Trabzonspor’un ara transferde kadrosuna kattığı 4 oyuncu da ilk maçlarında göz doldurdular ve deplasmandaki kritik Bursaspor maçının kazanılmasında pay sahibi oldular! Her iki bek de hem savunma, hem hücum anlamında umut verdi. Olcay Şahan ile Medjani’yi zaten biliyorduk, ikisinin performansı henüz tam kapasite olmazsa bile umut verdi.

Ancak Trabzonspor bu konuda çok yanılgısı olan bir ekip… Bir çiçekle baharın gelmeyeceği gibi yeni transferler için daha işin başındayız. Bugünkü Gümüşhanespor kupa maçı ile - Yanal oynatırsa- ve hafta sonundaki Kasımpaşa deplasmanı biraz daha belirleyici olacak. Bunun için tek maçla kesin kanıya varmak yanıltıcı olabilir.

Şimdilik 4 oyuncunun da “uyum süreci safsatasını” tek bir maçla yerle bir ettiği gerçeği var ortada… Üstelik çok az birlikte çalışma ile… Bu nedenle umutlu olunabilir ama umarım sonraki maçlarda aynı performanslarını, üstüne koyarak sürdürürler. Zaten öyle olmazsa Trabzonspor’un da işi çok zor hale gelecek!

VİDEO HAKEMLİK: HEMEN
Türk Futbolu’
nda hakem tartışması hiç bitmeyecek gibi… Televizyonların olmadığı, naklen yayınlara başlanmadığı dönemler karanlık! Ne zaman maçlar yayınlanmaya başlandı, büyük diye bilinenlerin ne kadar korunduğu da ortaya çıktı! O kadar korundular ki bu korunmalar şampiyonluklara bile mal oldu! Elbette korunanlar Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’tı!

Şimdilerde futbol pastası çok büyüdü. Futbol endüstriyel hale geldi. Hal böyle olunca hemen her kulüp çıkarını düşünmeye başladı. Ama elbette büyüklerin menfaatleri daha fazla ve şimdiye kadar yaktıkları canları unutup, arada bir kuyruklarına basıldığında ciyaklamaları da normal! Ve şampiyonluk yarışında artık 3 İstanbul takımı ile onlara ilave olarak Başakşehir de katılınca pastadan pay alma savaşı da kızıştı.

Bunun için küçük, büyük olduğuna bakmadan her hakem hatasına kılıf aranması normal hale geldi! Çünkü menfaatler çatışması var! Çatışmayı sona erdirecek tek yol ise “Video Hakemlik” olarak gösterilmeye başlandı. Bazı ülkelerde kısmen uygulanan video hakemlik görünen o ki Türk Futbolu’ndaki adaletsizliği önleyecek!!!

İşin garibi video hakemlik uygulaması insan yapımı program!!! Bilgisayara ne verirseniz karşılığında onu alacaksınız! Daha önce yazmıştım; Trabzonspor ve hakkı yenen kulüpler kara gömleklilerin hatalı bir düdüğü ve yanlış bayrağına teslim olmaktansa video hakemliğe geçilmesinden yana olmalıdır! Her ne kadar futbolu daha statik ve durağan hale getirecek olsa da…

ŞARTLAR DEĞİŞİR!
Yıllardır savunduğum, “insan değişmez, sadece aslına döner” tezim var! Çok katı bir düşünce olduğu kanısındakiler için bunu belki de “çoğu insan değişmez” diye dönüştürebiliriz!

Siyaset ve futbol sektörü bunun en belirgin örnekleridir. Siyasetçiler için dün dündür, bugün bugün! Dün dediklerini yerler, yutarlar, millete de yutturmaya kalkarlar. Garip olan, milletin bunu çok rahatlıkla yemesidir! İnsanın aklına geldikçe midesi de kabarıyor! Elbette işimiz spor ve de futbol… Bu nedenle Aykut Kocaman örneğinden başlamak gerekiyor:

Aykut Kocaman 1995-96 sezonunda Trabzonspor ile Fenerbahçe arasındaki şampiyonluk yarışında futbolcu kimliği ile iki farklı kişiliğe bürünmüştü! Meşhur Trabzonspor-Fenerbahçe maçından bir önceki hafta Fenerbahçe forması ile Antalya’da Antalyaspor’a resmen eli ile gol attı ve o golle takımı 1-0 kazandı! Sonraki hafta Trabzon’a geldiler, Trabzonspor’u kendinin de gol attığı maçta 2-1 yenerek şampiyonluk yarışında öne geçtiler. Maç akşamı verdiği duygusal demeçte “Trabzonsporlular için üzülüyorum. Onların yerinde biz de olabilirdik. Onlara saygı duyun!” diyerek neredeyse Fenerbahçe’den kopmasına neden olan açıklamayı yaptı!

