Demokrasilerin “çok seslilik” üzerine kurulu düzeninde sınırın ötesine taşmamak gerekir. “Çok seslilik”e evet... Ama egemenlik çoğunluğun... Yok öyle, bildik-bilmedik yere 1950’lerdeki gibi DP iktidara geldiğinde halkın dilinden düşmeyen “-Yaşasıın dimokrasi geldiii!” sloganı atmak...

Demokrasi keyfilik yönetimi değil ki... Böyle durumlarda ağızdan çıkanı kulak duymalı... Söz/laf, gediğine oturmalı ki değer kazanmalı... Saygı görmeli... O da yetmez, toplumsal algı da kabul etmeli bu ağızdan çıkan kelamı/sözü... Ankara’da yaşanan terör olayını yorumda TV mikrofonunu ve kameramanını gören kimileri, -ağzı var ya- bol keseden desteksiz atıyor. Maksat çorbada tuzum olsun şaşkınlığı...

Terörün kaynağından son eylemine değin uzun yolda hiç dinlenmeden, yoruldum demeden -konuşmuş olmak için- habire sallayan kimileri sonunda millete mesajı verdi: -Terörle yaşamaya alışmalıyız!.. Haydaaa... Gördünüz mü öngörülülüğü? Korkaklık desem, değil... Korkak böyle olaylarda kaçacak delik arar. Susar... Konuşmaz.

“-Peki, niçin ve de neden terörle yaşamaya alışmalıyız?” diye sorsanız muhatabımızın bir berbat etmişlik pişmanlığı içinde saka olup kırk dereden su taşıyıp; yıkama/ temizleme girişimine gireceğini tahmin edersiniz her halde... Terörle yaşamak... Bu yaşama alışmak... Bu havayı her an solumak... Yani, kısacası terörü kanıksamak... Terörü kader bilmek... Benim isyanım buna... Bu kabullenişe... Bu anlayışa... Bu teslimiyete... - Olamaaaaz!.. Bir değil, bin kez olamaz... Milyon kez olamaaaaz!.. Olamaz!

Terörün nasıl bir bela olduğunu bu millet yıllardır yaşıyor/biliyor. Az mı ocaklar söndü bu yüzden? Analar/babalar/ bacılar/ kardeşler kan ağlamadılar mı bu lanetli terör nedeniyle? Şimdi geldiğimiz noktada kimi yanlış anlayış ve uygulamaların sonucu dağdan inip kent merkezlerinde yuvalanan terör örgütünün dış kaynaklardan beslendiği gün gibi ortaya çıkmış buluyor. Kahraman güvenlik güçlerimizin başlattığı “temizlik operasyonları”nın sonucu alınmaya başlandı, çok şükür... Ama bu yetmez...

Bu kutsal toprakların sahibi insanlar olarak dış destekli terör yapılanmasının odağını söndürme konusunda birlikte düşünüp, birlikte hareket etme durumunda bulunduğumuzu toplum olarak bilmeliyiz. -Yok öyle, “terörle yaşamaya alışmalıyız” gevşek ağız söylemleri... Kutsal vatan toprağı, onun bağrından çıkan kahraman evlatlarının kararlılığı, birliği/beraberliği ile bugünlere ulaştı. Ucuz pabuç yok!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com