Terör, ülke gündemini esir almaya çalışırken bir yandan da yasama dokunulmazlığı tartışması devam ediyor.

Terör suçları bağlamında HDP’li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılması beklenirken Başbakan Davutoğlu sürpriz bir öneri getirdi:

“Sadece HDP’lilerin değil hakkında fezleke bulunan tüm vekillerin dokunulmazlıklarını kaldıralım” dedi. Ve kamuoyu kucağında nur topu gibi bir tartışma konusu daha buldu. İçinde bulunduğumuz süreç itibariyle böyle teorik bir tartışmayı sürdürmek her ne kadar anlamsız olsa da şunu söylemek gerekir:

Milletvekili dokunulmazlığı, esası itibariyle yasama bağımsızlığını güvence altına alan unsurlardan biridir. Kuvvetler ayrılığı bağlamında ele alınmalıdır. Burada amaç, parlamenterlerin keyfi kovuşturma ve cezaya maruz kalmasını önlemek ve yasamayı yargı vesayetinden muhafaza etmektir. Dokunulmazlıkların tümüyle kaldırılması, özellikle sui niyetin bilinçleri ele geçirdiği toplumlarda yasama organını çalışamaz hale getirir.

Fransız İhtilali orijinli bu düşünce, Kıta Avrupa’sı başta olmak üzere birçok ülkenin Anayasa’sında kendine yer bulmuştur. Ve günümüzde uygulanmaya devam etmektedir.

Ama elbette yasama dokunulmazlığının da istisnaları var. Ülkeler bu konuda ilgili kanun maddesini farklı yaklaşımlar çerçevesinde düzenlemiştir. Bizim Anayasa’mızda da bu konuda istisnalar mevcut. Fakat o istisnalar soyut bir çerçevede ortaya konulduğu için istismara açık. Genelde de bu istismarlar milletvekili lehine, dokunulmazlığının kaldırılmaması şeklinde cereyan ediyor. İşin teorisi bu… Lakin gün, teorik tartışmaların yapılacağı gün değil! Ülke olarak ciddi bir sınavdan geçiyoruz. Sadece güvenlik güçlerimiz değil, halk olarak da topyekün bir mücadele veriyoruz. Neye karşı? -Teröre, teröriste ve işbirlikçilerine karşı…

Peki hal böyle iken; haklarında terör örgütü üyeliği, terör örgütüne yardım ve yataklık, terör faaliyetlerini özendirici söz söyleme ve eylemde bulunma, Anayasa’yı ihlal gibi birçok suçtan fezleke bulunan milletvekillerini yargıya teslim etme noktasında neden ipe un seriliyor? Su neden bulandırılıyor? Açıkça devlete meydan okuyan, terörü ve teröristi öven, propagandasını yapan HDP vekillerinin dokunulmazlıkları neden süratle kaldırılmıyor? Mesele hakkında milletin irade ve isteği net iken… Cumhurbaşkanı’nın duruşu ortada iken… Meclis içinde MHP’nin desteği var iken… Yani gerekli tüm şartlar mevcutken ve zemin hiç olmadığı kadar müsaitken neden kararlı adımlar atılmıyor? Neden ülke olarak teorik bir tartışmanın içerisini sıkıştırılmaya çalışılıyoruz?

Terörle mücadele bağlamında hakkında terör suçlarından fezleke bulunanların dokunulmazlıklarını ivedilikle kaldırın, diğer meselelerle alakalı dokunulmazlıkların kaldırılmasını da sonra yine tartışalım. Olmaz mı? Güvenlik güçlerimiz teröristlere karşı canlarını hiçe sayarak destansı bir mücadele verirken… Bizler ne zaman geleceği belli olamayan ölüme karşı göğsümüzü gerip “Vatan sağ olsun!” diyebilecek cesareti ortaya koyarken… Millet olarak yedi düvele karşı tarihi bir duruş sergilerken… Siyasal bedel ödemekten çekinmek, en hafif ifadesiyle yufka yürekliliktir! Ve hakikat odur ki…
Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.