2015 çok hareketli ve tartışmalı geçeceği zaten bekleniyordu.1915 nasıl ki milletimiz ve tarihimiz açısından bir son ve başka başlangıçların işaret fişeği olduysa, içinde yaşadığımız yıl da önümüzdeki yüzyılın işaret fişeği olacaktır. Gözleri kamaşanlar, gerçeklerden ve ışıktan korkanlar hariç, herkes bu önemli yılın gelişmelerini bütün açıklığı ile görebilecektir. 

Bu yılın en önemli başlangıç cümlesini Cumhurbaşkanı R.T.ERDOĞAN söyledi geçtiğimiz haftalar içinde.”Bizim için birinci Dünya savaşı parantezi kapanmamıştır”. Yıllardır ülke siyasetini takip eder ve tarihimizle ilgilenirim. Böyle bir cümle son yüzyılda devlet adamlarımız tarafından ilk kez telaffuz ediliyordu. İmparatorluğumuzu parçalayıp yok edenlere karşı, Türkiye Cumhuriyeti tarafından, Devletin en üst temsilcisinin meydan okumasına şahit oluyorduk. 

Bir sonraki haftada “Türkiye Endülüs olmayacaktır” dedi Sayın ERDOĞAN. Bu sözlerde; Anadolu’da ameliyat yapmak isteyenlere karşı, bu toprakların, ebediyen Türklerin ve Müslümanları yurdu olarak kalacağının açık beyanıydı. Bu sözlerin ne manaya geldiğini, hangi başkente ne tür mesaj verildiğini anlayanlar zaten anlamıştı. Evet, bu yıl çok çetin geçecek. Yıllardır ülkemizin her tarafına çöreklenenler. Ülkenin, sosyal, siyasal, ticari, bürokrasi, sanayi, medya ve sanat dünyası gibi bütün kılcal damarlarına yerleşip, ülkemizi ahtapot gibi sarmalayan emperyal yapıya karşı ilk defa bilinçli bir siyasi mücadele devri başlatılmıştır. 

Sessiz milyonlar bu mücadeleyi, sabır ve vakurla izlemektedir. Hiç bir şey kolay değil. Aksine taraflar, bu mücadelenin bir ölüm kalım ve var oluş, yok oluş mücadelesi olduğunun farkında. İçimizde yüzyıldır oluşturulan teslimiyetçi, hayır ve şerrin batıdan geldiğine inanıp, batıya tapınan yapı, mankurtluğun gereği, en tehlikeli darbe için emre amade beklemektedir. Her şey ama her şey denenecektir. Milletin karşısındaki güç, masaya bütün kartlarını sürmek zorunda kalmıştır. İşin bütünüyle farkındadırlar. Hiç akla gelmeyen, şeytanın dahi düşünemeyeceği, şer koalisyonu oluşturulmaya çalışılıyor. Devleti kurduğunu iddia eden parti, bu koalisyonun gönüllü üyesi olduğunu artık saklamaz olmuştur. Türkiye de sağdan sola, Ulusalcısından, kemalistine, F tipinden günümüzün en faal terörist gruplarına kadar, bütün fraksiyonlar, birbirlerine hiç benzemeyen sosyal ve siyasi oluşumlar, yeni aşkları HDP ve Selocanları ile PKK’nın Avrupa’ya bağlı grupları, aynı torbaya konulup cepheye sürülmeye başlanmıştır.1 Mayıs’ta büyük başkaldırış, sokakları geziye çevirme projesi ile 7 Hazirana kadar, Ülkenin yönetilemez olduğunu ağababalarına ispat etmeye çalışacaklardır. Planları budur. Türkiye’deki bütün birikimlerini, oluşumlarını aynı anda sahaya sürmek zorunda kalanlar, milletin ne tepki vereceğini tabii ki merak ediyorlardır. Otobandan son çıkış tabelasını millete göstererek, milleti kandırıp, rotasından çıkarmak için bütün güçleriyle cephede olacaklar. Her zaman milletimizi, türlü türlü oyunlar ve bahanelerle doğru yoldan çıkarıp, çıkmaz sokak dehlizlerinde, yıllarımızı, emeğimizi, sermayemizi, canlarımızı alanlar, şimdide rotasında yürümeye kararlı milleti, aynı sonu belirsiz, kayıp zamanlara doğru döndürmeye çalışacaklardır. 

Evet, son çıkış tabelasından artık bu millet çıkmayacak. Yeniden diriliş, yeniden büyük yürüyüş kervanı, tarihin kendisine mecbur kıldığı dosdoğru, sonsuz büyük hedeflere varmak için yol almaya devam edecektir. Bu büyük mücadelede en önemli husus, milletin yaşanan olayların farkında olmasıdır. Sessiz çoğunluk, her şeyin bilincinde olduğunu, gerektiği anlarda, meydanlarda, sandıklarda gösteriyor. Yeni bir sınavı, tarih ve bütün Dünyanın gözü ününde verme heyecanıyla, görev anını ve görev gününü beklemektedirler. 

Milletimiz, geçmiş yüzyılın parantezinin kendi rızası olmadan kapanmayacağını, ispat etmekle kalmayacak, yeni yüzyılın parantezini de kendisinin açacağını dost düşman herkese gösterecektir. Biz olmadan nasıl ki, Avrupa’nın, Asya’nın, Afrika’nın geçmiş bin yılı yazılamazsa, gelecek bin yılda biz olmadan yazılamayacak. Tarih yazımı esnasında, yine başyazarlığımızı ilan edeceğimiz dönemleri yaşıyoruz. Şer ittifakının sıkıntıları, büyük mücadele ve bizim heyecanımız bu yüzden. 

Yeni yüzyıla girişimiz hiçte fena olmadı, inşallah daha da iyi olacak. 

Görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.