen seçim öncesi CHP -eski- Genel Başkanı Deniz Baykal’a ve bir kısım MHP milletvekili adayına düzenlenen çirkin kaset oyununun bir başka versiyonu-niçin-yine sahnelenmek isteniyor?

Çünkü koltuğu sağlama alma korkusu yaşanıyor da ondan.

MHP İstanbul Milletvekili ve Meclis Başkanvekili Meral Akşener hakkındaki iddiaların seçim öncesinde dile getirilmesi bu ülkede siyasetin nasıl yapıldığının somut ve de çirkin bir örneği maalesef.

Akşener’in Meclis’teki görevinde ne denli ciddi bir tavırla Başkanvekilliği yaptığını gördük/ yaşadık. Böylesine başarılı bir milletvekilini karalamak için onu küçük düşürücü oyunlar/ düzenler kurmak, hangi ahlak anlayışı ile bağdaşır?

Gözü kör olsun namertliğin!
İşte siyaseti böylesi aşağılık düşünce ve davranışlar çirkinleştiriyor, pisleştiriyor, lekeliyor. Bilmem meramımı anlatabildim mi?

Benden rahat konuşan olamaz bu konuda: Çünkü her partiye eşit mesafedeyim. Yeter ki, hepsi Atatürk ilke ve devrimlerini korusun. O’nun eseri Cumhuriyeti sahiplensin…

Kaldı ki, bu konuda kendimi bağlayan bir yemin de yapmış değilim. “Eşit mesafe”yi bozan parti olursa, elbette ilkeli duruşuma uzak düşer ve benden “ hava alır.” O zaman “ilkeli duruşu”ma ters düşen partinin karşısında durmam muhalefetteki bir parti ile kol kola olduğum anlamını da taşımaz herhalde.

“-Türküm!..” demek, “Cumhuriyetçiyim…” demek, günümüzde kimilerin kulağına pek hoş gelmiyorsa da sonuçta benim kuşağım bu güzel inancı bir ömür boyu paylaşarak bugünlere geldi.

Birilerinin hoşuna gitsin diye başkaca söylemde bulunacak kadar da şaşkın değilim bu yaşımda.

Yaşılıların ne pahasına olursa olsun arkadan gelen kuşaklara örnek olmak gibi bir yurtseverlik görevi de olduğuna inanıyorum…

Genç kuşaklara bırakılacak en değerli miras budur.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, çiftçiye ucuz mazot vaadinde bulunduğundan bu yana akaryakıta zam üstüne zam geliyor.

Dün de mazotun litresine 12 kuruş zam yapıldı.

Muhalefet “ucuzlatacağım” diyor, iktidar “zam” yapıyor. Ortada bir yanlışlık var mı dersiniz?

Ben çözdüm: Ters orantı… “ Eller gider Mersin’e……” olayı.

KENAN Evren… Bir dönemin Genel Kurmay başkanı…

Darbeci general… ve Cumhurbaşkanı… O da her fani gibi bu dünyaya veda etti. Arkasından elbette sevap ve günahları onunla birlikte gitti..

Hakkınızı ister helal edin, ister etmeyin…
Amaa, ölünün arkasından konuşmak, karalamak bizim dinimize ne zaman girdi?
Her şeyi Yüce Allah önündeki “Büyük helalleşme”ye bıraksak ne zararı olur?

17-25 ARALIK savcıları meslekten atıldı. Başarı(!)lı bulunup “zırhlı araç”la ödüllendirilen savcı da aynı akibeti/sonucu yaşadı.

Neyi anımsadım, biliyor musunuz?
“Güvenme dostuna/saman doldurur postuna..."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com