Doksan altı yıl önce Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’in haksız yere idam edildiğini biliyorsunuz sanırım. Hani, şu Ermeni tehciri sırasında yaşandığı iddia edilen düzmece olaylardan ötürü suçlanan kahraman insan… Birinci yargılamasında suçu bulunmadığı sabit olmuşken sırf Batılı işgalciler istiyor diye darağacında can veren, şehit edilen yiğit kaymakam…

      1918’de Mondros Mütarekesi ile ülkemizin ufuklarında beliren kara bulutların neler getireceği yurtsever kafalarda yorumlanırken Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey, Bayburt Kaymakamı Nusret Bey ve Diyarbakır Valisi Dr. Reşit Bey düzmece Ermeni olayında suçlu bulunmaları ve idam edilmeleri sırf Batılı istilacıların ısrarı ve Ermenileri arkalanmalarının sonucu oldu. Zamanın özel yetkili mahkemesi “Nemrut Mustafa Paşa “ divanının idam kararına ne yazık ki o zamanın hükümeti de Batılıları memnun etmek için imza attı. Şimdi 100 yıl sonra anladık ki bu insanlar birer şehir, birer kahraman imişler.

                                                                   X    x    x

      Ermeniler cephesinden dinmeyen bir kin/husumetin varlığını 100 yıldır sürekli yaşıyoruz. Dost bildiğimiz Batılı devletler nezdinde görev yapan diplomatlarımızın 1970’li yıllardan itibaren caddelerde/sokaklarda şehit edildiğini unuttuk gitti.

      Ermeni teröristler Türk diplomatlarını şehit ederken Batılı devletlerden hiç bir tepki gelmediğini, iki kuru lafla olayların geçiştirildiğini bilmemiz gerekir.

      Şimdi güzel ülkemizin Güneydoğusunda  “Kürt sorunu” adı altında oynanan oyunun 100 yıl önceden gelen  “Ermeni soykırımı” düzmece olayının devamı olduğunu göremiyorsak uzgörümüz/basiretimiz bağlandı demek…  Bugün devletimize karşı oynanan bölücü terör  oyunun süflörlüğünü, finansörlüğünü, lojistik desteğini dost bildiğimiz Batılı devletlerin ve İsrai’in yaptığını açık-açık ifade etmek durumundayız.

      Soruyorum, öyle göstermelik “terör listesine aldık” deyip,  milletimizin gözünün içine baka-bak yalan söyleyen Batılı devlet adamlarına mı inanacağız bu saatten sonra?   Türkiye Cumhuriyeti Devletini bölüp parçalamak için her gün kan akıtan, sabotaj yapan, Devlet ve millet malını yakıp/yıkan/yağmalayan bir şer odağı PKK’yı bitirme konusunda hala oyalama/uyutma taktikleri güden Devletlerin ipliğini, niyetlerini kim açıklayacak bu vatan evlatlarına?

                                                           X    x    x

        Ama bizim derdimiz başka:  Koltuğu kaptırmamak…

       Şimdi kime sorsanız kendisi haklı…  Karşı taraf suçlu… Siyasetin  “nifak noktası”na çekilmiş olmasının yarattığı toplumsal anlaşmazlıkların sonucunu yaşıyoruz bugün.  Kara/matemli günlerde bile acılı olaylara farklı pencerelerden bakanlarımız var ne yazı ki… Oysa böyle durumları yaşayan diğer devletlerin nasıl bir bütüncül düşünce etrafında/çevresinde toplandığını da görüyoruz.

       Biz de görmek istiyoruz belki, ama önce koltuk geliyor gözümüzün önüne…

      “-Bizde demokrasi böyle olur Çelebi!”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com