Zaman çabuk geçti. Fenerbahçe teknik direktörü oldu. 2010- 2011 sezonunda yine Trabzonspor’la kapıştıkları sezon teknik adam olarak “Trabzonspor’un penaltıları irdelenmeli!” diye bir laf yumurtladı! Ortalığı karıştırdı. Trabzonspor’dan sadece Şenol Güneş cevap verdi. Sonrası malum… Aykut Kocaman’ın Fenerbahçe’si şike ile şampiyon oldu! GüneşAdalet ve hukuk bir gün herkese gerekir” dedi.

Kocaman, Güneş’in ne demek istediğini ancak 6 yıl sonra anlayabildi!!! Şimdi o KocamanBaşarılı olmak için Türkiye’de yan yollara sapmak gerek” diyor!  Bunu ancak Fenerbahçe dışında bir takım çalıştırınca idrak edebilmiş! Acaba? Bu konuda söylenecek o kadar söz var ki… Kim anlayacak o belli değil… Örnekleri çoğaltmak  kolay… Mesela Bursaspor teknik direktörü Hamza Hamzaoğlu’nun o hareketlerini kim beklerdi?

Neymiş efendim? Sadece şartlar değişir! İnsan -istisnalar olsa da- hep aynıdır. Ortamı bulunca aslına döner! Hak, adalet, hukuk kavramı mı? Boş verin yahu! Bunlar bize aşar! Biz sadece izler ve kabul ederiz!!!

HANGİ ANAYASA?
KTÜ’den Yard. Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu
, Çamburnu’nda yanan veya yakılan ormanlık alanla ilgili yapılan spekülasyonlarla ilgili “Ormanlık alan anayasal olarak tahsis edilemez” demiş! Sevgili bilim adamı arkadaşım, sakın alınma! Bu kadar sıkıntılı bir dönemde böylesine bir cümle için hala güldüğüm için… Canım kardeşim, sadece şunu merak ediyorum: Acaba hangi ülkenin anayasasından söz ediyorsun?

“FENERBAHÇE İLE SORUNUMUZ VAR!”
Trabzonspor başkanı Muharrem Usta, Mehmet Ekici
’ye “Fenerbahçe ile sorunumuz var! Seni başka kulübe verelim!” demiş. Mehmet Ekici nereye verilirse verilsin ama başkanın bu sözü eğer söylenmişse inanılmaz yanlıştır! Trabzonspor’un Fenerbahçe ile sorununun olmaması gerekir! 3 Temmuz şike olayı kastediliyorsa bu daha büyük yanlıştır!

Evet, Fenerbahçe şike yapmıştır ama yakalanmıştır! Uluslararası hukuk onu cezalandırmıştır! UEFA’nın verdiği cezalara karşılık TFF ile onu oraya getiren güç, Fenerbahçe’ye hak ettiği cezaları verdirmeyen asıl etkenlerdir!

Usta’nın sorunu, Fenerbahçe ile değil onu koruyan ve kollayan güçlerle olmalı!!! Bunların kim olduğu da açık ve net! Popülizm için işi başka mecralara çekmeye gerek yok! Fenerbahçe şike yaptığını inkar mı etmiş? Sadece “Dinlemeler usulsüz” demiş, o kadar… Üstelik dinlemeler, takipler de hukuka göre “Usulüne göre” yapılmıştı.

