Başkan Sadri Şener dönemini yerden yere vurup,  Şener’in yapmış olduğu savruk harcamaları diline pelesenk eden Hacıosmanoğlu, içindeki gelgitlerle, tutarsızlıklarla ve çelişkilerle Trabzonspor’u yönetiyorMUŞ gibi yapıyor.
Başkan Şener’i afaki menajerlik paralarından dolayı topa tutan İbrahim Bey, kendi döneminde menajerlere harcanan 15 trilyonluk meblağdan yönetim kurulunu dahi haberdar etme gereği duymuyor.
Öyle ki, Mali Genel Kurul öncesi Başkan Yardımcısı ve Basın Sözcüsü Prof. Dr. Yakup Aslan bir kuruş menajer parası ödemediklerini dile getirmişti.
Yapılan kongre sonrası ise Hacıosmanoğlu, yönetimin bilgisi dışında yaptığı ödeme ve harcamaları ortaya dökmek zorunda kalınca, Yakup Hoca geçmişte söylediklerini tekzip edercesine özürlerini sunarak, konudan bihaber olduğunu ifade etti.
Gerçi Yakup Hoca’nın nereden haberi var ki, menajer paralarından olsun!
***
İşin ilginç olan başka bir tarafıysa, Mali Genel Kurul’da söz alan Hacıosmanoğlu’nun eski ikinci başkanı Sebahattin Çakıroğlu’nun iddialarıydı.
Çakıroğlu’nun söylediğine göre meşhur iş adamı(!) Rıza Zarrab, Trabzonspor’a kendi gözleri önünde 2 milyon dolar bağışta(!) bulunmuş.
Trabzonspor’un resmi kayıtlarına göre ise 1 milyon dolar dışında bir şey gözükmüyor.
Zarrab’ın hibesi(!) diğer 1 milyon dolardan ise her işte olduğu gibi kimsenin haberi yok!
Her şey bir yana, böyle gayrı meşru bir adamın bir kuruşunun dahi Trabzonspor’u ne kadar kirleteceği hesaba katılmadan, parası nasıl kulübün kasasına koyulur?
Benim mantığıma göre şike kadar çirkin ve yakışıksız olan bu paranın kasada yer etmeden derhal iadesine gidilmelidir.
Trabzonspor’a helalinden şeyler yaraşır.
Bu kulüp birilerinin kirli paralarını aklama yeri değildir.
***
Daha göreve gelmeden Trabzonspor’u her zaman şeffaflıkla yöneteceğini, siyasete alet etmeyeceğini, kulübün bir kuruşunu kimseye peşkeş çekmeyeceğini, değerlerini el üstünde tutacağını, üç ayda 2010-2011 şampiyonluk kupasını müzeye getireceğini, aksi takdirde kendisinin görevi bırakacağını taahhüt eden Hacıosmanoğlu’nun o sözlerinin bugün ne kadar boş, kof, samimiyetsiz ve istismar etme mahiyetinde olduğunu hepimiz görüyoruz.
Bu sezon toplamda 22 transfer yaparak rekorları altüst eden, nerdeyse dünyanın en iyi oyuncularını renklerimize kattığını dile getiren Hacıosmanoğlu, yaptığım şeylerin hiçbirini diğer başkanlar yapmadı, yapamadı, diyecek kadar da melankolikti.
Bu kadar iyi futbolcular ve onların transferine harcanan çuvalla para varken, Ersun Yanal’ın ara transfer için oluşturduğu liste de neyin nesi?
Madem biz 22 mükemmel oyuncuyu kendimize bağladık, Ersun Hoca neden doyumsuzluk yapıp yenilerine ihtiyaç duyuyor?
Demek ki Hacıosmanoğlu sandığı kadar iyi işler yapmıyor!
***
Hacıosmanoğlu ile ilgili her gün farklı farklı iddialar ortaya atılıyor.
Söylenene göre, İbrahim Bey göreve gelmeden evvel 30 bin liralık mütevazı bir araca sahipken, bugünlerde ise toplamda 1,5 trilyonluk iki arabaya biniyor.
18 ayda bu kadar level atlama da neyin nesi?
Günahını almayalım!
Acaba Hacıosmanoğlu 18 ay önce nasıl olsa herhangi bir makamı temsil etmiyorum diyerek mütevazı bir araba işimi görür düşüncesine mi sahipti?
Yoksa bugün başka şeyler mi değişti?
Her platformda açıklıktan, hesap vermekten, dürüstlükten yana olan Hacıosmanoğlu bu iddialar karşısında sessiz kalmayıp, samimi bir şekilde kamuoyunu bilgilendirmelidir.
***
Hacıosmanoğlu bu, mahkemede şaşar!
Başkan Faruk Özak’a her türlü yakıştırmayı yapabilirsiniz ama Trabzonsporluluğunu asla sorgulayamazsınız.
Bu tartışmaya kapalı bir konudur.
Hacıosmanoğlu’nun ağzının ayarı o kadar kaçtı ki, sırf Trabzonspor’un değerlerini değersizleştirme adına, başta eski Bakan Faruk Özak olmak üzere birçok insana çeşitli yakıştırmalarda ve mesnetsiz iftiralarda bulunuyor.
En son “Faruk Özak benim en azılı düşmanımdır” diyen Hacıosmanoğlu’nu bu tehditkâr söyleminden dolayı kınayan bir yazı kaleme alıp, Cumhuriyet’in savcılarını göreve davet etmiştik.
Ardından Başkan Faruk Özak’ın avukatı aradı.
Hacıosmanoğlu’nu bu nefret ve kin dolu söyleminden dolayı dava edeceklerini dile getirdi.
Ben de kendisine “Yapmayın! Mahkemelerin zaten işi başından aşkın! Hacıosmanoğlu bu! Geçmişte de buna benzer ifadelerde bulunmuştu. Şikâyet edilince, karakolda doğruyu söyler, mahkemede şaşar misali, hâkim karşısında suçlamaları kabul etmemişti. Ben Özak’a ne söyleyebilirim ki, demişti. Tarih yine tekerrür edecektir. Kendisi gibi olayı da yok sayma en makbulüdür” dedim.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.