Sayın Usta, madem “Fenerbahçe ile sorunumuz var!” diyorsun da bu kulüpten Atıf’ın “Trabzonspor’a gel” teklifini kabul etmeyince mi hatırladın bunu? Atıf, Trabzonspor’un teklifini kabul etseydi Fenerbahçe ile sorun olmayacak mıydı? Tutarlı olalım lütfen…

DİN ADAMI VE BİR HİKAYE!
6 ya da 7 yaşlarında iken rahmetli babam benden büyük iki ağabeyim olduğu halde yaz günleri köyde beni eve hayli uzaklıktaki bakkala gönderirdi. Babam hasta ve huysuz biri idi… Sırf bir jilet için tam 3 kez tahminen 2 kilometre olan yokuş ve ormanlık yoldan bakkala gittiğimi hatırlıyorum. Rahmetli annem de bakkala giderken camiye uğramamı ve namaz sureleri dersine devam etmemi isterdi. Bir şekilde şimdiki Kur’an Kursu’na gidiyordum yani… Hatırladığım, elinde upuzun bir değnek olan kara sakallı biri idi! Değil kelime, tek bir harfi bile yanlış telaffuz edince o uzun değnekten her gidişte tüm çocuklar gibi ben de nasibimi alırdım!

Geç gittiğimden en arkada otursam bile o uzun değnek bir şekilde gelir benim kafamda patlardı! Her eve dönmemde kafamda kocaman bir şiş olurdu. Çocuk yaşıma rağmen kararımı verdim ve Kur’an Kursu’na gitmekten vazgeçtim! Rahmetli annem de bir daha “Niye gitmiyorsun?” demedi.

Bu olay 1950’lerin sonu veya 1960’ların başında Akçaabat’ın o zaman Mala denilen Cevizlik Köyü’nde yaşandı. Akabinde babam öldü ve rahmetli annem 4 erkek çocuğunu alarak bizi kente getirdi. Bir daha da milli eğitim dışında din dersi almadım!

Sakarya’da 12 yaşında bir çocuğu evire çevire döven imamın görüntüleri yayınlandığı için bu hikayeyi hatırladım. Emin olun ki bu ne ilktir, ne de sonuncusu… Bir devlet okulunda çocuğuna fiske vurulması karşısında ortalığı ayağa kaldıran zihniyet, konu Kur’an Kursu ve imam olunca sus pus oluyor! İşi örtbas etmeye kalkıştıkları da savcılık soruşturmasında ortaya çıkıyor! Bu nasıl din eğitimi, bu nasıl din adamı? Halbuki denimiz “Güzellikle tebliğ edin!” diyor! Bağıran, çağıran, ağzından köpük saçan, 12 yaşındaki öğrenciyi köşeye sıkıştırıp döven, daha birçok sapık istismara neden olanlar İslam zihniyetini temsil edemezler! Bu kafalar insanı dinden soğutmuyor mu? Hiç ders almayacak mıyız?

MEHMET EKİCİ FİYASKOSU!
Mehmet Ekici
’nın konumu tam bir yönetim fiyaskosu ve skandalıdır! Yönetim bunu yüzüne gözüne bulaştırmıştır. Uluslararası düzeydeki bu oyuncunun sözleşmesinin tamamlanacağı bilinmesine rağmen zamanında hiç kimse oralı olmamış ve yumurta kapıya dayanınca başkanı bir telaş almıştır! Muharrem Usta göreve geleli bir yılı geçti. Ekici’nin sözleşmesinden haberi yok muydu? Tüm kozları oyuncu ve menajerinin eline verdikten sonra atlayıp zıplamanın anlamı kalmadı! Hiçbir oyuncu vazgeçilmez değildir. Fiyatı bulununca her oyuncu satılır. Ama Mehmet Ekici şimdi satılamayacak gibi duruyor. Çünkü 5 ay sonra sözleşmesi otomatik olarak tamamlanacak. Tüm yönetmelikler gereği elini kolunu sallaya sallaya gidecek. Hem de sizin değil kendi istediği yere… Kaç türlü zarar? Hem oyuncudan para kazanılamayacak, hem de takım adına yararlanılamayacak! Bunun için futbolcuyu suçlamak yerine aynı hataları yapmamaya bakın!  Futbolcunun iyi niyeti, kötü niyeti hikaye… Futbolcu sonuçta profesyoneldir. Siz de profesyonel olun!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com